Sayfalar yetmez…

Yaşamı film olacak biri diye düşünüyorum. Neşeli ve onurlu bir film olurdu. Bütün İskoçya ve İngilizler onunla gurur duyardı. Belki de onunla ilgili belgeseller İngiltere’de vardır.


SİR JOHN        


“British Wool Society” Derneğini kuran hayırsever adamdan söz edeceğim. Kendi parasıyla değişik ülkelerden 800 kadar koyun getirerek İskoçya’daki Cheviot cinsi koyunları üretti. Güneyde yaşayan koyunlarının kuzeyde de yaşayacağına herkese ispat etti. 


 Sir John birkaç yıl içinde 300 binden fazla koyunun yetiştirilmesini sağladı. Bunun sonunda İskoçya’daki çiftliklerin değeri arttı, kiraları çok yükseldi.


“Avrupa’nın en yorulmaz adamı” unvanını hak eden biri.


Malikânede doğan bu adam taşralıydı.  On altı yaşındayken babasını kaybetti. Onun çevresindeki toprak çok değersizdi.  Havası da güzel bir yer değildi, çok sertti. Fırtına hiç durmazdı. Etraf bataklıklarla doluydu. 


Caithness köyünde ağır işleri kadınlar yapıyordu.  Atını ya da midillisini kaybeden biri, bir kadınla evlenmeyi tercih ederdi. En ucuz şey kadındı. Bir kadına sahip olmak…


Etrafta ne yol ne köprü vardı. Hayvanlarıyla güneye otlak için gitme cesaretini gösterenler suları yüzerek geçerlerdi. Caithness köyünün yolu da bir taneydi ve dardı.  Tepeden geçecek yeni bir yol her şeyi değiştirebilirdi. İşçi gerekiyordu. Bir yaz günü bin beş yüz işçiyle işe başladı. Etrafındaki arazi sahipleri neler olduğunu anlayamıyorlardı. Hava kararmadan yol açıldı. Uzunluğu altı mildi. Patika böylece tekerlekli arabaların rahatlıkla geçebileceği bir yol haline geldi. Ziraatta ileri teknik kullanmalarına destek verdi.


Yollar açan, değirmenler inşa ettiren, köprüler yapan bu genç adam önemli biri oldu. İşçilere dağıttığı primler az da olsa onun çok sevilmesini sağladı.


Yaşadığı toplumu bilinçlendirdi, postanın her gün gelmesini sağladı.  Balıkçılıkta da örnek kuzey insanlarının yetişmesini sağladı. 


Thursa’ya onun sayesinde her gün posta arabası geldi. Bu bir düştü. 


Başvekil Pitt onu çağırdı, ne isterse yapacağını söyledi. O kendisi için hiçbir şey isteme niyetinde değildi.  


Ne istemiş olabilir dersiniz? 


Ziraat Odası kurulmasını istedi. Çok alay edildi bu isteği ile  “sen artık bu Ziraat odasını ayda kurarsın” diye alay edenleri şaşırttı.


Sonunda kuruldu, o da başkan seçildi. Wick’de bir liman kurulmasını sağlayan da odur. Balıkçılık için ne kadar önemli olduğunu her yerde anlatarak başardı.


Fransız istilasına karşı kendi malikânesinde 1000adet askeri de besleyen odur. Bu gönüllü ve saygınlığı olan bir alaydı.


Bütün işlerinin arasında kitaplar da yazdı.  ABD elçisi İngiltere’de konuk olduğu bir sırada; en iyi kitapları almak isteyince, kendisine “History of the Puplic Revenue” önerildi. 


Biz bu gün 20 bin mektup alan bir adamdan söz ediyoruz.  Hep neşeli ve mutlu yaşadı.
    

694140cookie-checkSayfalar yetmez…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eleven − 6 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.