Tecavüze uğramış çocuk üzerinden nemalanmak!

Ülke bir süredir iğrenç tecavüz olaylarını konuşuyor.
Bir babanın 7 yaşındaki evladına tecavüz edip öldürmesini, iki kişinin 75 yaşındaki İngiliz nineye tecavüzünü.
Tecavüz insanın başına gelebilecek en korkunç eylem olsa da bir baba tarafından tecavüze uğramak bahtsızlıkların en beteri gerek.
Bir babanın kendinden oluşmuş bir canlıya cinsel istek duyabilmesi, bir yavrunun korunağında tecavüze uğraması aklın alabileceği bir şey değil.
Kendisine kol kanat germesi gereken kişi tarafından… Saçını okşayacak, “bu benim babam” diyerek dünyaya kafa tutabileceği kişi tarafından…
Baba olmak için sperm bırakmanın, anne olmak için karında taşımanın yeterli olmadığını gösterdi bu caniler bize.
Çok yazılıp çizildiği için bu iğrenç olay ve kişi hakkında çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Bu insanlık ayıbı adama şeriat kurallarının uygulanmasını temenni ederek anneye geçeceğim.
7 yaşındaki çocuğu babasının kapısına bırakıp giden anne Şemse İri bir gazeteye mülakat vermiş. Babasının 7 yaşındaki yavrusunu tecavüz ederek öldürdüğünü mahkeme günü öğrendiğini söyleyen İri, “olayı mahkeme günü polisten öğrendim. Yapacak bir şey yok artık. Ne diyeyim. Allah’ından bulsun” demiş!
Ve utanmadan, elleriyle celladına teslim ettiği oğlunun yanında kalmayı bahane ederek acılı anne kontenjanından vatandaşlık istemiş!
Şöyle demiş oğlu, babası tarafından tecavüze uğrayıp hunharca öldürülen İri: “Benim şu an için tek istediğim daha önce de belirttiğim gibi cezamın silinmesi ve sınır dışı edilmemem. Oğlumun mezarı burada, gitmek istemiyorum!”

Çıldırmak işten değil. Kadın, toplumun içini sızlatan, öfke patlaması yaşatan ve “Türkiyeli-Kıbrıslı” tartışmasını yeniden hortlatan ve başrolünde olduğu olaydan nemalanmak istiyor utanmadan.
İçinde yürek taşıyan herkes bu olayı lanetlemek için yollara düşerken kadın “Allah’ından bulsun. Bana vatandaşlık verin” diyor sadece.
(Bu kadına benim yorumum: Çocuğu istemeyen bir babanın kapısına bırakan annede baba kadar suçlu nazarımda. O yüzden bu kadın değil acılı anne olarak devletin imkanlarını talep etmek, yüzüne peçe gerip ülkeyi terk etmeli)
Bu olay hakkında yapılan yorumlar değişen demografik yapının suçları çeşitlendirdiğine/artırdığına yönelik. (Tabi benim yazdığım gibi yumuşak değil yorumlar.)
*“Lanet olsun böyle insanlara her türlü pisliğinizi Kıbrıs’ımıza taşıdınız. Allah tüketsin sizin gibi insanları…”
*“Yuh artık. Söyleyecek kelime bulamıyorum. Bu kadarını Kıbrıs Türküne Grivas bile yapmamıştır. Bizi kurtaran Türkiyeliler sayesinde o Kıbrıslı Türk düşmanı olan Grivasi bile arar olduk. Teşekkürler Türkiye ama yetmez daha gönder buraya bunlardan. Biz nasıl olsa ıslah ederiz…
*“Eh bu pisliklerinden sonra, geri kalan hakiki Kıbrıslı Türkler akılları varsa ya Güneye geçer, ya da yabancı ülkelere göç eder. Ne can, ne mal, ne namus güvenliği kaldı artık burada. Türkiye’nin, anamızın tüm pislikleri burada. Bizleri bunlar kurtardı be? Bizi kurtardılar?”
Yapılan yorumlara söyleyecek bir şey yok. Söylemlerde ırkçılık varsa da bunu canı yanan insanların haykırışı olarak almak gerek. Bir gazetemizde “artık yeter” diye başlık atıp bu tür olaylara karşı birleşme çağrısı yapmış. Mustafa’nın babası gibi kişileri toplumdan ayıklamak ve huzur içinde yaşayabilmek adına çok haklı ve çok gerekli bir talep ancak eksik.
Bu iğrençliğe sadece Kıbrıslılar değil, göğüs kafesinin içinde yürek taşıyan herkes “hayır” diyor ve ülkenin bu pisliklerden temizlenmesini istiyor.
Bu isteği en fazla duyanlar ise Türkiyeliler. Cani Erol Diker’in gıyabında 80 milyonun yargılanmasına öfke duyan Türkiyeliler, sadece vatandaş olacakların değil, çalışmak için geleceklerin bile araştırılmasını talep ediyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.