Ana SayfaKONUK YAZAR‘MUUSİK ENDAY’

‘MUUSİK ENDAY’

Dr. BÜLENT KAYHAN – 70 leri en iyi biz biliyoruz.
Yaşadık çünkü her boyutuyla, biraz safça ama farkındalıkla. Dinleyerek okuyarak öğrenmedik.
Yıllar sonra geriye baktığımızda;
hızlı şehirleşmenin, köyden kente göçün getirdiği toplumsal derin değişmenin yeteri kadar farkında mıydı,
kendi ideolojik dünyalarında uçuşan aydınlar, devrimciler, ülkücüler sizce?
Hepsi kendi gözlükleriyle baktılar. Yalnızlaşmış bireyi göremediler.
Onları kim yakaladı sizce?
Kimi en yakınlarında hissettiler?

Cevabı söyleyeyim mi?
Hep beraber gördük zaten!
Onların hislerine dokunanlar…
Kendi hisleri ve beğenilerinde yalnız olmadıklarını,
çokça benzerlerinin olduğu bir topluluk içinde olduklarını farkettirenler..
Arabeskçiler..
Sağı solu pek de umursamayan bu büyük kitleyi arabeskçiler yakaladı.
‘Mutsuzluğu bana sor, hatasız kul olmaz, huzurum kalmadı, batsın bu dünya, hor görme garibi” diyenler,
onların gönüllerinde yer ettiler.
Sevgilerini çocuklarına da aktardı o kitle.
Gözlediniz izlediniz, yıllar sonra…
“Kimse yokken o vardı yanımızda” diye özetleyivermiş Ferdi Tayfur’u,
Zonguldaklı esnaf.

Aydınlar, eski ideolojifilikler pek anlamadı anlayamadı, kabullenemedi, yanlarında olamadı. Zevkleri, beğenileriyle onları küçümsedi.
Çığ gibi büyüdüler,
onları küçümsemeyenler şimdi iktidardalar.
Aydınlar hala da anlayamadılar bence.

Sosyolojiye farklı, yüzeysel ve basit yaklaştık ama mesele bu kadar basit.
Ne alaka demeyiniz, çok alaka..
Bir düşünün bakalım retrospektif.

Durkheim’a da sordum, bana hak verdi.

Ayrıca bu sosyolojik derinlikli irdelememden gıcık kapanların üzerine, Müslüm’ün jiletçilerini salarım ona göre. Belirteyim baştan bu hususu.

Ben kendimin arabesk ve müzikle ilişkime geleyim,
onu yazacaktım asıl.

Klasik müzik dinleme zevki üst düzey bir beğeni. Besteciyi bilmek, hikayesini bilmek, çalgıyı bilmek ve de müzik derinliğini bilmeyi içeren derinlikli kültürel alt yapıyı gerektirdiği anlaşılıyor.
Keyf alıcılarına saygı ile bakarım.
Onların diğer müzik türlerinden keyf alanlarına küçümsemeden bakanlarına da daha bir derin saygı bakışlıyım.

Lise sonda TRT’de eserleri bestecileriyle tanıtan geç saatlerde bir program vardı. Çalışırken hep onu dinlerdim. Fakülte de İPA hastasıydı, bizleri de takardı yanına cumartesileri CSO ya..
Uzun süre Bursa senfoni orkestrası konserlerine de gittik.

Valla sicilimizde Beşiktaş stadındaki karın titreten İron Maden konserinde, kafa sallayan beyaz saçlıların arkasında duvar dibinde oturuyorken bir arkadaşımla birlikte uyumuşluğumuz da var da, o öğle rakısının şeyindendi.

İşte bu klasik müzik konserlerinde de, bazı eserlerde göz kapaklarımla mücadele edip duruyordum,
seyircilere de bakıyordum (yanlarda oturduysan daha iyi gözüküyor);
bir dolu, mücadeleye yenik Bayburt’lu..

