Siyasetin delikanlısı: Putin

“Birilerini gücendirecek bir şey söylemek istemiyorum.
Aslında Kuzey Kıbrıs 40 yıldır bağımsız.
Niye tanımıyorsunuz?
Avrupalılar, çifte standart uygulamaktan utanmıyor musunuz?”


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söylediği bu sözler, siyasette delikanlılığın hala söz konusu olabileceğini göstermesi açısından altı çizilmesi gereken ifadelerdir.


Rusya Federasyonu Başkanlığı’nı bırakmadan Kremlin’de son yıllık basın toplantısını yapan Putin, yeni dönemde Başbakan olarak görevine devam edecek.


Judo sporunda en üst kademe olan Siyah Kuşak sahibi olan, sporcu ve dinamik kişiliği, sert tavırları, Rus ulusal çıkarlarını ödünsüz savunmak konusundaki politikaları ve süper güç ABD’ye karşı direnç gösterebilen tek lider olmak kimliğiyle birçoklarınca efsanevi bir lider olarak görülen Putin, KKTC’nin tanınması konusunda olumsuz görüşlere sahip olsa da Kosova’nın tanınması konusunda iki yüzlü tavır sergileyen Avrupa liderlerinin maskelerini indirecek bir açıklama yapmaktan geri durmadı.


Kremlin’deki son yıllık basın toplantısında Putin, süper güç ABD’ye gözdağı vermeyi de ihmal etmedi. ABD’nin füze savunma sistemlerini konuşlandırmaları durumunda, Rus füzelerinin yönünü Avrupa ülkelerine çevirmek zorunda kalacaklarını açıkladığı basın toplantısında, KKTC açısından çok önemli olan tarihi açıklamasını da yaptı. 40 yıldır bağımsız bir devlet olan KKTC’nin Avrupa tarafından neden tanınmadığının traji-komik bir sorgulaması anlamına gelen bu açıklamalar, KKTC’nin egemen ve bağımsız bir devlet olarak uluslar arası toplumun saygın bir üyesi olarak kabul edilmesinin de yolunu açmıştır denilebilir.  


Rus politikacı ve devlet adamlarının eskiden beri delikanlı tavırları ile dünyaya örnek olduğunu biliyoruz. Bunlar arasında Lenin ve Stalin gibi Rus Devrimi’nin iki önemli simasını da saymak olanaklıdır. 1975 yılından başlayarak KGB’de çalışan ve 1988-89 yıllarında KGB’nin uzantısı olan FSB’nin başına getirilen Putin, realist siyaset yapmayı seven, parmağının arkasına saklanmaya çalışmayan, dobra konuşan bir siyasetçi ve devlet adamıdır. Görüşlerinin bir çoğuna katılmasak da siyasette ve devlet adamlığında delikanlı tavırlar sergileyen bir lideri takdir etmemek doğru olmaz.


7 Ekim 1952 yılında Petersburg’da doğan Putin’in annesi bir fabrikada işçisi, babası ise donanmada görevliydi. Leningrad Üniversitesi Uluslararası Hukuk bölümünü bitirmiş olan Putin, ekonomi alanında yüksek lisans eğitimi aldı. Ülkesinde bir çok alanda çeşitli görevlerde bulunan ve 2000 yılından bu yana Rusya Devlet Başkanlığı görevini sürdüren Putin (Putin hakkında geniş bilgi edinmek isteyenler için Bkz ; http://tr.wikipedia.org/wiki/Vladimir_Putin), son başkanlık seçimlerinde %50’nin üzerinde oy alarak ilk turda Devlet Başkanlığı’na seçilmiş olmasına karşın, üçüncü kez bu göreve seçilemeyecek. Yeni dönemde Başbakan olarak görev yapmayı kabul eden Putin’in ağırlığı, Rusya Federasyonu politikalarında ağırlığını hissettirmeye devam edeceğe benziyor.  


Avrupa’nın iki yüzlü devlet adamlarından dileğimiz, Putin gibi delikanlı olmaları, eğer Kıbrıs Türkleri ile ilgili farklı düşüncelere sahip iseler de bunu açık biçimde dile getirmeleridir.


Sözün özü, Putin, kendilerini dünyanın efendisi sanan Avrupalılara “Kral Çıplak” diye seslenmiş ve yıllardır Avrupalı dostlarımızın (!) Kıbrıs Türkleri üzerinde uygulanan haksız izolasyon ve ambargolar ile inşa etmiş oldukları buzdan kulenin erimesine katkıda bulunmuştur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty + 13 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.