Türkiye solu Kıbrıs’ta nasıl bir çözümden yana?

Bu sorumun adresi kesinlikle CHP değil! Her ne kadar Türkiye’de “Sol” söz konusu olduğunda CHP ya da DSP gibi partiler bu kategoride sayılıyor olsalar da sorumun adresi son seçimler de Türkiye’de kendini gerçekten “sol yelpazede” gören bağımsız adaylara oy veren kesim.

17 Şubat 2008 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti isimli AB üyesi konumundaki Güney Kıbrıs’ta gündeme gelen Başkanlık Seçimi sonucu ortada. Bir şekilde Güney’in Denktaş’ı diye tanımlayabileceğimiz Tasos Papadopulos ağır bir yenilgi alarak kaybetti. Bu Pazar günü sağ ve liberal kesimin adayı AP milltevekili Yoannis Kasulidis (DİSİ) ve sol kesimin adayı Dimitris Hristofyas (AKEL) arasında son seçim gündeme gelecek. Hangi aday kazanırsa kazansın Türkiye ve Türkiye’nin AB üyeliği için sürekli bir “engelmişcesine” aktüel bir sorun olarak Türkiye Kamuoyu’nun da ana konularından biri olan Kıbrıs Sorunu’na yönelik olarak oldukça hareketli bir 2008 yılı yaşanacak.

Kıbrıs Sorunu konusunda adada yaşamakta olanlar şimdiden sıcak bir şekilde “çözüm şansını yakalayıp, yakalamadıklarını” tartışmaya başladılar. Kuzey Kıbrıs’ta yani KKTC’de bu konuya yönelik olarak iki çizgi net olarak dile getirilmekte. KKTC’nin Solu
“adada kalıcı bir barış için eğer değerlendirilirse büyük bir şans olarak” görmekte Rum Kesimi’nin yeni başkanını. KKTC Sağı ise “Bunlar bize yine Annan Planı’nın bir kopyasını dayatacaklar ve “güvercin” resminin arkasına saklandıkları için AB ve BM’de KKTC’ye baskı yapacak durum vahim.” şeklinde yorum yapmakta. Üçüncü bir grup ise “hiç bir şey değişmeyecek” demekte.

Diğer yandan Kosovo’nun bağımsızlığını ilan etmesi ve özellikle bu karara karşı olan Putin’in AB’ye “Dürüst değilsiniz. Kosovo’nun bağımsızlığını tanıyıp, onca yıldır var olan KKTC’yi tanımıyorsunuz.” çıkışı ile Kosovo ve KKTC’nin birlikte tartışılması ve Kuzey Kıbrıs’ın “Kosovo’ya mı yoksa daha çok Tayvan’a mı” benzediği sorularının sıkça soruluyor olması 2008 yılını daha da ilginç bir hale getirmekte.

Çok merak ediyorum Türkiye Solu bu konuda ne düşünüyor?

İkinci bir Annan Planı tarzı çözüm önerisi söz konusu olsa ve Kuzey Kıbrıs’ta bu nedenle tartışmalar kızışsa tavrı ne olacak? AB yolunda Türkiye için KKTC ya da Kuzey Kıbrıs bir “olmazsa olmaz mı?”. Türkiye Solu Kıbrıs’ın geleceğini sadece eski “ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı” prensibi ile mi çözmeye eğilimli. Böyle bir durumda Kuzey Kıbrıs halkı ikinci bir “Annan Planı’na” “evet” derse sanırım Sol için bununla başa çıkmak zor olmayacaktır. Ancak KKTC’de yaşayan insanlar bundan önceki hayal kırıklığı ve AB’nin sözlerini tutmaması nedeniyle ve de çıkarları artık buna daha uygun olduğu için bu tarz bir çözüm önerisine “hayır” derse Türkiye Solu buna hazır mı?

Çünkü bu şekilde gündeme gelen bir “hayır” beraberinde bir çok yeni soruyu da getirecek. Türkiye’nin kaderi açısından hayati önem taşıyan sonuçlar gündeme gelecek. İşte bu nedenle sormak istiyorum: Türkiye Solu Kıbrıs Sorunu konusunda gerçekten donanımlı mı? 2008 yılında bu konuda gündeme gelebilecek gelişmeler Türkiye Kamuoyu’nun gündemini meşgul ettiğinde Sol bu konuyla başa çıkabilecek mi? Bence şimdiden bu konuyla ilgilenmeye başlasa çok iyi olacak!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.