Paris Anlaşmasına atılan imza, 3 milyar dolarlık kaynak sağlayacak

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Paris Anlaşmasını imzalayan Türkiye’ye 3 milyar 157 milyon dolarlık kaynak sağlanacağını açıklayan Bakan Kurum, “yeşil kalkınma için yeşil üretim için bu kaynağı 3 sene içinde kullanacağız” dedi.

Türkiye, iklim değişikliği ile mücadele amacıyla ülkelerin birlikte hareket etmelerini hedefleyen Paris İklim Anlaşmasını geçtiğimiz ay imzaladı. 7 Ekim 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bu kararın ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın adına “iklim değişikliği” de eklenerek kurumun yeni adı  “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı” oldu.

TÜRKİYE PARİS’İ PARA İÇİN Mİ İMZALADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 21 Eylül 2021’de düzenlenen 76. BM Genel Kurul Toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye’nin Paris Anlaşmasını imzalayacağına ilişkin açıklamalarda bulunması, bu açıklamanın Türkiye’ye kaynak sağlanacak olmasıyla ilgili olduğu yorumlarına neden olmuştu.

TÜRKİYE’YE 3 MİLYAR 157 MİLYON DOLARLIK KAYNAK

Uzun süredir Paris Anlaşmasının imzalanmasına sıcak bakmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklamasının ardından gelişen süreç, Türkiye’ye kaynak sağlanacağı yönündeki yorumların doğruluğunu ortaya koydu. Büyük bölümü Dünya Bankası’ndan temin edileceği belirtilen 3 milyar 157 milyon dolarlık kaynağın Türkiye’ye aktarılacağı açıklandı.

BAKAN KURUM: ‘MUTABAKATA VARILDI, DAHA ETKİN MÜCADELE YÜRÜTECEĞİZ’

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Dünya Bankası, Alman Federal Çevre Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı, Fransa Avrupa ve Dış İlişkiler Bakanlığı, Birleşmiş Milletler ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile yapılan görüşmelerde mutabakata varıldığını belirterek, “Türkiye’ye sağlanan 3 milyar 157 milyon dolarlık finansmanla iklim değişikliğiyle mücadelemizi daha etkin bir şekilde yürüteceğiz” dedi.

BM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONFERANSI GLASGOW’DA BAŞLADI

İskoçya’nın Glasgow kentindeki İskoç Etkinlik Kampüsü’nde 1-13 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı’nda (COP26) hazırlanan Türkiye standının açılışını yapan Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarına ilişkin değerlendirmede bulunarak şunları dile getirdi: “İklim değişikliği su, gıda, enerji arz güvenliğini etkilemenin yanında turizm, gıda üretimi, ulaşım gibi hemen hemen her konu ile ilişkili bir meseledir. Bu yönüyle hem bir kalkınma hem de bir güvenlik meselesidir. Gelinen süreçte dünyamız 1,2 santigrat derece ısındı. Bu sıcaklığın 1,5 santigrat derecede kalabilmesi adına tüm dünya ülkeleri bir mücadele içine girdiler. Türkiye olarak biz de bu mücadelenin en önemli ülkelerinden biriyiz. Konferansa Türkiye olarak biz de güçlü bir şekilde ilgili kurumlarımızla katılıyoruz. 13 günlük süreci ülkemiz adına en verimli şeklide geçirmek istiyoruz. Burada alınan kararlar, Paris Anlaşması çerçevesinde atılacak adımlar, ülkelerin beyanları önemli. İklim göçleri nedeniyle alınması gereken tedbirler var. Tüm bunların tartışılacağı ve yeni kararların burada istişare edileceği bir süreç olacak.”

‘ARTIK ÜLKEMİZ ADINA YEŞİL KALKINMA DÖNEMİNE GİRDİK’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 76’ncı Genel Kurulu’nda, Türkiye’nin Paris Anlaşmasına taraf olacağını ve 2053 yılında net sıfır emisyon hedefine ulaşacağını tüm dünyaya ilan ettiğini hatırlatan Bakan Kurum, “Artık ülkemiz adına tüm dünyanın da içinde bulunduğu yeşil kalkınma dönemine girmiş bulunuyoruz. Bu çerçevede biz bu süreçte etkilenen değil, etki eden, yöneten, liderlik eden bir ülke olmak üzere çalışıyoruz. İnşallah bundan önce attığımız adımlara çok daha yenilerini ilave etmek suretiyle iklim değişikliğiyle mücadelemizi kararlı bir şekilde yürütüyor olacağız” diye konuştu.

‘UĞRAŞLARIMIZIN SAYESİNDE ÖNEMLİ KAZANIM ELDE ETTİK’

İklim finansmanına ulaşmakla ilgili Paris Anlaşması çerçevesinde bazı sorunlar olduğuna değinen Kurum, “Paris Anlaşması çerçevesinde ülkemize bir haksızlık söz konusuydu. Bu haksızlığı giderebilmek adına Sayın Cumhurbaşkanımız birçok ülke lideriyle etkin bir müzakereler yürüttü, biz muhataplarımızla bu müzakereleri yürüttük. Ülkemize yapılan haksızlığın giderilmesi noktasında diğer ülkelerin adım atması gerektiğini ifade ettik. Bu uğraşlarımızın sayesinde önemli kazanım elde ettik” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’YE 3 MİLYAR 157 MİLYON DOLARLIK İKLİM FİNANSMANI

