Çoğunluk diktatörlüğü ve demokrasi

durum olarak liberal demokrasiyle ilgili bir kavram olarak sıkça gündeme gelen bir kavramdır.


Demokrasi literatüründe temsili demokrasi, doğrudan olmayan demokrasinin yegane biçimi olarak kabul görmekte ve iki temel ilkeye dayalı olarak günümüz demokrasi formu olarak yaşanmaktadır.


Temsili demokrasinin dayandığı iki temel ilke, Temsili Hükümet ve Sınırlı Hükümet ilkeleridir.


Temsili Hükümet, doğrudan demokrasiyi yaşama geçirmek mümkün olmadığı için, ülkeyi yönetenlerin seçmenlerin kendilerini yönetecek temsilcileri belirli bir dönem için eşit ve adil seçimlerde seçmiş olduğu temsilciler eliyle yönetilmesi yöntemidir. Temsili demokrasinin yaşama geçebilmesi için siyasal sitemde aşağıdaki unsurların bulunması gerekmektedir :


• Eşit ve adil seçimler
• Çok partili siyasal yapı
• Seçimlerin belirli aralıklarla yapılması ve çoğunluğu ele geçiren parti ya da adayların ülkeyi bu döne için yönetme hakkına sahip olması (limited mandate)
• Seçmenler arasında ayrım yapılmaması ve her seçmenin yalnızca 1 oy hakkına sahip olması (universal suffrage)
• Partiler arasında adil seçim bir yarışı yapılması


Sınırlı Hükümet ise çoğunluğu ele geçiren parti ya da partilerin Anayasa ve yasalar ile sınırlandırılması, iktidar olma şansının sınırsız olmaması anlamına gelir. Bu sınırlandırma, özellikle temel insan haklarını, demokratik sistemi ve hukuk devletini korumak amacıyla yapılmaktadır.


Sınırlı Hükümet ilkesinin diğer bileşeni, “preventing Majority Tyranny” olarak isimlendirilir ve Çoğunluk Diktatörlüğünü’nün engellenmesi anlamına gelir. Çoğunluk Diktatörlüğü, seçimlerde çoğunluk oyunu alarak iktidara gelen siyasi parti ya da partilerin azınlık partilerinin bir sonraki seçimlerde iktidar olma şansları ya da olanaklarını ortadan kaldıramamaları, daha doğrusu eşit ve adil koşullarda seçimin korunması amacını taşır.


Çoğunluk diktatörlüğü engellenemezse, siyasal sistem ya otoriter ev totaliter yönetimlere ya da dominant parti sistemlerine kayar ki bu durum da temsili liberal demokrasinin sonu olur.


Temsili demokrasilerde Çoğunluk Diktatörlüğü’nün engellenmesi, asla Çoğunluk İktidarı’nın engellenmesi anlamına gelmez. Seçimler sonucunda iktidara gelen parti ya da partiler, öngörülen dönem (4 ya da 5 yıl) sonuna kadar iktidarda kalma haklarını (parlamenter demokrasilerde güvenoyu ve güvensizlik oyu koşulları hariç olmak üzere ) elde ederler. Bu durumda, ülkeyi yönetenler, çoğunluk oyunu alanlar olmak durumundadır.


Çoğunluğun yönetme hakkı, Anayasa ve yasalara uygun olarak, insan hakları ihlal edilmeden söz konusu olacaktır. Tersi durum, çoğunluğun diktatörlüğüne yol açar.


Sözün özü, temsili demokrasilerdeki Çoğunluk Yönetimi ve Çoğunluğun Diktatörlüğü kavramlarını karıştırmamaya dikkat edilmelidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

sixteen − 5 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.