Toprağımız madenden değerlidir!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Başkentte köylüler tarım alanları ile doğal yaşamı tehdit eden madencilik projesine karşı açılan davanın bilirkişi keşfi sırasında eylem ve basın açıklaması yaptı…

Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı Uruş  beldesinde açılması planlanan kil ocağı projesine karşı dava açan yöre halkı, maden sahasındaki bilirkişi incelemesi sırasında protesto ve basın açıklaması yaptı. Maden tesisi açılmak istenen bölge, Uruş beldesi ile Güdül ilçesine bağlı köylerin tarımsal, ekolojik, arkeolojik açıdan önemli alanların ortasında yer alıyor. Mahkeme heyetinin incelemesi sırasında maden sahasında bir araya gelen 300’den fazla üretici köylü, “Doğamız, toprağımız madenden değerlidir, tarlalarımız, meralarımız yok olmasın, maden değil temiz üretim, toz değil temiz hava istiyoruz. Köyüme sağlığıma, geçimime dokunma, doğamız ve köylerimiz geleceğe mirastır” yazılı döviz ve pankartlar açarak maden projesine karşı tepkilerini yansıttılar.

Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı Uruş Beldesinde açılması planlanan kil (Sepiyolit) ocağına karşı yöre halkı basın açıklaması yaptı. MYB Madencilik adlı özel bir firma tarafından açılmak istenen kil ocağı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 31 Mayıs 2021 tarihinde ÇED Gerekli Değildir Kararı verildi. Yöre halkı ve dernekler ise kararı yargıya taşıdı.

300’DEN FAZLA ÜRETİCİ KÖYLÜ BİR ARAYA GELİP EYLEM YAPTI

Mahkemenin atadığı bilirkişi heyetinin maden sahasındaki incelemesi sırasında bir araya gelen 300’den fazla üretici köylü, projenin tarım alanlarını ve yöre halkının geleceğini tehdit edeceğini yansıtan döviz ve pankartlarla tepkilerini yansıttılar.

KİRMİR ÇAYI VADİSİ DE ETKİLENECEK

Proje, İç Anadolu’nun ilk ve tek Sakin Şehri olan Güdül ilçesindeki tarımsal üretim alanlarının yanı başında hayata geçirilmek isteniyor. Ayrıca Köroğlu Dağları ile Kirmir Çayı ve Süvari çaylarının etkisiyle oluşan zengin ekosistem ve doğal çevrenin de projeden zarar göreceği kaydediliyor. Yöre halkı ise geçim kaynaklarını ve geleceklerini tehdit eden madencilik girişiminin durdurulmasını istiyor.

DAVACILAR VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ TEMSİLCİLERİ AÇIKLAMA YAPTI

Basın açıklamasında, davacılardan Uruşlular Derneği’nin başkanı Mustafa Büyükgedik, Uruş Muhtarı Murat Uz, Tahtacıörencik Muhtarı Sebahattin Araç ve davayı takip eden avukatlar katıldı. Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği’nden Ceyhan Temürcü, Kırsal Çevre Derneği’nden Can Yücesoy ve Mustafa Bektaş da proje tanıtım dosyasındaki eksikliklerin yanı sıra, projenin yapılması durumunda ortaya çıkacak ekonomik, sosyal ve ekolojik zararlar konusunda bilgilendirme yaptı.

ÜZÜM BAĞLARI VE ARICILIK DA ETKİLENECEK

Maden tesisinin faaliyete geçmesi durumunda yaşanması muhtemel arazi tahribatı, toz yayılımı ve ağır tonajlı kamyonların yaratacağı trafiğin tarım alanları ile üzüm bağlarına zarar vereceği kaydediliyor. Yöre köylerinin arıcılık, büyük ve küçükbaş hayvancılık gibi geçim kaynaklarının da olumsuz etkileneceği, Sakin Şehir ünvanlı Güdül ilçesinin turistik cazibesinin de projeden zarar göreceği belirtiliyor.

GEYİK, KURT VE YILKI ATLARININ YAŞAM ALANI TEHDİT ALTINDA

Ayrıca bölgede yaşamını sürdüren geyik, kurt, ayı ve yaban atlarının yaşam alanlarının da madencilik projesinden etkileneceği, yaban hayatının tehdit altına gireceğinden endişe ediliyor.

‘DOĞAMIZ, TOPRAĞIMIZ MADENDEN DEĞERLİDİR’

Maden sahasındaki protesto sırasında yöre köylülerinin taşıdığı pankart ve dövizlerde verilen mesajlar, üreticilerin yıkım projelerine karşı yaşam alanlarına ve doğaya sahip çıkma kararlığının altını çiziyor: “Doğamız, toprağımız madenden değerlidir, tarlalarımız, meralarımız yok olmasın, maden değil temiz üretim, toz değil temiz hava istiyoruz. Köyüme sağlığıma, geçimime dokunma, doğamız ve köylerimiz geleceğe mirastır.”

1826 HEKTARLIK RUHSAT SAHASI, YILDA 300 BİN TON ÜRETİM HEDEFİ

Yöre halkının tepkisini çeken madencilik projesi için 1862,09 hektarlık (18.620 dekar) alanda ruhsat verildi. Proje kapsamında ilk etapta 160 bin metrekarelik alanda açık ocak işletmeciliği yöntemiyle yılda toplam 300 bin ton sepiyolit (doğal kil) üretilmesi planlanıyor. Kozmetik, kimya, tarımsal gübre üretimi ve petrol sondajlarında kullanıldığı belirtilen sepiyolitin maden sahasından çıkarılıp işlendikten sonra piyasaya satılması planlanıyor.

Önceki haberOrmancılık uzmanından 11 Kasım’daki ağaçlandırma gösterisine itiraz var!
Sonraki haberHayata nereden bakıyoruz?
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.