Türkiye’nin gücünü keyifle izliyorum

Avrupa ve Amerika’da yaşanan ekonomik kriz, 50 yıl önce Türk işçilerin trenlerle Almanya’ya uğurlandığı Türkiye’yi cazip hale getirdi. Uzmanlar 120 bin yabancı uyruklu adayın Türkiye’de internet üzerinden iş aradığını, Türkiye’de çalışmak isteyenler arasında Almanya, Fransa, Hollanda, Yunanistan ve ABD uyruklu adayların da yer aldığını söylerken bu talebin hiçte yabana atılmayacak düzeyde olduğu yaşanan örneklerle göz önüne serilmiş vaziyette.
Buna tren yön değiştirdi de diyebiliriz.
Avrupa ve Amerika’yı saran ekonomik kriz dev şirketlerin eleman çıkarmasına neden olunca, bu ülkelerden gelen CV’lerde de patlama yaşandı. Global krizin ardından Yunanistan ve İspanya’da yaşanan krizle zor günler geçiren Avrupa’nın – hem yaşamak hem de çalışmak için- cazibesini yitirmesinin ardından ekonomisi güçlü ülke arayışına giren çalışanlar KKTC ve TC’den medet ummaya başladı.
Ki, Türkiye’nin ekonomide aldığı aşamalarla itibarını artırdığını vurgulayan TC Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın “benim dünyanın dört bir yanında 205 ticaret müşavirim var. Onlara Avrupa’da bunalımın ardından bireylerin Türkiye’ye gelme talepleri aktarılıyor. Yunanistan’dan Türkiye’ye gelip çalışmayı temenni edenlerin sayısı fazla” sözleri tamamen doğru.
İtalyan Marco M. Türkiye’den medet umanların sadece biri. İşletme mezunu, onur derecesiyle mezun olmuş. CV’si de oldukça kabarık. Ne var ki Marco bu kabarık CV’ye rağmen ülkesinden ve ülkesinde yapacağı kariyerden ümidini kesmiş durumda. Tek arzusu TC veya KKTC’de bir iş bulabilmek…
Bulur mu bulamaz mı bilmiyorum. Zaten ben işin, “keser döner sap döner” kısmıyla ve dışarıdaki yeni Türkiye algısıyla ilgiliyim.

***

Evet; Yapılan araştırmalarda girişimciliğe olumlu bakma ve kendi işini kurma konusunda en cesaretli ülke olan Türkiye, umudun da adresi olmuş vaziyette. Almanya’dan Türkiye’ye dönen Türklerin sayısı, Türkiye’den Almanya’ya gidenlerin sayısı aşarken, Batı’da eğitilen bu profesyonel Türk-Almanların Türkiye’de iş bulma şanslarının da arttığı belirtiliyor.
Peki bu ne demek? Bunun yanıtı birkaç kelimeyle geçiştirilecek değil zannımca. Zaten ekonomistler bu durumun ileriye dönük etkilerini uzun uzun anlatabilirler ama benim basit bir bakış açısıyla söyleyebileceğim şu: Yaşamak ve çalışmak için Türkiye’yi seçen kalifiye kişiler Türkiye’nin canlı ve dinamik yapısı içine deneyimlerini aktarma fırsatı bulacak ve ülkeyi farklı bir mecraya taşıyabilecek. Türkiye’nin bölgesel bir güç olabilme yolunda hızla ilerlediği şu günlerde başlatılan askeri gemi sektörü atılımlarını ve otomotiv sektöründe yaşanan gelişmeleri bu anlamda iyice okumak gerekiyor.
Velhasıl, kendi uçağını, kendi gemisini, kendi otomobilini kendisi yapan bir ülkenin gücünü tartışmak, bu ülkeyi kötülemek, ülkedeki güzellikleri görmemek için sıkıca gözleri yummak yerine, dünyanın değişen dengeleri içinde Türkiye’nin yeniden konumlanmasını izlemek daha keyifli olacak bana göre…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.