Çocukları sünnet etmediler, yaraladılar

Geyve belediyesinin yaptığı hayır tabi adına hala hayır diyenler varsa; bizim milletin hanesine yazılan ve artık sanırım sayfalar tutan insanlık ayıplarından biridir…Bize göre olağan, noolmuş yani; her zaman alıştığımız bir eylemler manzarası…ama insanlığın pay sahipleri için ruhsal bir yıkımın mezbahası…

Manzarayı gözümün önüne getirdim…Kan izlerinin olduğu, satırların hayvan bedenlerini doğradığı bir tezgaha bu sefer bir başka türün kuzuları yatırılıyor…

Ağlıyorlar, korkuyorlar, daha önce o tezgahlarda satırın nasıl işlediğini görmüşlerse bilinç altlarına birden bir bıçak darbesiyle saplanan bu korku artık tüm yaşamları boyunca onların beyninde ateşi hep kaynama derecesinde kalacak hasta bir duygu oluyor…Daha vaka mahallinde…

Bu tür bir travmadan çıkan çocuk psikiyatrlar tarafından destek görmelidir…Kasaplığın bu kez insan aklına karşı yaşattığı bu en acımasız operasyonun kurbanı, beyninin bir yerinde sakattır artık…Yaralıdır ebedi , korkuludur.

Zaten sünnet travması denen bir durum vardır. O güne kadar tüm yakınları, babası amcası dayısı vs tarafından erkekliğiyle övünülen ve elbette ki bu erkekliği de malum organı ile simgeleştirilerek kendisine bu organa bağlı bir hükümranlık fırsatı ve şansı tanınan çocuk sünnette birden bire bütün bu padişahlığını yitireceği korkusunu yaşar…

O korku beyne girip ilk şokunu yaşattıktan sonra durmaz devam eder bilinç altının gizemli yollarına… Çocuk sonradan durumun sandığı gibi olmadığını görse bile beynin bellek kayıtlarına bilgi olarak en büyük hazinesini yitireceği korkusu geçmiştir…
Beyin bunu düzeltmez, saklar, ilk tetiklemede ortaya beklenmedik bir eylem olarak koyar…

Hatta organına yeniden kavuşma sevinci de bu korku eşdeğerinde olduğu için çocuğun bütün hayat tavırları artık bu iki ölçü arasında bir sarkaç gibi gider gelir… Kişinin karakter özellikleri ve toplum yönlendirmeleri sonucu bazen en ilkel davranışlara neden olur…

Erkekliği en büyük özellik şan ve şeref payesi kabul eden İslam toplumu bu nedenle kadını geri plana iter; kaybetme korkusuyla yaşadığı o uzvunun yokluğu durumunda kendisiyle alay edemeyecek hatta sesini bile çıkaramayacak bir kadın iklimi yaratmak ister…

Bu çocukların durumuna gelince Geyve belediyesinin suçu çok büyüktür…

Bir kere fakir oldukları için onlara hiç önem verilmemiştir…sonra o tezgahtan kapabilecekleri bin bir mikrop göz ardı edilmiştir…

Fakirdirler ya, burada gebermezlerse gelip bulur nasıl olsa onları bir başka yerde aynı ölümcül kader…

Sonra onlar bir tane değildirler ki, en azı dört tane…Hani öldüğünde ölüm nedenine göre acılı babaların beyanat verdikleri çocuk canlardır onlar… Kamerayı gören baba konuşur:
“Buraya üst geçit yapılsın, başka çocuklar ölmesin…biz başvurduk vs..vs ..

O acı içinde söylenecek sözler midir bunlar? Bu ne biçim sağlıklı bilinç?

Ya da lağım çukuruna düşüp ölen kızı daha kucağındayken davacı olmaktan vaz geçer…

Fakirlik böyle bir eylemler batağıdır…Kimin ne zaman ne yapacağı hiç bilinmez…
Para karşısına koyduğunuz onur, şeref, insani tavır midenizin gürültüleri arasında artık sesini duyuramaz olur…Fakirlik girdabında erir gider nice değerler…

Asla yadsımıyorum…Hatta pek çok fakirin dayanma katsayılarının çok yüksek olduğunu düşünerek onlar adına bir insanlık onuru bile duyuyorum.

Bir de işin kültür boyutu var…Temizlik imandan gelir diyen bir milletin hijyenin nereden gittiğini bilmemesi gibi çok acıklı bir sosyal eksiklik var…

Çocuğunu kasap tezgahına yatıran babanın ettiği dualara mutlaka yavrunun buradan bir hastalık kapmaması duası da eklenmeli…

Ülkemizin insana verdiği değerin en açık ve acıklı ifadesidir bu…ama biraz daha büyük yaştaki şehitlerin kelle olduğu bir ülkede bu miniklerin de kasaplık kuzu olmasını kim önleyebilir ki… İnsanlığın paraya endekslendiği bir ülkenin insanı olmaktan utanıyorum desem, hangi insanlık borsasına gidip hisse senetlerimi koyabilirim?

Kendimizi şişirirken bütün değerlerimizin söndüğünü görmedikçe; en acımasız yargıç olan zaman bize bildirecektir cezamızı…

Kendi çocuğunu kasap tezgahına yatıran bir milletin insanlık tezgahına koyacağı bütün ürünler sakıncalıdır; almayın, kullanmayın, mümkünse tarihin çöplüğüne atın… Bir dahaki seçimlerde de Geyve belediyesi yine kazanırsa, o çöplüğü kurması için bizzat bu belediyeye çağrı yapın…

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.