Taksim olaylarına bakarken…

Taksim ve çevresinde IMF ve Dünya Bankasına karşı protesto eylemleri sonrası yapılan haberleri ekranlar aracılığı ile izledim. Protesto haberlerinin veriliş açısından izlediğimizde, medyanın etiğinin tartışma konusu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim, çünkü haberler taraflı verildiğine şahit oldum.

İzlediklerim arasında en dikkat çekilen ise, haberlerin veriliş sırasında, polis kamerasından olayların izleyiciye ulaştırılması oldu. Emniyet muhabirinin(!) çektiği görüntüler haber bültenlerinden yayınlandı. Şimdi, Irak savaşı sırasında yapışkan ya da yapıştırılmış gazeteci yerini başka bir şey alıyordu Taksim eylemleri sırasında. O savaşta en azından Amerikalı muhabirler kullanılırken, Taksim olaylarının görüntülerinin yayınlanmasından anlaşıldığına göre, taraf olan bir emniyet görevlinin kamerasından yansıyan görüntüler kullanılmaktaydı. (Kanal D ana haberler, 6 Ekim 2009)

Basının etik tartışması ve görevleri konusunda duyarlılık gösteren gazeteciler ve onların akıl hocaları, bu görüntülerin karşısında neler diyeceklerdir? Bir ayakkabı atma olayını eleştirenler, (üstelik gazeteci kimliği ile değil, öğrenci kimliği ile yaptığında) eylemi yapana giyindirilemeye çalışılan kimlik ne kadar etiktir? Etik kavramı tartışılırken, olaylarda kullanılan dil ve görüntülerin hangi açıdan yansıdığı tartışılmaz mı? Esliden en azından muhabirlerin ve ajansların verdiği görüntüler kullanılırdı, şimdi polisin kamerasından görüntü kullanılması ‘orantısız güç’ yanında, ‘orantısız bilgi’ akışını temsil etmiyor mu? Bunu yayınlayan kanala, acaba RTÜK her hangi bir soru soracak mı ya da yaptırımı olacak mı? Her şeyi sansür etmeyi kendisine iş edinen kurumlar, bu orantısız görüntüler hakkında ne yapacaklardır?

Taksim ve çevresinde yapılan eylemler ‘orantısız güç’ gösterisinin başka bir boyutunu ortaya çıkardı, çünkü kalp krizi geçiren biri oluşturulmuş olan barikata takılarak hayatından olması ile birlikte, güvenlik kim için sorusuna yanıt aramayı bitirilmiş durumdadır. Yanıt açıktır ve nettir. Bu vatandaşın hayatını kim geri getirecektir? Vatandaşların malını ve canını korumak ile yükümlü olanlar, gaz atamak dışında ne yapmıştır? Mahalle serserilerinin göstericilere yönelik saldırısını önleyeceğine, dayak yiyen göstericiye birde polisin copu ile karşılaşmasını hangi etik kural anlatır? Eğer göstericiler arasında bir ayırım yapılıyorsa, orada şiddet teşvik ediliyor anlamındadır, bu konuda geçmişimizde bir çok örnek bulunur. Şiddet devlet eli ile alevlendiriliyor, eğer bir taraf tutma var ise… Ekranlardan bu açık açık geçmiş olaylarda olduğu gibi yansıdı.

Taksim olayları bir çok veriyi ele vermektedir, bu veriler ışığında gelişmiş ülkeler ne gibi çözüm üretmişler ona bakmak gereklidir. Buna benzer her hangi bir gösteri örneğin Berlin’de ya da Hamburg’ta olmuş olsa, polis nasıl davranırdı? Yılda birden fazla uluslararası toplantılar oluyor ve orada buna benzer polisin saldırısına şahit olmuyoruz. Dükkanların camları bu şekilde korumasız kalmıyor. Çünkü orada gösteri öncesi dükkanların camları korumaya alınır. Gösterilerde olaylar olacağı kabul edildiğinde, o sokaklardaki yaşayanların malları da canları da güven altında tutulur. Bizdeki gibi bir anlık saldırı ile olmaz!

Polis ve polisi yönlendirenler kendi kuyularından dünyaya baktıklarından dolayı hep kendilerini haklı görmekteler ve haklı olduklarını ilan edebilmek için her türlü medya aracını kullanmaktalar. Kendi görüntülerini haber bültenlerinde yayınlanmasına izin vermekteler. Henüz soruşturma aşamasında olan bir görüntünün kamuya gösterilmesi acaba ceza yasası içinde yeri yok mudur? Oradaki görevli, görevini kötüye mi kullanmaktadır, iyiye mi? Görevlinin durumu yanında, yayınlayan kurumun suçu yok mudur?

Ders almayı bilmeyen bir çizgide yürümeye devam ediyoruz. Tek taraflı propaganda amaçlı yapılan yayınlar ile medya görevini yapmamış olur. Bizde medyanın varlığı aslına bakarsanız tartışmalıdır, çünkü etik kurallara uyan ve haber peşinde koşan medya tarihimizde acaba var olmuş mudur?


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

1585260cookie-checkTaksim olaylarına bakarken…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eighteen − 11 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.