Rum kesimiyle kayıt dışı ticaretin zararları

Devlet kavramının soyut, bir o kadar da çok kullanılan bir kavram olması rastlantı değildir. Devlet kavramını tanımlamaya çalışan siyaset bilimciler, egemenlik kavramını kullanmadan bir tanım yapmaktan kaçınırlar. Egemenlik, bir topluluğun kendi yarattığı ve yaşattığı kurumları aracılığıyla belirli sınırlar içinde kendi kararlarını almak ve uygulamak konusunda içte ve dışa karşı özgürce hareket edebilmesidir. Devlet ki, egemenliğe sahip tek siyasal varlık olarak kabul edilir ve devlet kavramı da “egemenliğe sahip siyasal varlık” olarak tanımlanır.

Devlet olmanın asgari ölçütleri olduğu gerçektir. Belirli bir toprak parçası, egemenliğini kullanacağı nüfus, hükümet ve bu toprak parçası üzerinde yaşayanlara ve bu toprakları ilgilendiren konularda dışarıya karşı egemenlik sahibi olmaktır. Bu biçimiyle devlet, modern devlet olarak isimlendirilir.

Devletin önemli bir gücü, toprakları üzerinde yaşayanları ilgilendiren kararları özgürce almak ve uygulamakla ilgilidir. Bu güçlerin en önemlisi de devlet otoritesini tanımayanların bu otoriteyi kabul etmesini sağlamak ve sınırları içinde güvenliği sağlamaktır.

Vergi koymak ve vergi toplamak hakkı da devletin önemli görevlerinden birisidir. Devlet, kurumlar aracılığıyla vatandaşları ve kurum-kuruluşlardan vergi toplar ve bu kaynaklarla güvenlik, sosyal hizmetler, altyapı yatırımları, kurumsal yapılanmanın giderlerini karşılar. Bugün dünya üzerinde vergi almadan yaşayan bir devlet söz konusu değildir.

Çağdaş toplumlarda demokratik bir devletin gücü, adaletli bir vergi sistemiyle bağlantılı olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde son yıllarda kayıt dışı ekonominin sınırsız biçimde gelişmesi, devletin vergi kayıplarına neden olduğu gibi, adaletli bir vergilendirme sisteminin yaratılmasının önündeki en büyük engellerden birisidir. Güçlü bir devlet yaratmak için devlet kurumlarınca vatandaşlardan toplanan kaynakların adaletli biçimde toplanması ve adaletli biçimde harcanması gerekir.

Bu değerlendirmelerden sonra, ülkemizde kayıt dışı ekonominin en önemli kaynaklarından birisi haline gelen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yapılan kayıt dışı ticaretin öneminden söz etmek istiyorum.

Güney Kıbrıs Yönetimi ile yapılan kayıt dışı ticaretin zararlarını açıklamak için bir kalemden yola çıkarak adaletsizliğe ve ülke ekonomisine verdiği tahribatı açıklamaya çalışacağım.

Ülkemizde taşıt araçları yedek parçaları, önemli bir kaynağın dönüşümünü sağlamaktadır. Bu önemli konu, araba sahiplerinden galericilere, yedek parça işi yapanlarda sigorta şirketlerine kadar birçok kesimi yakından ilgilendirmektedir.

Ülke ekonomisini tehdit eden, ancak geçmiş iktidarlar döneminde göz ardı edilen çok önemli bir alan, taşıt araçları yedek parçaları konusunda Güney Kıbrıs Yönetimi ile gerçekleştirilen kayıt dışı ticarettir. Ülkemizde taşıt aracı yedek parçaları işi yapanlar, bu parçaların vergilerini devlete ödedikleri gibi, bu alandan elde ettikleri kazançlarından da gelir vergisi ödemektedirler. Bunun yanında, ülke içinde dönen para nedeniyle ticaretin ülkeye olan katkısı diğer iş kollarına da yansıyarak ekonomiye canlılık vermektedir. Oysa, ülkemizde bugün için taşıt araçları makinistleri ve kaportacılar ile sigorta şirketleri, daha karlı gördükleri için yedek parça ihtiyaçlarını kayıt dışı biçimde Güney Kıbrıs Yönetiminden karşılamaktadır. Sınırların açılmasıyla iyice yoğunlaşan bu kayıt dışı ticaret, geçmiş hükümet döneminde göz ardı edilmiş, bu konuda hiçbir ciddi önlem alınmamıştır. Bu durum, devletin kayıt dışı ekonomiye göz yumması olduğu kadar, vergi gelirlerinden çift taraflı bir kaybı da getirmektedir. Özellikle Güney Kıbrıs Yönetiminden alınan faturaların sigorta şirketleri ve vergi dairelerince gider kabul edilmesi, devletin kayıt dışı ekonomiye vergi kaybına göz yummasının örnekleridir.

Devlet olmak; sınırlarını her alanda kontrol etmek, adaletli bir vergi sistemi getirmek, ekonomide ve özellikle ticarette rekabet koşullarını düzenlemek, haksız kazancı engellemek ve ülkedeki kaynakların boş yere dışarıya akmasını önlemek yetkisine ve sorumluluğuna sahip olmayı gerektirir. Bu anlamda, yeni hükümetin Güney Kıbrıs Yönetimi ile sınır ticaretini kontrol etmeye yönelik çabalarını çok anlamlı ve gerekli buluyorum.

Sözün özü, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınmasını hedeflemeyen ve bu konuda ihmalkâr davranan hükümetler, ülkeye, devlete ve vatandaşlara karşı temel sorumluluklarını yerine getirmemiş olurlar.

670860cookie-checkRum kesimiyle kayıt dışı ticaretin zararları

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

16 + sixteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.