“Tülay Gören haberlerinde basın sınıfta kaldı”

Savcılık iddianamesinde Tülay Gören’in babası Mehmet Gören ile amcaları Ali ve Cuma Gören tarafından aile meclisi kararıyla ‘namus meselesinden dolayı’ öldürüldüğü belirtilmişti. İngiltere’nin önde gelen gazeteleri ise cinayete geniş yer ayırırken etik olmayan bir biçmde de zanlıların etnik kökenini öne çıkarmaktan kaçınmamıştı.

GİK DER Kadın Komisyonu açıklamasında şöyle denildi:

“Yıllardır baskı altında susmak zorunda kalan anne Gören ise sonunda olayın nasıl olduğunu ve kızının nasıl canına kıyıldığını mahkemede anlatmaya başlamış… Bu öyküler ne kadar tanıdık… Kaç kadının yaşamı karartıldı bu öykülerle… Ve daha kaç kadını bekliyor bu öyküler…

Kadınlar, İşçi ve Emekçi Göçmen Kadınlar;

Daha ne kadar bekleyeceğiz, ne kadar izleyeceğiz, ne kadar susacağız ve seyirci kalacağız bu vahşete…
Bir anne, 9 yıl nasıl susar!.. Nasıl susturulur?.. Kadının bilinçaltındaki meşruluk değilde nedir?.. “Namus” diye biz kadınlara giydirilen esaret giysisi değilde nedir?.. Söz dinlemedikleri, boyun eğmedikleri için öldürülen kadınlara uygulanan bu vahşet karşısında sessizliğimizle suç ortaklığı yapmıyormuyuz?.. Katilleri meşrulaştırıyor ve cesaretlendirmiyormuyuz?

Dostlar;

Resmi rakamlara göre İngiltere’de her yıl 17 bin kadın, ‘namus’ gerekçesi ile şiddete maruz kalıyor. Kadını, kadın bedenini, cinselliğini ve temel özgürlüklerini kontrol altına alma araçlarından biri olarak kullanılan “namus” olgusu, kadına yönelik erkek egemen şiddeti meşrulaştıran en önemli öğelerden de biridir. Kadın mücadelesinin bir parçası olarak “namus” kisvesi altında kadına yönelik her türlü şiddeti önlemek için mücadele etmenin zorunluluğu Tülay Gören olayında daha da belirginleşmiştir.

Kadına yönelik şiddetin en ağır biçimlerinden biri olan namus cinayetlerini şiddetle kınıyor ve bütün kadınları duyarlı olmaya, mahkeme sürecinde taraf olmaya çağırıyoruz. Ayrıca bu olayların önlenmesi veya yeni tedbirler alınması için kamuoyunu ve devlet organlarını uyarıcı olmaları gerekirken bu tür olayları sadece Kürt’lerin yaptığı kişisel, kirli bir olay olarak göstermeye çalışan basını da kınıyoruz.

Biz GİKDER Kadın Komisyonu olarak bu olaydan duyduğumuz üzüntü ve endişelerimizi kamuoyuyla paylaşıyor ve böyle olayların tekrarlanmaması için herkesi birleşik mücadeleye çağırıyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.