Yeşiller de türban ittifakına karşı…

Türkiye Yeşilleri Eş Sözcüsü Bilge Contepe, bugün TBMM’de görüşülmeye başlanan üniversitelerde türban serbestisine yönelik anayasa değişikliği hakkında yaptığı basın açıklamasında özgürlüklerin ve demokratik hakların sadece belli bir kesim için değil, herkes için gerekli olduğunu söyledi.


Türban tartışmasının bugün AKP’nin konuyu ele alma şekli ve kapsamı ile Türkiye’yi demokratikleştirmeye değil, muhafazakarlaştırmaya hizmet edeceğini söyleyen Contepe’nin yaptığı açıklama şöyle:


“Özgürlükler ve demokratik haklar sadece belli bir kesim için değil, herkes için gereklidir. Bu yüzden düşünce, inanç ve vicdan özgürlüğü içinde değerlendirilebilecek bir konuyu ‘Türkiye’nin yüzde 99’u Müslüman’dır’ gibi dayatmacı bir tespitle temellendirmek, ortada bir demokrasi kaygısı olmadığını gösteriyor. AKP eğer samimi ise özgürlükler tartışmasını türbanla sınırlı tutmaması, toplumda kendini gösteren tüm demokratik taleplere eşit mesafede durarak çözüme açık olması gerekir. Fakat AKP hükümeti bırakın demokratik talepleri karşılamayı, 301’i kaldırma inisiyatifini bile gösteremedi. Öyle görünüyor ki içinden geldiği muhafazakar gelenek bu çeşit özgürlüklerin önünü açmasına imkan tanımayacak.


Azınlıklara hakları tanınmadığı, ana dilde eğitim hakkı verilmediği, düşünce özgürlüğü önündeki bütün engeller kaldırılmadığı, zorunlu din dersi uygulamasından vazgeçilmediği, cinsiyetçi kültürle yüzleşilmediği, çok kültürlülük ve farklılıklar içselleştirilmediği sürece türban meselesinin halledilmesi Türkiye’yi daha demokratik bir ülke yapmaya yetmeyecek.


Öte yandan bugünkü şekliyle türban tartışması, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu son derece ciddi sorunlarla başa çıkamayan ya da yanlış politilkalarla işleri daha da içinden çıkılmaz hale getiren hükümetin toplumu daha da oyalamasına neden oluyor.


Nükleer santral ihalesi yaklaşıyor. Maden yasası sınırı olmayan bir tahribat yetkisi ile aktif olarak yürürlükte. Topraklarını satmayan köylülerin toprakları “güvenlik” gerekçesiyle ellerinden alınıyor. 301’den yargılamalar sürüyor. Kürt sorununun çözümüne yönelik samimi adımlar atılmıyor. İklim değişikliği sorununun çözümüne yönelik hiçbir taahüt altına girilmedi. Sağlık reformu fiyasko ile sonuçlandı. Kentsel dönüşüm projesi adı altında insanlar yerlerinden ediliyor. Tarihi ve kültürel değerler üzerine otel inşaatları yapılıyor. Kadınlar sokak ortasında tacize uğruyor. Eşcinseller şiddete uğrasalar da yasal boşluklar sebebiyle şikayet mekanizmasını işletemiyorlar. Vicdani red hala suç. Alevilerin ayrımcılık karşıtı talepleri reddediliyor. Bu ağır tabloyu ağırlaştırmak dışında bir şey yapmayan AKP hükümeti ise tüban yasağını demokratikleşme ve özgürlüklerin önündeki tek engel olarak gösteriyor.


AKP türban meselesini toplumsal mutabakat içinde çözmek istiyorsa, bir taraftan özgürlüklerden bahsederken diğer taraftan demet demet yasaklarla gündelik hayatı muhafazakarlaştırma tedbirlerinden vazgeçmelidir. Üstelik AKP’nin MHP ile ittifaka gidip, tartışmaya taraf olduğunu ilan eden DTP ile görüşmeye bile yeltenmemesi AKP’nin demokrasiyi içine sindiremediğini gösterir. Bu konuyu anayasa değişikliğiyle çözüme kavuşturmak gibi parlak fikirlerin ne anlama geleceği ve ne tür sonuçlar doğuracağı ciddiyetle gözden geçirilmelidir.


Türban tartışması bugun AKP’nin konuyu ele alma şekli ve kapsamı ile Türkiye’yi demokratikleştirmeye değil, muhafazakarlaştırmaya hizmet edecektir.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen + 18 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.