PKK yasal statüye kavuşurken…

Habur sınır kapısından geçen PKK gerillası ve üyeleri Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Millet Meclisi Başkanına mektup getirmişler. Doğal olarak bu mektuplar bir şekilde hedeflerine ulaşacaktır.

Yeni bir süreç başlanmış durumdadır, bu yeni süreç içinde nasıl bir çizgi izleyeceğini yaşayarak göreceğiz. Habur Sınır Kapısı yeni bir sürecin başlangıcı sembolize etmektedir. Özel görevlilerin gözetiminde ülke sınırına giren PKK’lılar, artık onları temsil edecek bir partiye ya da başka bir organizasyona ihtiyaç duymayacaktır, çünkü partinin temsilcileri yasal olarak bu ülke topraklarında meşru zemin içinde özgürce hareket edebilmektedir.

Eğer bir masa olacaksa taraflar arasında, o masa etrafında meşru zemin içinde karşı karşıya oturabileceklerdir. Bu durumu bugüne kadar temsil konusunda kafa karışıklıkları sona ermesinin başlangıcı olarak kabul edebiliriz. PKK, artık bu ülke toprakları içinde yasal zeminde kendisine yer bulmuştur. Parti üyeliklerini saklamayanlar elbette örgütlenecekler ve kendi isimleri ile siyasi yaşamımız içinde yerlerini alacaktır. Habur yer altından yer üstüne geçişin bir sembolü olmuştur.

Türkiye gündemi bu sefer şeklide değişmiştir. Bu değişim ülke sorunları karşısında kişilerin ve partilerin duruşunda netliğini ortaya çıkaracaktır, çünkü bugüne kadar ayrılıkların ve parçalanmışlıkların nedenlerinden biri olan Kürt sorunu kendi kulvarı içinde çözüm yoluna girmiştir. Silahlı mücadele, bugün başlangıç hedeflerinden çok uzak bir şekilde değişmiş ve yeniden biçim almıştır. Bugün PKK başlangıcı ile kişiler dışında hiçbir şekilde bağlantısı olmayan bir yapısal özellik göstermektedir. PKK Habur sınır kapısından geçerken, yeni koşullara uygun ve yeni önderlik içinde örgütlenecektir. PKK, onursal başkanın gölgesi ve yönetimi altında yeni bir kapının eşiğinden geçmektedir. Habur Kapısı bir kırılma noktası olarak tarihteki yerini almıştır.

Habur sınır kapısının bir yanında bekleyen DTP ise, sonun başlangıcını yaşadığını sanırım hissetmiştir. Çünkü DTP elinde bugüne kadar bulundurduğu bayrağını yeni sahiplerine devretmek zorundadır. PKK yeni yaşam biçimine alışırken, DTP’de kendisini yeni duruma göre değiştirmek zorundadır. Adı konulmamış savaşın tarafları, bugünden sonra yasal zemin içinde yerlerini almıştır. Bu zemin içinde sorunun çözümü için ne kadar yol kayıt edeceklerini yaşayarak göreceğiz ve görebildiğim kadarı ile artık bu süreçten geriye dönüş olmayacaktır. Eğer istenilen yönde bir değişim yaşanır ve söylendiği gibi ülkemize şeffaflık oluşursa, bir çok cinayet gün yüzüne çıkacaktır. Fakat kayıpların ortaya çıkması, katillerin yüzüne de ışık vuracağını sanmak saflık olacağını düşünüyorum.

Türkiye yeni bir sürece de adım atmış durumdadır. Tarihimiz içinde bir kırılma noktası olarak anımsanacak ama bunun etkisi zaman içinde anlaşılacaktır. Tarih kendisine ait notlarını alırken, kimi ırkçı söylemlerin üst düzeye çıkması şaşırtıcı olmaması gereklidir. Uzun süren savaş ve sonuçlarını her kesim hissetmiştir ve hislere göre tepki verilmekteydi. Yaşanacak süreç içinde, acaba hisler mi yönlendirecek, yoksa akıl mı? Hepinsin dışında başkasının yazmış olduğu senaryoyu mu yaşayacağız? Bütün soruların cevabını zaman çizgisi içinde öğreneceğiz!


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.