Trump, ABD yayın kuruluşu NBC News’e verdiği demeçte, “Önce ülkeyi düzeltmemiz gerekiyor. Seçim yapamazsınız. Bunun için bir süre gerekecek. Ülkeyi tekrar sağlığına kavuşturmamız lazım” ifadelerini kullandı.
ABD, Güney Amerika ülkesine hafta sonunda uluslararası hukuka aykırı bir saldırı düzenlemişti. Askeri operasyonda Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores yatak odalarında gözaltına alınmıştı.
Geçici Devlet Başkanı Rodriguez göreve başladı
Venezuela hükümeti, ABD güçleri tarafından Cumartesi günü kaçırılarak gözaltına alınan ve yargılanmak üzere ABD’ye götürülen Devlet Başkanı Maduro’yu ülkenin meşru devlet başkanı olarak görmeye devam ediyor. Venezuela anayasasına göre, devlet başkanlığı makamının kalıcı olarak boşalması durumunda, başkan yardımcısı görevi devralıyor ve 30 gün içinde yeni seçim organize etmekle yükümlü oluyor.
Yeni yönetimin mevcut durumu “kalıcı bir yokluk” olarak değerlendirip değerlendirmediği ise belirsizliğini koruyor.
Maduro’nun 2018’den bu yana yardımcılığını yapan Delcy Rodriguez, Pazartesi günü geçici başkan olarak yemin ederek göreve başladı.
Venezuela’da geçici Devlet Başkanı Rodriguez yemin ediyorVenezuela’da geçici Devlet Başkanı Rodriguez yemin ediyor
Rodriguez iş birliğine açık
Rodriguez’in ilk icraatlarından biri, olağanüstü hâl ilan etmesi oldu. Geçici Devlet Başkanı, polisi iş birlikçileri aramakla görevlendirdi. Olağanüstü hâl ilanına ilişkin kararnamede, tüm polis birimlerinin ABD saldırısını destekleyen kişileri araması gerektiği belirtildi.
Amerikan basınına göre, ABD ordusu hafta sonunda Maduro ve eşi Flores’in gözaltına alındığı operasyon sırasında, sahadan destek sağladı. Operasyon sırasında, Maduro’nun yakın çevresinden bir kişinin sürekli olarak onun mevcut konumuna dair bilgi aktardığı iddia ediliyor.
Rodriguez, Maduro’nun iktidarında çevresindeki en sadık isimlerden biri olarak biliniyor. 2014-2017 yılları arasında Dışişleri Bakanı olarak sert bir ABD karşıtı politikayı şekillendiren sosyalist, Başkan Yardımcısı olarak da bu çizgiyi sürdürdü.
Ancak geçici devlet başkanlığı görevine gelmesi sonrasında ABD ile iş birliğine açık olduğu mesajını veren Rodriguez, Trump’a yönelik olarak, “Halklarımız ve bölgemiz barış ve diyaloğu hak ediyor, savaşı değil” diye konuştu.
ABD ne istiyor?
Maduro’nun tutuklanmasının ardından Washington’da ABD yönetiminin stratejisi üzerinde sert bir siyasi tartışma başladı.
Önde gelen Cumhuriyetçiler Pazartesi günü, Güney Amerika ülkesinin işgal edilmesinin söz konusu olmadığını vurguladı. Temsilciler Meclisi Sözcüsü Mike Johnson, ABD’nin Venezuela’da herhangi bir asker bulundurmadığını ve ülkeyi işgal etmeyeceğini söyledi.
Önde gelen Demokratlar ise operasyondan duydukları memnuniyetsizliklerini dile getirdi. Senato’daki Demokratların lideri Chuck Schumer, hükümetin Maduro sonrası planını eleştirerek, planın “belirsiz, hayal ürünü temellere dayandığını ve tatmin edici olmadığını” belirtti.
Hafta sonunda, Venezuela’yı ABD’nin yöneteceğini söyleyen Trump, yeni Venezuela hükümetiyle iş birliği yapabileceklerinin de sinyallerini vermişti. Bu strateji ile ABD, Nobel Barış Ödülü sahibi, Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado’yu devre dışı bırakıyor. Trump, bu kararı, Machado’nun ülkede destek veya saygı görmemesi ile gerekçelendirdi.
Machado ise ödülü almak üzere şu anda yurt dışında bulunduğu sırada, ABD’nin Maduro’ya yönelik saldırısını “insanlık için büyük bir adım” olarak nitelendirdi. ABD’nin stratejisi, istikrarın korunması için Maduro’ya sadık güçlere dayanılması önerisinde bulunan CIA raporu ile örtüşüyor.
ABD petrol şirketlerinin hisseleri yükseliyor
Ayrıca Maduro’nun tutuklanması, ABD petrol şirketlerinin hisselerini yükseltti. Yatırımcılar, Venezuela’nın devasa petrol rezervlerine olası erişimden umutlu.
Ülkedeki faaliyetlerini sürdüren tek büyük ABD şirketi Chevron’un hisseleri, yüzde 5 arttı. Rafineri işletmecileri ve petrol hizmet sağlayıcılarının hisseleri de kısmen güçlü artışlar gösterdi. ABD Başkanı Trump, Venezuela’nın enerji altyapısını yeniden inşa etmek için petrol şirketlerine sübvansiyon sağlama sözü vermişti.
BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’ye eleştiri
Öte yandan BM Güvenlik Konseyi’nin olağanüstü oturumunda, Venezuela, Rusya ve Çin ABD’de cezaevinde tutulan Maduro’nun serbest bırakılmasını talep ederek, ABD’nin tutumunu uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirdi.
Birleşik Krallık, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Panama ve Şili, Maduro’nun devlet başkanlığı açısından meşru olmadığını vurgularken, buna rağmen ABD saldırısını onaylamadıklarını belirtti. Ülkeler, Venezuela toplumundan çıkacak barışçıl bir geçişle demokratik bir yönetim sistemine ulaşılması çağrısında bulundu.
DW
Bu habere emoji ile tepki ver




