Sükunet ve sühuletle çözüm üretmek…

Ülkenin içine düşürüldüğü kriz ortamı ve onun getirdiği gerginliği çözecek formüller üretmek ne yazik ki yine siyasetcilere düşüyor.
Siyasecilerin bozduğunu, neden siyasetcilerin tamir etmesi gerekiyor?
Sorunun yanıtı yine demokraside..
Halkın verdiği yetkiyi alan ve bunu halk adına kullanan kadrolar ortaya koydukları icraatta yanlışlık yaparlarsa, bu yanlışı kendilerinin düzeltmesi gerektiğini bilirler, bilmek zorundadırlar.
Evet muhalefet veya anamuhalefetin iktidara karşı denetim görevi yaparken hataları ortaya çıkarması halinde buna kayıtsız mı kalınacaktır?
Tabii ki hayır.
Ülke çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapacaklar, hatadan geri döneceklerdir.
Hata da, sevap da politikacıların sırtındadır açıkcası.
Fazla hata yapan bir sonraki seçimde bunun bedelini öder.
Ama oyla.
Eski adı olan reyle.
İktidarlar, bir sonraki seçimde aldıkları oylarla dibe vurduklarında anlarlar ki yaptıklarını halk beğenmemiştir.
Ve kendisine bir bedel çıkarmıştır.
Tabii anlamayanlar da çıkar.
Şu anda iktidardaki parti ve lideri içine düştüğü boşluğun ülkeyi nereye sürükleyeceğini iyi tahmin edememektedir.
Soğukkanlılığını kaybetmiş durumdadır.
Terazinin bir yanına kendisini, diğer yanına hatasını yüzüne vuran tüm kesimleri koymaya çalışmaktadır.
Gelişmeleri sükunetle analiz etme yeteneğinden mahrum bir görüntü vermektedir.
Sükunetin yanında, sühuletle de olayların bertaraf edilebileceği ihtimalini aklına dahi getirmemektedir.
Peki Çankaya’da oturan Cumhurbaşkanı Gül ne yapmaktadır?
Önce onun ne tür bir yetkisi olduğunu anımsayalım.
ANAYASA’nın 104. maddesi diyor ki:”…Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil eder. Anayasa’nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir…”

Bu yetki ve görevleri var ama son gelişmelere bakınca hiç de iyi performans sergilediği söylenemez.
Yani Gül de, başbakanlıkta halef-selef olduğu fikirdaşı, ülküdaşı ve kader arkadaşı Erdoğan’ın içine düştüğü boşluk açısından bir çare üretememektedr.
Son anda siyasi parti liderleriyle gerçekleştirilen Çankaya toplantıları da, “Kayseri Mantısı” rehavetinde odaklanmıştır.
Yani devletin tepesi de olaya sükunet ve sühuletle çözü bulma açısından bence sınıfta kalmıştır.
Peki bundan sonra ne olacak?
Olacağı belli.
Yine çözümü siyasetciler bulacak.
Yine çare yüce mecliste  aranacak.
Yine kapıları daima açık tutulacak olan TBMM’de çözüm üretilecek.
Milletin verdiği yetkiyle kurulmuş olan TBMM’nin şu andaki üyeleri ne yapıp yapıp sistemin kazaya uğramasını önlemek için her türlü çabayı göstermek zorundadırlar.
Eskilerin deyimi olan sükunet ve sühuletle…

Not: Sühulet: 1-Kolaylık 2- Yumuşaklık, naziklik. 3-Uygun ortam.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.