‘İthalat olmazsa aç kalacak hale geldik’

Günaydın, “Türkiye söylenildiği gibi tarım ürünlerinde kendine yeter bir ülke değildir. Hammadde ithal etmezse hem nüfusunu doyuramayacak, hem de gıda maddeleri üretmek için hammadde bulamayacak bir konumdadır” diye konuştu.


TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası‘nın 41. Dönem Olağan Genel Kurulu, 8 Mart 2008 tarihinde Büyük Anadolu Oteli‘nde başladı. Açılışın ardından verilen önerge ile Divan Başkanlığı‘na Celil AYGÜL, Divan Başkan yardımcılıklarına Prof. Dr. Zeki Acar ve Ahmet Atalık, Yazman üyeliklere de Songül Kadıoğlu, Doç. Dr. Türkan Aktaş, Dr. Yeşim Bekyürek ve Sabit Altıntaş seçildi.


ZMO Başkanı Dr. Gökhan Günaydın açılış konuşmasında, son yıllarda tarımsal üretim artışının, nüfus artış hızının gerisinde kaldığını, hatta üretimde azalmalar yaşandığını belirtti. Türkiye‘nin geçmişte dünya birincisi olduğu baklagil üretiminde bile artık ithalatçı bir yapıya kavuştuğunu anlatan Günaydın, şeker pancarı, pamuk, tütün, mısır ve patates gibi ürünlerde de üretim azalmaları yaşandığına dikkat çekti.


2007 yılında toplam tarım ürünleri ithalatının 7.9 milyar dolar, ihracatının ise 7.6 milyar olduğunu bildiren Günaydın, “Türkiye gıda maddelerinin dış ticaretinde ihracatçıdır. Ancak tarımsal hammaddelerin dış ticaretinde 2006 yılında 3 milyar dolarlık negatif vermiştir. 2007 yılında bu rakam 3 milyar doların da üzerine çıkmıştır. Türkiye söylenildiği gibi tarım ürünlerinde kendine yeter bir ülke değildir. Hammadde ithal etmese hem nüfusunu doyuramayacak, hem de gıda maddeleri üretmek için hammadde bulamayacak bir konumdadır” diye konuştu.


Daha yatırımcı, kalkınmacı ve üretim odaklı bir politikanın yerleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, bunun için gereken bütçenin tarıma aktarılamadığını kaydetti. AKP‘nin kendi çıkardığı Tarım Kanunu‘ndaki, tarıma aktarılacak bütçenin GSMH‘nin yüzde 1‘inden az olamayacağını öngören yasa maddesine uymadığına dikkat çeken Günaydın, tarım arazileri ve mera işgalcilerine af getirilmesini de eleştirdi.


“VERİMLİ ARAZİLER YABANCIYA”


Mayınlı arazilerin, temizlenmesi karşılığında 44 yıllığına “organik tarım” yapılmak üzere yabancılara tahsis edilmesinin planlandığını anımsatan Günaydın, şöyle konuştu: “Bir firma olacak ki hem mayın temizleme işinde, hem de organik tarım konusunda uzman olacak. Böyle bir firma var mı dünyada? Ya bu topraklarımızı oradaki topraksız köylümüze dağıtıp üretime açacağız ya da 44 yıl buraları kim önüne gelirse o işletecek. Başka bir deyişle askeri mayınları temizleyeceğiz, bunun yerine ekonomik mayın döşeyeceğiz. Ellemeyin, bari ellemeyin…”


Özelleştirilmeleri de eleştiren Günaydın, “1923 yılında biz bunları kovduk. Ve şimdi yeniden Türkiye‘nin parsel parsel, fabrika fabrika, toprak toprak satılması süreciyle karşı karşıyayız. Eğer sesimizi çıkartmazsak boyunduruktan başka çözüm yoktur bu memlekette. Bunları görmek zorundayız. Bu topraklar üzerinde özgür yürümek istiyoruz. Bu topraklar üzerinden akan ırmaklarda yıkanmak istiyoruz. Irmaklardan çıkıp parlayan güneş altında kurumak istiyoruz. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, kardeşçe, tam bağımsız bir yaşam sürmek istiyoruz” diye konuştu.


DSP Genel Başkan Yardımcısı Macit Özcan, 1920‘li yılarda topla, tüfekle Türkiye‘nin topraklarını ele geçiremeyen emperyalist güçlerin, bugün parayla, cumhuriyetin kazanımı olan KİT‘leri, kamu kurumlarını ele geçirdiğine dikkat çekerek, “Yani 1920‘li yıllarda işgal edilemeyen Türkiye bugün ekonomik olarak işgal edilmiş durumda” dedi.


CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Gürol Ergin, AKP iktidarı sürecinde çiftçinin ürettiği her üründen zarar ettiğini belirtti. Hükümetin, 2002 yılından bu yana yabancı patentli tarım politikalarıyla çiftçiyi ezdiğini anlatan Ergin, “AKP iktidarının darbesini yemeyen çiftçi kalmamıştır. AKP hükümeti, uyguladığı çeşitli politikalarla çiftçiyi üretemez hale getirmiştir” diye konuştu.



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.