Çok yönlü rövanş niyeti…

85 yıldır ortalıkta yoktular adeta.
“adeta” bile değil, resmen de yoktular.
Dedeleri tek partili rejimden pısmıştı.
Sonra demokrasi geldi dediler, bu kez 60 yıldır babaları pıstı.
Şimdi torunları meydanlarda.
Onlarda şu günlerde meydanı boş bulduk sanıyorlar.
Aslında meydanı boş buldular sayılmaz.
Aslında bu toplum içinde oynayacakları bir sahaya, alana, bir yere sahip hissediyorlar kendilerini.
Çünkü aidiyet duyguları kabardı.
Bu duyguları siyasetciler köpürttü üstelik.
Basınıyla, televizyonuyla, faizsiz bankasıyla, Tüsiad’a karşı Müsiad’ıyla..
İktidara  geldiler…
Toplumun katmanları arasında yer aldılar…
Halk tabiriyle “erken mi çelerdiler  acaba” diye sormak gerek.
Yani hak etmeden, olgunlaşmadan mı, hazmetmeden mi şımardılar acaba?
Bence hem evet, hem hayır…
Evet.
Varoşlardan AK Parti’nin merkezine akarken, yüzde 47’lik oy deposu olmanın, bu partiyi iktidara taşımanın bedelini tahsile çıktılar.
Üstelik bu bedelin faturası sadece türbanla sınırlı da değil.
Bunları dahaları izleyecek.
Ertelenmiş ihtiyaçları sıraya sokulacak yani.
Bu çok yönlü bir rövanşın başlangıcı…
İçindeki intikam duygusu da cabası.
Hayır…
Bu çok kolay olmayacak.
Çok kolay olduğu takdirde demokrasi için verilen emeklere yazık olur.
Demokrasi kolay kazanılmıyor.
Batı din savaşları, genişleme mücadeleleriyle zorlu dönemlerden sonra demokrasiye ulaştı.
Biz ise bunları yaşamadık.
Üstelik matbaaya da asırlar sonra kavuşmuşluğumuz var.
Fazla bedel ödedik sayılmaz..
İki büyük askeri darbe.
12 Mart 1971 Muhtırası “yarı darbe” ya da solculara yönelik cadı avı.
28 Şubat ise “postmodern darbe”
27 Nisan’ı 2007’yi yani “internet muhtırası”nı saymıyoruz dahi.
600 yıllık Osmanlının otoriter geleneğinden gel. Ve 80 yıl bata-çıka ilerle.
Gelinen noktada, bir rövanş histerisine kapılmanın alemi yok.
Siyasetci işini yapacak.
Basın kendi işini.
Öğrenci öğrenciliğini bilecek.
Muhafazakar, muhafaa etmek istediği neyse onu bilecek.
Laik laikliğini.
Bakan, bakanlığını bilecek…
Başbakan başbakanlığını.
Demokrasi Kasımpaşa kabadayılığını, öfkeyi, sertleşen üslubu, argoyu kaldırmaz.
Hele sistemle rövanşı hiç ama hiç kaldırmaz.
Bu noktada bir değil bir kaç kez düşünmesi gerekir iktidar erkini kullananların.
Hem de yarını beklemeden.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × 2 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.