Eser hakkındaki bilgileri tanıtım broşürü dışında da Google dan mutlaka okurum. Konuyla müziğin ilişkisini anlamakta çoğunlukla zorluk çekmişimdir. Kapasite zafiyetinden.
Neydi o gıy mıy gidip de sonu çok gürültülü parça? (Klasikcilerden özür, terim anlam kuvvetlendirmek amacıyladır).
İçeriği okuduğumdan hazırlıklıydım.
Gümbürtü koptu parçanın sonunda.
Gözüm salonda.
O muhteşem silkinişleri ve uyanışları unutamam.
Dört açıldı gözleri.
Bayburtluların hepsi oldu Viyana’lı..
En çok da onlar alkışladı..

Bazı parçalarda da müziğin ritmi melodisi haz veriyor eklenen çalgılara pür dikkat kesilip kelebekleniyordum.
Nedense Dvorak mesela, asla uyutmuyordu. Melodisi hoş ya da tanıdık olanlar da.

Şimdilerde; sanat sanat içindirci bizim grubun entellektüellerinin klasik müzik yazı ve yorumlarını dikkatle okuyorum ama biraz indirgenmişlik hissiyle, geride kalmışlık kompleksi yapıyor azıcık.

‘MUUSİK ENDAY’
Dr. Bülent Kayhan

Ötekici berikici olmayıp,
hepsi bizimkiciler de var benim gibi. İçimizde de az değiller sanırsam.

Ferdi Tayfur’dan pek haz almazdım ama dilime dolaşmış şarkıları vardı. İçim yanar gibi, emmoğlu gibi. Orhan Gencebay’ın akşam güneşi, batsın bu dünya şarkılarını severim.

Hiç kasmayayım. Arabesk başka sevdiğim bir dolu şarkı da var. ‘Dert bende derman sende, taht kurmuşsun kalbime, damarımda kanımsın’ lara bayılırım.

İçimi bayan, bulantılı bunaltan bir dolu da arabesk şarkı var.
Bakmışsınız, çok zarif görünen bir hanımefendi onların sözlerini ezbere biliyor. Şaşırırım. Aldırmam, hoşgörürüm şahsen…

Ancaaak, hoşgörüsüz bakanlarla Ferdi’den gıcıklananların üzerine de Bahçeli’yi salarım.
Tekerlerin arasından görürler eski model Chevroletin karoserini.

Kilise müziğiyle büyümedik.
Bu toplumun genetiği var bizde. Çocukluğumuzun gençliğimizin duygusal anlarında, fon müziği tınısıyla kulaklarımıza yerleşmiş hatıra canlandırıcı şarkılar var.
Kopamayız gibi.

Bu toplumun parçasıyız,
aidiyet hissetmemeye kendini zorlayanlar olsa da…
Bir yerlerde patlayıverir.
Düğünlerde falan çok görüyorum.
Hopa şinanaydan; lorke lorkeye, tiridine bandıma, erik dalına geçiliverir.
Topuklu ayakkabılar çıkar, ceketler çıkar kravatlar gevşetilir.
Volum maximum, kulaklar sağır..
O konserlerin, pürkeyfli uyumayanlarının çoğunda bile böyledir tablo.

Hele, ender-i nadirattan Karadeniz entelinde..

‘Aç beyaz peştemali, bir göreyim yuzini, bir göreyim yu.’ duymasın; erkeği bile, türkünün sözü gibi lokmasını yemek borusunda yarım bırakıp, masada titretmeye başlıyor memelerini.

(Laf açılmışken;
ula uşağım yüzünü görmeye meraklıysan; yaşmağını de, keşan mıydı neydi onu de..
Peştemal açılınca yüzünü mü göruyon?
Alem bunlar…
Arabesk populasyonun endemik familyası…
Bir de şöyle bir türküleri var:
‘sen yağmur ol ben bulut, Maçka’da buluşalım, Maçka’da bu.’
Kelimenin türküye sığmamasından, kesiverirek bulmuşlar çözümü diye düşünürdüm.
Sorduydum birine,
“niye heceyi yarım bırakıyorlar?”
“Kızın abisi gelmiştir” dediydi, ciddi bir suratla.
İzahat mantıklı, itiraz edemezsiniz!.)

