Yargı, HES’lere karşı yaşamı savunuyor!

Mahkeme, UNESCO tarafından Dünya Biyosfer Rezerv Alanı olarak ilan ettiği Maçahel Vadisindeki ormanların HES projelerine tahsis edilmesinin ‘kamu yararı, mevzuat ve hukuka’ uygun olmadığına hükmetti. Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen ‘orman kullanım izni’nin yürütmesinin durdurulmasına karar veren Mahkeme, kararında HES’lerin doğal yaşamdan daha zaruri olmadığını vurguladı.

Artvin’in Borçka ilçesi Camili Vadisinde, Kiler Holding’e bağlı Gülkar Enerji firması tarafından kurulması planlanan 5.05 megavat kurulu gücündeki Düzenli HES projesi için yapılan ormanlık alan tahsisinin ‘yürütmesinin durdurulması ve iptali’ istemiyle, Camili Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği ile birlikte 18 köylü, avukat Yakup Okumuşoğlu aracılığıyla Rize İdare Mahkemesinde dava açmıştı. Rize İdare Mahkemesi’nin 2009/617 sayılı kararında, Anayasanın 17 ve 56. maddeleri ile Çevre Kanununun 17/3 sayılı maddelerine göndermelerde bulunularak, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara da yer verildi. Mahkeme kararında, HES projesi için tahsis edilen 280.050,40 m2’lik ormanlık alan için, Hacettepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. S.Latif Sanin ve Prof.Dr. Şinasi Yıldırım ile ODTÜ’den Dr. Emre Alp tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna da yer verildi.

KORUMA ÖNCELİKLİ EN ÖNEMLİ ALAN

Camili Vadisinin endemik bitkiler açısından çok zengin olduğuna dikkat çekilen Bilirkişi Raporunda ayrıca vadinin, Uluslararası Çevre Koruma Örgütü (CI), Dünya Bankası (WB) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından da Dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki en önemli karasal ‘Ekolojik Bölgesi’nden biri olarak tanımlandığı belirtildi. Vadini Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından da biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki 25 karasal ekolojik bölgesinden biri olduğu vurgulanan raporda, HES projelerinin doğal yaşama geri dönüşümsüz zararlar vereceği ve vahşi hayatı göçe zorlayacağı da belirtildi.

HES’LER ZARURİ DEĞİL!

Sadece Camili’de değil, Bölgede yapılacak HES projelerinin Türkiye’yi uluslararası anlaşmalar açısından da hukuki olarak zor duruma düşüreceği ve sıkıntıya sokabileceği vurgulanan Mahkeme kararında, ‘Camili gibi ender bulunan doğal yapının insan kullanımına açılmasının doğru olmadığı’ ifade edilirken; ormanlık alanların HES projelerine tahsis edilmesinde herhangi bir zaruret olmadığı da belirtildi.

DÜZENLİ HES İÇİN İKİNCİ DURDURMA KARARI

Daha önce de yine Düzenli HES projesi için, Artvin İl Özel İdaresi Genel Meclisi’nin 06.07.2009 tarih ve 51 sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 nazım ve 1/1000 uygulama imar planının ‘yürütmesinin durdurulması ve iptali’ istemiyle Rize İdare Mahkemesinde açılan davada da mahkeme, ‘yürütmenin durdurulmasına’ karar vermişti.

DÖRT DAVA DÖTR DURDURMA

Davanın avukatı Yakup Okumuşoğlu, Maçahel’deki 8 HES projesinden ikisine karşı açtıkları 4 davanın dördünde de ‘yürütmeyi durdurma’ kararı aldıklarını vurgulayarak; “Çevre ve Orman Bakanlığı, Maçahel’in ‘Biyosfer Rezerv Alanı’ statüsünü tanımasına karşın, nasıl korunacağına dair yönetmeliği çıkarmıyor. Yönetmelik çıkmayınca da ülkenin prestiji olabilecek Maçahel’in nasıl korunacağı belirsizleşiyor. Böyle olunca da Maçahel’de 8 adet HES için izin verilebiliyor. Diğer yandan, örneğin korunan alanlar listesi içinde ÇED Yönetmeliğinde Dünya Biyosfer Rezerv alanlarından bahsediliyor ama sıra HES’e gelince ‘yönetmeliği yok’ diye, ÇED süreçlerinde ‘ÇED Olumlu’ veya ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararları verilebiliyor. Bu proje de ÇED’den muaf. Yani hem ÇED’den muaf, hem Biyosfer Rezerv Alanında, hem de 11 derenin suyunu toplayan ve bu sebeple de benzerlerinden ayrılan bir proje” dedi.

‘SÖZÜN BİTTİĞİ YER’

Bilirkişi Raporu’nda Camili’de 100’e yakın bitki türü toplandığı, bunlardan birinin bilim dünyası için bir alt tür, birinin bir varyete ve birinin ise Türkiye florası için yeni bir tür olduğuna da işaret edildiğine değinen Okumuşoğlu; “Raporda ayrıca bu alanda, keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda bitki ve buna bağlı hayvan çeşitliliği olabileceğine de işaret edilmiştir. İşte böylesine önemli bir alanda bir başka HES projesi için daha ÇED süreci yürütülmekte olduğu haberlerini alıyoruz. Çevre ve Orman Bakanlığı, Dünya Biyosfer Rezerv Alanını dahi HES’lere açmışsa, üstelik bir yandan ÇED’den muaf tutmuş de diğer yandan da ÇED süreci yürütüyorsa geriye diyecek bir şey kalmadı. Bu, sözün bittiği yerdir” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.

KİLER HOLDİNG, BAŞBAKAN’A YAKINLIĞI İLE BİLİNİYOR

UNESCO’nun, ‘Dünya Biyosfer Rezerv Alanı’ ilan ettiği Camili Vadisi üzerindeki 8 HES projesinden ve Kiler Holding’e bağlı 4 enerji şirketinden birisi olan; Gülkar Enerji firması tarafından yapımı planlanan 5.05 megavat kurulu gücündeki Düzenli HES projesi için vadi üzerinde bulunan 11 küçük derenin 10 kilometrelik tünellerle taşınması planlanıyor. Başbakan Erdoğan ile AKP’ye yakınlığı ile bilinen Kiler Holding’in Artvin Camili’deki Düzenli HES projesinin yanında Ekol Enerji, Nur-tek Enerji, ve Özbey Enerji firmaları ile de HES projelerini sürdürüyor. Kiler Holding’in çatısı altındaki enerji firmaları Camili HES’in dışında Antalya Bulgular-Gebeş HES, Erzurum Tortum-II HES, Muş Akhes HES ve Muş Eralan HES projeleri ile enerji üretim kapasitesini 450 milyon Kwh olarak planlandığı belirtildi. Bu rakamı iki yılda 1 milyar Kwh’e çıkarmayı ve enerji sektörüne 500 milyon Dolar yatırım yapmayı planladığı belirtilen Kiler Holding’in, enerji üretimin yanında ayrıca ülke genelinde yedi ayrı noktada ruhsat alarak petrol arama çalışmalarına başladığı öğrenildi.

1525900cookie-checkYargı, HES’lere karşı yaşamı savunuyor!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 − 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.