Seçimin yapılması sonucundan daha önemli

Üç ülke arasında yaşamı geçen bir birey olarak Almanya, Türkiye ve KKTC arasında gidip gelirken Kuzey Kıbrıs’ta insanların “çözüm özlemini de” yaşayarak tanıdım. Belki de aslında çoktan “tayvanlaşmış” bir ortamda uyanılmak istenmeyen bir rüyaya benziyor Kıbrıs Rum Kesimi Başkanlık Seçimi sonucunun “umut” olabilmesi.

Ben bu satırları kaleme alırken oylar verilmekte ve siz bu satırları okurken seçimin birinci turu sonuçlanmış olacak. Rum seçmenler “şahinler şahini” bir aday ile “güvercin olduğu iddiasında olan ancak belki de iktidarı yakaladığında adanın güneyindeki şahinlere yem olmamak için şahinleşecek” iki aday arasından bir başkan seçecekler.

Kıbrıs son günlerde hep Kosova ile birlikte anılır oldu. Belki Kıbrıs’ın en büyük şansı ya da şanssızlığı Kosova’ya benzememek. Kosova “doğru ya da yanlış” ama güçlü bir uluslararası destekle artık bağımsızlığını kutluyor şu anda. Sırbistan’ın Kosova’nın bağımsızlığına karşı dört elle sarıldığı uluslararası değerler “her gün kumar oynayan bir adamın sadece ve sadece kendisine uymayan bir gelişmeyi engellemek amacıyla karşısındakine ahlak dersi vermeye kalkmasına” benziyor. Balkanları kana bulayan bir Sırbistan değil mi özünde Kosova’nın bağımsızlığa giden yoluna neden olan?

Kuzey Kıbrıs’ın Kosova gibi bir lüksü yok. Kıbrıs için özlenen ve belki her geçen gün daha ütopik bir rüya haline gelen çözüm o kadar çok başka çözüme göbekten bağlıki, Güney Kıbrıs’ta seçimin yapılmış olması yeterli. Kimin kazandığı ise tüm paralel sorunların çözümleri ile bağlantılı olarak ele alındığında yardımcı bir rol oynamaya aday olabilir en fazla.

İşte size AB genelinde dikkatle izlenen ancak Türkiye’de türban tartışmasının ve KKTC’de Rum Kesimi Seçimi’nin gölgesinde kalan “tırmandırılan terör” sorunu. Farkında mısınız? Türkiye’de son günlerde “Filistin sokaklarını hatırlatırcasına” ufacık çoçuklar canları pahasına polis ve askerlerle “köşe kapmaca” oynamaktalar. Cizre’de arkadaşlarının polislere attığını sandığı taş öldürdü bu çocuklardan birini. Cizre sokaklarında gündeme gelen çatışmalarda Türk Bayrağı’nı indirip parçalayan çocuklar acımasız bir oyun için kullanılmaktalar. Türkiye’de yapılacak olan yerel seçimlerde AKP’nin Kürtlerin çoğunlukta olduğu Diyarbakır gibi kentlerin belediye başkanlıklarını kazanmaya aday olması PKK derebeylerinin telaşlanarak çocukları sokağa sürmesine neden oldu. Seçime daha epey zaman olduğunu düşünecek olursak Türkiye’nin çözümü güç sorunlarından terör sorununun yaşatacağı acıların dinmeyeceğini de tahmin etmek zor olmasa gerek. Ve bu terör sorunu Kıbrıs’ta bir çözümün önündeki engellerden sadece biri.

Türkiye’yi sorunlara boğarak Kıbrıs’ta kabul edemeyeceği çözümleri dayatabilme stratejisine inananlar ise bence büyük bir yanılgı içindeler. Bu strateji olsa olsa cephenin ısınmasını beraberinde getirir ve kimseye yararı olmaz.

Bu açıdan bakıldığında “şahinim” diyenin mi yoksa “güvercinim” demesine rağmen “şahinleşmek zorunda kalacak olanın mı” kazanması değil “artık seçim yapılmıştır ve bu duruma kayıtsız kalmaya devam edemeyiz” diyen BM ve AB’nin ve de AB’nin motor ülkelerinin görüşmeler sürecini bir kez daha başlatması önemli.

Bence bu süreçte “KKTC vatandaşları giremez” yazılı levhalarla dolu casinolar diyarı Kuzey Kıbrıs’ın aslında Güney’den daha avantajlı olması gerekir. Çünkü görüşmelerin bir poker oyunundan farkı olmayacak. Ve de izleyenlere “iyi oyuncu” dedirtmek ve de diğer tarafı “hilebaz” olarak sergilemeyi becerebilmek oyunun sonunda kimin kaç para kazandığından daha da değerli olacak. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

13 + 11 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.