Yine mesela bizim çakma Adanalı ‘zarhoş’ olup golları galdıramadığında bile,
hele bir de pistte genç hanımlar varsa,
‘ip attım ucu kaldı’ duymasın,
illa ki fırlar yerinden,
‘o yar senin derlerse on goyun gurbanım var’ kısmında öyle bir bağırarak eşlik eder ki,
ses teşkilatını bastırır.

Açıklayın bakalım psikososyolojiyi..
İçimiz arabesk yahu kabullenmesek de.

Bu toplum içi mazimizde,
müzik olmasa bile bir şeyler bizi hep çağırır.

Birine daha bulaşayım;
grand tuvalet opera seyretmeye İstanbul’a gider; annesinin kebbat reçelinin peşine düştüğünden elinde kebbat poşetleri, mal bulmuş mağribi sevindirikliğiyle geri döner.
(Gecenin bir yarısı bir arkadaşın Darıca’daki bahçesinin görkemli ağacından topladık kebbatları..
Tablo gibi ağacının iri sapsarı beneklerini de yeşile boyadık..)

“Ne alaka?” demesin;
kel alaka, yanlar saçlı.
Ama o da bir tür toplumsal geçmiş bağlantısı sayılır.
Şahsın arabesk severlere sinirlenmiş laf etmesinden dolayı, aklıma cevabi çağrışım olaraktan şey etti.
Mantıksal bütünlük pek sağlayamadık gibi gözüküyor ama silmeyeceğim, kalsın.
Sinirlendiğine sinirlenmem hafifledi.

Sardım bu ikisine.
Baksan; ikisi de birbirinden zeki,
ikisi de bilgi kültür ansiklopedisi beyinli, klasik müzik konser mevcutluları..
Kazısan; birinin altından Adana’nın, diğerinden Tire’nin yağız Anadolu ergen delikanlısı çıkar…

Timur Selçuk’un başkanı olduğu TRT denetim kurulunun arabesk diye Firuze gibi muhteşem bir şarkıyı TRT de yasaklamasına hem şaştım hem kızdıydım.
Ne oldu? Şarkı hala rapçi ergenlerin bile dilinde.

TSM den de THM den de içimi çoşturan, ruhumu bazen sakin bazen çoşkun dalgalara yükleyen pek çok şarkı var.
Müzik çorbası top 10 uma şaşarsınız!
Her telden mevcut.
Her dinlediğimde de bıkmamış olduğumu farkederim.

Arabesk de bazen seviyor olmanın akkiz eziklik duygusu,
Kerem Görsev’in bir caz konserinde geçiverdi.
Aralarda konuşuyor. Dedi ki:
“müziğin her türü büyülüdür,
insanın ruhunu kucaklar. Benim de ekibimin de çok severek dinlediğimiz, gönlümüzü almış, arabeskden, Türk sanat müziğinden ve türkülerden
çok sayıda parça var.”
Dedi…Durduk yerde. Hah dedim, işte bu!
Kanım acayip kaynadı ona…

Bu yazıyı, “arabesk ruhlu herif, n’ooolcak”
iç sesiyle okuyanlar…
Siz de kasmayın.
Kerem Görsev’i salarım üzerinize..

“Haklısın biraz” diyenlere de,
gelsin Ajda’dan.
‘Dert bende derman sende’.

İyi hafta sonları…

Bu habere emoji ile tepki ver

😡
0
Kızgın
🤣
0
Hahaha
👍
1
Beğendim.
❤️
0
Muhteşem
😢
0
Üzgün
😮
0
İnanılmaz

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

En Son Haberler

spot_img