Bakan Kurum, Dünya Bankası, Alman Federal Çevre Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı, Fransa Avrupa ve Dış İlişkiler Bakanlığı, Birleşmiş Milletler ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile bir mutabakata varıldığını belirterek bu çerçevede Türkiye’ye 3 milyar 157 milyon dolarlık finansman sağlanacağını dile getirdi. Söz konusu finansmanla iklim değişikliğiyle ilgili mücadeleyi daha etkin şekilde yürüteceklerini dile getiren Bakan Kurum, “Bu finansmanı bir kaldıraç etkisiyle düşünüp belki 4-5 katı daha büyüklükte projeyi bu çerçevede yönetiyor olacağız. Sürdürülebilir bir ekonomi için, yeşil kalkınma için yeşil üretim için bu kaynağı 3 sene içinde kullanacağız. İnşallah 2053’e geldiğimizde net sıfır emisyona ulaştığımız, karbon nötr bir ülke olduğumuz bir sürece dahil oluyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE’YE SAĞLANACAK İKLİM FİNANSMANI NASIL KULLANILACAK?

Türkiye’ye sağlanacak olan 3 milyar 157 milyon dolarlık finansmanın enerji, tarım, ulaşım, çevre, şehircilik alanları başta olmak üzere Yeşil Kalkınmayı destekleyen tüm sektörlerde kullanılacağını kaydeden Bakan Kurum, “Yenilenebilir enerji, hidroelektrik geliştirme ve rehabilitasyonu, enerji verimliliği, düşük karbonlu üretime destek verilmesi, yeşil organize sanayi bölgeleri, KOBİ’lerin dijitalleşme çalışmaları, akıllı tarım, biyogaz enerji üretimi, yenilenebilir enerjiyle hassas tarım ve gıda atıklarının azaltılması, kara yolu ulaşımından demir yolu taşımacılığına geçiş, kentlerde toplu taşıma, e-araçlar, su kaynakları yönetimi, taşkın kontrolü projeleri, sıfır atık girişimleri, yeşil ve ‘net sıfır’ binalar gibi birçok sektörümüzü ilgilendiren alanlarda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında bu finansmanı kullanacağız. Gerek özel sektörün gerek kamunun bu noktadaki projelerine destek sağlanacak. Bu krediyle, kaldıraç etkisiyle birlikte çok daha büyük bir süreci yönetmiş olacağız” dedi.

TÜRKİYE’NİN HEDEFİ, 2053’TE NET SIFIR EMİSYON

İklim değişikliğiyle ilgili bir stratejik plan oluşturacaklarını da dile getiren Kurum, “Bu plan çerçevesinde ülkemizin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yıllar itibarıyla yapılması gerekenleri ve bunların takip edileceği bir süreci başlatıyoruz. Bu bizim yol haritamız olacak. Bu yol haritasıyla birlikte çok çok önemli adımlar atacağız” diye konuştu.

KÖMÜRLÜ SANTRALLER VE MİLLET BAHÇELERİ ARASINA SIKIŞAN TÜRKİYE

Türkiye’nin 2053’teki net sıfır karbon emisyonu hedefi için enerji üretiminde kömürden çıkması gerektiği savunuluyor. Kömürlü termik santrallerin iktidar tarafından uzun süredir desteklenmesi, Türkiye’nin en çok eleştirildiği konuların başında geliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın iklim krizine yönelik adımlarının arasında şimdiye kadar kömürden çıkışla ilgili net bir tutumu bulunmuyor. Bakan Kurum, 14 Ekim’de AKM Millet Bahçesi’nde basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede fosil yakıtların kullanımını azaltacak, 2053’te emisyon oranlarının sıfırlanmasını sağlayacak adımları atmaya devam edeceklerini dile getirmişti.

BAKANLIK OCAK 2022’DE ‘İKLİM ŞURASI’ DÜZENLEYECEK

Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı imzalamasının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü yeniden yapılandırılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlandı. Bakanlık, Ocak 2022’de ilgili tüm paydaşların bir araya getirileceği bir “İklim Şurası” organize etmeyi planlıyor. Şura’nın ardından ise ‘İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu’ oluşturulması, bu yolla 2053 hedefine yönelik atılan adımların takibinin yapılması amaçlanıyor. Ancak Bakanlığın iklim krizine karşı millet bahçesi vizyonuyla hareket etmesi amaçlanan hedeflerin tutturulması konusunda soru işaretleri yaratıyor.

TÜRKİYE’NİN HEDEFİ 400 MİLLET BAHÇESİ

Bakan Murat Kurum’un açıklamasına göre Türkiye genelinde 400 adet millet bahçesi yapılması hedefleniyor. 81 ilde 81 milyon metrekare hedefi ile bu projeleri yaptıklarını anlatan Bakan Kurum, bugüne kadar 100 millet bahçesini tamamladıklarını, 300 tanesine ilişkin çalışmaların ise sürdüğünü belirterek, “Bu millet bahçelerinde inşallah çok güzel organizasyonlar faaliyetler gerçekleşecek. Ben hem bu millet bahçemizin hem Paris İklim Anlaşması’ndaki Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koymuş olduğu vizyonun, çerçevenin, yeşil kalkınma sürecinin ülkemize, şehirlerimize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

 

Önceki haberGreta Thunberg’in mektubu… 
Sonraki haberZayıflama kitabının geliri evsizlere gıda yardımı olarak verilecek
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.