Sevmediğini Yak, Öldür!

Vahşilik insanoğlunun asırlar önce kurtulduğu hayvanlıktan bu yana bitmiş olmalıydı. Ama olmuyor işte…! Yırtıcı hayvanlar karnını doyurmak için öldürür de aç olmadığı zaman barışık şekilde yaşamasını bilir komşusu ile. Yoksa ‘İnsan’ denen varlık ‘Vahşi’den daha mı vahşidir? Gönlünün sevmediğini ortadan kaldıran bir başka yaratık gelir mi aklınıza?  Nasıl oluyor da bu asırda  sevmediğine veya ondan olmayana yaşam hakkı tanımayan insanlar yaşamaktadır küremiz üzerinde hâlâ? Hele Avrupa’nın göbeğinde veya medeniyetin zirvede olduğu ülkelerde böyle vahşilerin yaşaması kimin vicdanı kapsamında yer bulur?  Örneğin Sırp’ların Yugoslavya’da başlatıp yüz binleri katlettikleri savaş gibi… Örneğin Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs’ta Türk’lere uyguladıkları ‘Yok Etme’ metotları gibi…! Örneğin politik inançları yüzünden Irak’ta milyonları öldüren Bush ve Blair savaşı gibi…! “Sevmediğini öldür” ya da “Yak”…!


Bir tanesi dünyamızın başına ‘Firavun’ kesilmiş, kestiği kestik, astığı astık, kimseyi sallamıyor.  Diğeri Avrupa’nın medeni sayılan toplulukları arasında ama caniyane saldırıları ile senelerce gözcüler önünde soykırım yapıyor!… Bir diğeri, öğünmeye gelince, eski Yunan felsefesinin ‘Demokrasi’ bezirganları… Nasıl ‘İnsan Haklarını’ en çok savunur görünen bu ülkeler entipüften sebeplerle Irak ve Afganistan’a girerek nesilleri katlediyor?  Katlettiği milyonlarca insanın hesabını da vermeyecekler tabii güçlerine dayanarak!  Sırplar da göstermelik birkaç komutanın yargılanmasından başka döktükleri kanın cezasını çekmeyecek anlaşılan!… Rum-Yunan ikilisi derseniz şimdiye kadar hesap vermedikleri gibi Devletin başında da cüppe sallayarak yaptıklarına ‘Medeni Alem’in onayı ile ve doyumlulukla başka senaryoların hazırlığı içinde..! Öldürmek, kendi lüks yaşantılarına uygun düşmekte…!


‘Medeni Alem’ olan Batı, tarihteki tüm savaşlarını çıkarları yüzünden yaratmışlardır. İki ‘Dünya Savaşı’ da, şimdi artık açıkça görüldüğü gibi, Ekonomik sebeplerden dolayı başlatılmıştır. Silahlanma yarışı içerisinde harcadıkları trilyonlar ve diğer fakir ülkelere dağıttıkları silahlar hep lüks hayatlarına daha lüksünü katmak içindir. Küremiz üzerinde varolan yoksulluktan dolayı ilaç ve su bile bulamayanları silah kuşandırıp kavgaya sokmaları yine kendi refahlarını artırmak istemlerindendir.


Ülkelerine, bilhassa eski müstemlekelerinden hizmet için taşıdıkları insanları kasıtlı olarak kendi kültür seviyelerinden yoksun bırakmaları da ‘Rakip’ kabullenmeyen karakterlerindendir. O ‘Rakip’ hazımsızlığı onları kendi cinsleri olan ‘İnsan’ları da diri diri yakabilecek kadar vahşi yapmaktadır. …Ve fakir ve güçsüzler belki de daha uzun zaman bu ‘Medeni’ vahşetin kurbanı olmaya devam edecektir, kim bilir ne kadar zaman daha..!


Sonra efendim Guantanamo’da tutuklu bulunan insanları askeri mahkemelerde yargılayacaklar mış…! Hayvanlarına bile layık görmeyecekleri muameleler neticesinde elde ettikleri uydurma ifadelerle tutukluları ölüme gönderecekler miş!


Anlamıyorlar ki o insanlar zaten çoktan ölmüşlerdir. Mühim olan onların öldürme alışkanlıklarının  değişmediğinin ispatıdır uyguladıkları metotlar. Batı ve Alman Irkçısı eskisi gibi düşünüyor 21nci asırda da…


“Öldür bir şekilde, eğer hoşlanmıyor veya sevmiyorsan”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ten + sixteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.