Satın alma, sahiplen

İstanbul’da sokak hayvanlarıyla ilgili sorunlar bir türlü çözülemedi.

Sokak hayvanlarının rehabilitasyon hizmetleri sağlıklı bir şekilde ne yazık ki yürütülemedi. Rehabilitasyon hizmeti kısaca sokak hayvanlarını geçici bakımevlerinde gözlem, tedavi, kısırlaştırma, kuduz aşılama, sahiplendirme ve kayıt altına alma işlemlerinden sonra hayvanları aldıkları yere bırakmaları demek. Bu işlemler olması gerektiği gibi yapılamadığı için sorunlar da bir türlü biz hayvanseverlerin istediği sekilde çözülemedi.

Çoğu zaman belediyelerin yapması gereken bu işlemleri biz gönüllüler parasını kendi cebimizden ödeyerek yaptırmak zorunda kalıyoruz. Hem çok emek, hem de çok para harcıyoruz. Çünkü bakıma muhtaç sokak hayvanlarını görmezden gelemiyoruz. En ideal çözüm sokak hayvanlarını sahiplendirmek elbette, ama bu konuda çoğu zaman başarılı olamıyoruz.

İBB, İstanbul Gönüllüleri ve SemtPati iş birliği ile sokak hayvanlarını sahiplendirme seferberliği başlatıyormuş. Duyunca çok sevindim. İBB’nin bakımevlerindeki can dostlarımızı sahiplenmek isteyen hayvanseverler, SemtPati uygulaması üzerinden ön başvuruda bulunabilecek.

Başvuru sürecini ise İstanbul Gönüllüleri, uygulama üzerinden yönetecek. Böylece daha fazla köpeğin yuva bulmasına katkı sağlanacak. Umarım vatandaşlarımız bu projeye duyarsız kalmaz. Her zaman “satın alma sahiplen” diyoruz. Bana göre hayvan satışının kölelik dönemindeki insanların satışından hiçbir farkı yok. Bu yüzden hayvan satışları derhal yasaklanmalıdır.

Her zaman söylüyorum. Yine söyleyeyim. Biz bir hayvanı, eğer o bizi sahiplenmemişse asla sahiplenemeyiz. Biz onları seçemeyiz, onlar bizi seçer. Neden bazı insanların evinde hayvan yok diye düşündünüz mü hiç? Düşünmediyseniz eğer, ben cevabını vereyim; çünkü onlar tercih edilmedi. O kişilerin evleri değerli, koltukları, halıları değerlidir. Bu yüzden evlerine hayvan almak istemezler. O kişilerin kalpleri de keşke halıları kadar değerli olsaydı. Hayvanların yaşam alanı konusuna da bir netlik kazandıralım. Öncelikle barınaklar sokak hayvanlarının yaşam alanı değildir. Bu konuda saçma sapan konuşanlar önce bir sesini kessin. Evinde hayvan beslememiş, bir hayvanla iletişim kurmamış kişiler önce bir susmayı öğrensin.

Bu konuda ne fikri olabilir ki, konuşacak. Ülkemizde barınaklar birkaç istisna dışında hayvanların çok kötü koşullarda ölüme terk edildikleri tecrit alanları haline gelmiş durumda. Barınakları bir gezin ve oradaki hayvanların gözlerine bakın. Mutsuzluklarını görün. İnsanlığınızdan utanırsınız.

Simdi ben diyorum ki, İBB, İstanbul Gönüllüleri ve SemtPati iş birliği ile sokak hayvanlarını sahiplendirme projesine, en çok küçük de olsa bir bahçesi olan iş yerleri ve kurumlar müracaat etsin. Dünya kadar özel okul açıldı, dünya kadar özel hastane var, karakollar, emniyet müdürlükleri vs. var. Bunlar bu projeye destek versin. İlle de bir yasa mı çıkarmak lazım. Eğer öyleyse önünde küçük de olsa bir bahçesi olan bütün işyerlerine ve kurumlara bir ya da birkaç sokak hayvanı bakma zorunluluğu getiren bir yasa çıkarılsın ve bu hayvanlar da düzenli olarak kontrol edilsin.

Zorunluluktan hayvan bakılmaz ama o kurumlarda mutlaka bir ya da birkaç hayvan sever çıkacaktır ve o hayvanları sahiplenecektir. Neye odaklanırsanız o olur. Çözüme odaklanana çözüm, soruna odaklanana sorun gelir. Sokak hayvanları konusunda çözüme odaklanın yeter ki, çözüm ayağınıza gelecektir.

2595760cookie-checkSatın alma, sahiplen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

18 − thirteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.