Sağlık merkezi sular altında kalırken…

Toprak, bereketlidir, bereketini geçmişin birikimlerini saklamasından bellidir. O kadar bereketlidir ki, insanın yaratmış olduğu tüm birikimleri gelecek kuşaklara aktarırken, arada kalmış kuşaklara hiçbir şey söylemez. O, kime birikimi aktaracağını bilir. Saklar içindeki bilgiyi, hem de aç gözlü insandan saklar, yağmalayandan saklar. Toprak yangınlara, depremlere rağmen bilgiyi koynunda bir inci gibi korur, gözetir.

Tarihin ipuçlarını bugünkü insan toprağın altında arkeoloji adını verdikleri bilimsel yöntemlerle ararlar. Bu bilimsel arayış, iğne ile toprağı kazmak anlamına gelir, çünkü her bir parça bize bir şey anlatacaktır. Oraya elini koyan bilir ki, o toprağın altında bir birikim vardır, tarihin bilinmeyen yüzü saklıdır. Kulağını toprağa dayar ve topraktan gelen sesi dinler, toprak fısıldar sadece, ne zaman ki, sakladığı şeyin üstü açılır, o zaman yüksek ses ile söyler ama gel de o sesin bugünkü karşılığını çözsün insan! İnsan uğraşır, yorumlar ve sonuçta çözer, çözülmemiş dil yoktur, topraktan gelen ses şifreleri karşısında. Nice ölmüş dil, yeniden doğar topraktan, iğne ile kazıldığı zaman. Bir de define avcıları vardır, toprağı iğne yerine balta, kürek ile kazır, onlar topraktan gelen sesi sadece altın ve değerli maden olarak görür, yağmalar, kişinin kendi zenginliğine yarar, insanlığın birikimi kişisel hırs altında yok olur gider. Yağmadan kurtulanlar, iğne ile kazıldıktan sonra insanlığa bir hediye olarak gelir.

Bugün iğne ile kazılanların üstü, kepçe kepçe toprak ile örtülüyor, üzeri çok yakın zamanda su ile kaplanacak. Çünkü kürek ile kazan yağmacıların yanında, daha aç gözlüler vardır. O alanın üzerindeki sudan daha fazla para kazanacağına inanalar, iğne ile kazılan alanın üstüne baraj kurmaktan çekinmezler, çünkü onlara göre verimlilik, en kısa sürede paraya çevrilen değerdir, tarih ve insanlık birikimi değildir.

Belki oralar Perslerin, Yunan topraklarını Pers toprakları yapmak isteyen 1. Darius yaşadığı alandır. 1. Darius Atinalıları ve Spartalıları son darbe indirmek için denizden karşıya çok güçlü ordusu ile geçmiştir. O son savaş öncesi Maraton platosunda Atinalılara yenilmiş ve geri çekilmek orunda kalmıştır. Pers komutan Mardonius bu yenilgiyi zafere döndürmek için yeni girişimlerde bulunacaktır. Ve Atinalılara son uyarıyı gönderecektir, fakat Atinalıların yanında Atinalıların ezeli düşmanları Spartalılar Perslere karşı birlik olması gerektiğini düşünecek ve Perslere karşı son savaşta yerlerini alacaklardır. Tarihçi Herodot bilgileri ışığında son savaşı öğreneceğiz. Savaş ile bilgilerimiz Herodot’un tarihi kadardır. Platea Savaşı Perslerin Yunan toraklarından kovulması anlamına gelir.

Persler savaşı kaybettikten sonra nerede tedavi görmüşlerdir, yaralı komutanlarını nereye götürmüşlerdir?

Platea Savaşı savaşında yaralanan Pers komutanı Artabazus tedavi için belki Allianoi sağlık merkezine gelmiştir. Orada savaşın yaratmış olduğu kan tutulmasının tedavisini olmuştur, kim bilir, çünkü bilmemiz gereken ipuçları sular altında bırakılıyor…

Platea Savaşı deyip geçmeyin, o savaşta Atinalılar, Spartalılar ve Persler arasında müthiş bir taktik savaşıdır. İnsan sayısı bakımından ve teknoloji açısından üstün olanların yenilgisini anlatır o dönemi yazan tarihçiler. Elbette o dönemde de tarih, kazananların tarihçileri tarafından yazıldı, ne kadarı doğru ne kadarı yanlış bilinmez. Belki o savaşın yazılmayan tarafı, savaşta yenik düşen Pers komutanın tedavisi ve o tedavi sırasında neler yaşadığına dair bilgiler, belki hiç üzeri açılmadan su ile örtülen yerde gizlidir.

Allianoi, Perslerin en önemli üstlerinden birine çok yakındır, belki başka kültürlere de ev sahipliği yapmıştır. Belki hiç adını bilmediğimiz bir şehir devletin en önemli sağlık merkezi olarak gün yüne merhaba diyecektir. Yakın bir zamanda, gün ışığı suyun kırılmasını geçerek, kumun üzerinde yok olduğuna şahitlik edeceğiz. O yapılan çalışmalar, henüz tam bitmeden yeniden suyun, toprağın altında; sonsuzluk uykusuna devam edecektir.

Toprağın üzerini ne kadar taş ile örterseniz örtün, ne kadar beton ile kaplarsanız kaplayın, bir gün toprak; o kapladığınız alanın üzerini örtecektir. Toprak, sonsuz uykunun üstünü örten bir yorgan gibidir, sonsuzluğun perdesidir belki de… Bugün üzeri su ile örtülecek yer, yakın bir zaman dilimi içinde o suyun yerini kum, toprak kaplayacak ve o sulak alan düz bir ovaya dönecektir. O alanı bugünden görmek mi istiyorsunuz, gidin Selçuk’a Efes limanını arayın, karanın ortasında bir yerde olduğunu sütunlara bakarak öğreneceksiniz, çünkü sütunlar ile örülü yol limana açılan kapıya doğru yol alacaktır.

Allianoi, su altında gün yüzüne çıkmayı bekleyen ve insanlara bir şey fısıldayan toprağın zenginliği olarak duracaktır, ne zaman yağmacı insanların yerini iğne ile kazanlar alır, o zaman sesini gür çıkaracaktır diye düşünüyorum.


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.