Tartışmak güzel de…

Ömür biter ülke sorunları bitmez.
Sorunlar bazen son sürat çözümlenir…
Bazen asırlar alır..
İşte Kürt sorunu…
İşte Ermeni sorunu…
1970’lerin Kıbrıs sorunu…

Bu gezegen üzerinde eğer güçlü devlet değilseniz kazanmanız güç.
Belki çok güçlü lobiniz varsa –İsrail gibi- kazanmanız kolaylaşabilir.

Dış sorunlar açısından güçlü devletlerin gözüne bakmak zorunda kaldık ve hala da kalıyoruz.
Ama ya iç sorunlar?

Şu anda tartışılan Anayasa gibi hayati bir sorunu hala çözebilmiş değiliz.
Hadi Kürt sorunu kısa vadeli değil ya Türban sorunu?
Türban konusu asırlarca sürer mi?
Bu ya özgürlük çerçevesinin içinde yer alır, ya almaz.

Aylardır hemen her konu bölük-pörçük tartışılıyor.
Tartışmanın kimseye zararı yok.
Yeter ki iş hakarete, aşağılamaya varmasın.
Yeter ki gerek yokken sorgusuz infaz yapılmasın.

Anayasa sorunu bu ülkedeki tüm partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve halkı çok yakından ilgilendiriyor.

Herkes şikayetci.
Herkes “Bu anayasa değişmeli” diye feryat ediyor.
Ama üzerinde bir türlü mutabakat sağlanamıyor.
Herkes arkadan dolanmayı seviyor.

Hele AKP anamuhalefet partisi ile uzlaşmaya yanaşmak bir yana, mecliste aynı koridorda karşılaşmamak için iki tarafın milletvekilleri yollarını değiştiriyorlar.

Böylesine husumet-kin-intikam gibi duyguların karşılıklı yaşandığı bir ortamda anayasa sorunu tartışılsa ne olacak, tartışılmasa ne olacak?
her şeyden önce iyiniyet gerekir.
Bu AKP’de yok.
Aslında AKP dememek lazım.
Bu partinin genel başkanı ve Başbakan RTE’de uzlaşma niyeti yok.

CHP’ye gelince…
CHP’nin henüz çiçeği burnunda sayılacak genel başkanı Kemal Kılıcdaroğlu koltuğa ısınmış bile değil.
Siyasette de yeni.
Yanı bazıları gibi “pişmiş” değil.
Sık sık karşı tarafın tuzağına düşüyor.
Oldukça saf bir anadolu çocuğu olduğu için, Kasımpaşa raconunu sık sık kullanan Recep beyin (Kılıçdaroğlu’nun tabiridir) ara-açık geride kalıyor.
Bunu inşallah yakında çözer…

Ama ben hala bu anayasa değişikliği konusunda seçimlerden önce hiçbir şey yapılmayacağını tahmin ediyorum.
Bu kesin.
Siyasi Partiler Yasası ise bu kısa döneme sıkıştırılıp değiştirilir mi bilemem ama seçim barajının öyle “şıpınişi” yüzde 10’lardan yüzde 5’lere düşürülmesi ve bunun gelecek ilk seçimde uygulanması hayal…
Keşke baraj düşürülebilse.
Keşke temsilde adalet önümüzdeki genel seçimlerde sağlanabilse…
Hayatımızda “ keşke”ler o kadar çok ki…
Keşke hayatımızdaki “ keşke”leri azaltabilsek…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.