POLONYA’DAN… Kwasnieswki ve Yalancı Powel!

Polonya’da gündem oldukça hızlı değişiyor. Öyle ki; gündemle ilgili konuları toparlamakta güçlük çektiğimi söyleyebilirim. Geçtiğimiz haftanın gündemi de oldukça hareketliydi.. ABD’nin Polonya 2. Büyükelçisi Kenneth Hillas’in, Polonyalı diplomatlarla yaptığı görüşmenin resmi olmayan bölümünde; ”ABD’de tarafından işgal edilen Irak’ta yaklaşık 650 bin masum insan öldürüldü” diye açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı ve Milli Eğitim Bakanı Roman Giertych’in görevden alınması için baskı yaptığı yönündeki haberlerle ısınan siyasi gündem, “Jelfa Eczacılık” adlı ilaç firmasının, kas gevşetmek ve anestetik ameliyatlarda kullanılmak amacıyla ürettiği ölümcül Hydrocortisone ampülerini bir yanlışlık sonucu “Corhydron” alerji ampülü olarak etiketleyerek piyasaya sürmesiyle adeta hararet yaptı.

Yanlış etiketleme olayının bir diğer ürkütücü yanı ise, Sağlık Bakanı Zbigniew Religa’nin ilaclarin yanlış etiketlenerek satıldığı bilgisini daha önceden edindiği fakat, bu konuda halkı uyarmadığı yönünde.

Bakan Religa’nın ilaç fabrikasını korumak adına gizlediği korkunç gerçek onu istifanın eşiğine getirdi.

Diğer yandan, solcu eski Cumhurbaşkanı Aleksander Kwasniewski’nin eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel hakkında yaptığı açıklamarla başlayan tartışmalar gündemi daha çok meşgul edecek gibi görünüyor.

Eski Cumhurbaşkanı Kwasniewski, Irak savaş koalisyonuna dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel’ın verdiği yanlış bilgiler sonucunda katıldıklarını itiraf etti.Kwasniewski, Alman ”Der Tagesspiegel” gazetesine verdiği demecinde şöyle diyor:

“Başkan Bush’un eski diplomasi şefi Colin Powel, Irak’ta kitle imha silahları bulunduğunu yönünde yanlış bilgiler veren ve daha sonrada söylediklerinin arkasında durmayan kişidir.Powel’a bu yanlış bilgileri kimin verdiğini söylemek ise benim görevim degil. Eğer aynı şeyi tekrar yapmak zorunda olsaydım, işgal için daha çok uluslararası destek inşa etmeleri yönüne ABD’li yetkilileri ikna etmeye çalışırdım. Ayrıca istihbarat servisinin verdiği bilgileri daha kuskucu bir gözle degerlendirir ve bu noktada, yanlış yönlendirilmezdim. Belki tecrübesizlikti!”

Kwasniewski, ‘Der Tagesspiegel’ muhabirinin “Polonyalı askerler neden hala Irak’ta bulunuyor?” yönündeki sorusunu da “Pozitif değerlendirmek gerekiyor. Koalisyona katılma kararı, bizim için uzun vadeli bir yatırımdı” diye cevaplandıriyor.

İlk bakışta verdiği kararın yanlışlığından yakınan eski bir devlet adamı portresiyle karşı karşıya olduğunuzu düşünebilirsınız. Ama ben öyle düşünmüyorum…

Kwasniewski’nin şaşırtıcı bir şekilde anti-Amerikancı kesilmesı de bana pek inandırıcı gelmedi. Çünkü Polonya’nın, ABD gizli servisi CIA’nin gizli işkencehanelerine ev yaptığı dönemde Kwasniewski devletin zirvesindeki adamdı!

Kwasniewski, görevinin sona ermesine cok yakın bir zamanda Sam Amca’yı ziyaret etmiş, Başkan Bush’la görüşmüştü. İşte bu görüşme sırasında Kwasniewski, CİA işkencehanelerine gösterdiği üstün misafirperverlik ve tavizler karşılığında Birlesmis Milletler Genel Sekreterliği koltuğuna oturmayı hayal ediyordu. Ama o hayalı suya düştü…

Hayal kırıklığına uğrayan Kwasniewski, şimdi aşırı muhafazakar Başbakan Yardımcısı Roman Giertych’in anti-Amerikancı söylemlerine ortak olarak, adeta günah çıkartıyor…

Evet, belki Roman Giertych’in aşırı muhafazakarlığını ve eğitime yönelik politikalarını eleştirebiliriz ama,en azından Irak’da 6.500 masum insanın öldürüldüğünü açıklayarak, halkı Irak konusunda uyarmasını takdir etmeliyiz.

Bu arada, Irak’ta 22 Polonyalı askerin öldürüldüğünü de belirtmekte fayda var!

***

BİR HİKAYE

Bir gün New-York’ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar. Gruptakilerden biri, Kızılderilidir.

İnsan kalabalığın, siren seslerinin ve yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına cırcır-böceği sesinin geldiğini söyleyerek böceği aramaya koyulur.

Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder. Aralarından biri inanmasa da onunla cırcır-böceğinini bulmasına yardımcı olur.

Kızılderili, yolun karşı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder. Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır-böceği bulurlar.

Arkadaşı, Kızılderiliye, ‘Senin insan-üstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun’ diye sorar.

Kızılderili, bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek,arkadaşına kendisini takip etmesini önerir. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar.

Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder.

Kızılderili, arkadaşına dönerek,

‘Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin’ der.


 

651720cookie-checkPOLONYA’DAN… Kwasnieswki ve Yalancı Powel!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen + 19 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.