Yıkıma karşı Gökçe Erhan’ın yüreğiyle direnmek

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Sürmene’de denizi korumak için basın açıklaması yapacağını duyuran sanatçı Gökçe Erhan’ın evi basın açıklamasına saatler kala yakıldı…

Trabzon’un Sürmene ilçesinde yaşayan sanatçı Gökçe Erhan’ın evi, bölgede açılmak istenen kafes balıkçılığı tesisine karşı basın açıklaması yapmasına saatler kala yakıldı. Evinin küle dönmesine rağmen basın açıklamasını yapmaktan geri adım atmayan Erhan, gözyaşları içinde yaptığı açıklamada, “Biz atalarımızdan kalan aile evimizi kaybetmiş olsak da bu geri getirilebilir bir şey. Ben bir ressam olarak oradaki her ayrıntıyı aynı şekilde resmedebilirim. Yanan evimi tekrar ayağa kaldırabilirim ama denizi kaybettiğimizde bu geri döndürülemez” dedi.

Trabzon’un Sürmene ilçesinde yaşayan Gökçe Erhan, resim eğitimi almasının ve olağanüstü güzellikte resimler yapmasının yanında çok yönlü bir yaşam ustasıydı. Katılığın, kasvetin ve ağır bir tutuculuğun gölgesinden sıyrılıp hayallerinin peşinden giderek her şeye karşın kendini var eden 37 yaşında bir genç kadın… İstanbul, Londra, Münih gibi pek çok kentte sergiler açtı.

Tam olarak yaşamdan ne istediğini anladığında, Çamburnu’na döndü ve büyükannesinden kalan eski evi elleriyle onararak düşlediği hayatı adım adım gerçekleştirmeye başladı. Yaşadığı coğrafyada sorun değil çözüm üreten, kültür ve sanatla yoğrulmuş bir hayattı Gökçe Erhan’ın düşlediği ve bunu en yalın haliyle hayata geçirdi.

Ancak Türkiye’de hiçbir güzellik cezasız kalmıyor, cennet gibi bir coğrafyanın adeta insan eliyle cehenneme dönüştürülmek istendiği zamanlar yaşanıyordu. Çamburnu’ndaki çöplük onun kâbusu olmuştu. En iyi bildiği yolla, sanatla çevre sorunlarına karşı dikkat çekmek için çabaladı, sergiler açtı, basın açıklamaları yaptı, dernek kurdu…

En son iki gün önce elleriyle bir çiçek bahçesine dönüştürdüğü evinde, Pazar günü yapacağı basın açıklaması için Sürmene dokumalarının üzerine “Çamburnu Denizine Kimse Kafes Saplayamaz” yazısını dikti elleriyle…

BASIN AÇIKLAMASINA SAATLER KALA GÖKÇE ERHAN’IN EVİ YAKILDI

Çamburnu sahilinde açılacak olan kafes balıkçılığı işletmesinin deniz ekosistemine ve çevreye vereceği zararlara dikkat çekmek istiyordu.

Ancak beklenmedik bir şekilde, basın açıklamasına saatler kala Gökçe Erhan’ın evinde bir yangın çıktı ve kısa sürede elleriyle cennete çevirdiği geleneksel yerel mimari örneği ev kısa sürede küle döndü. DHA’nın haberine göre Jandarma henüz nedeni bilinmeyen yangınla ilgili “kundaklama” şüphesiyle inceleme başlattı.

Tıpkı Antalya Finike’de sedir ormanlarını mermer ocaklarına karşı korumak için çırpınırken Alacadağ’daki evlerinde kiralık bir katil tarafından Mayıs 2017’de katledilen Aysin ve Ali Büyüknohutçu çiftinin başına gelenler akla geliyor ilk aşamada. Gökçe Erhan’ın evinin yakılmasıyla ilgili bir kundaklama olup olmadığı Jandarmanın yapacağı incelemenin ardından ortaya çıkacak.

‘ÇAMBURNU’NA KİMSE KAFES SAPLAYAMAZ’

Ancak evinin yanması Gökçe Erhan’ı yaşamı savunmaktan alıkoyamadı. Her şeye rağmen basın açıklamasını yapan Erhan, Çamburnu sahilinde kurulmak istenen kafes kirletici balıkçılığı tesisine karşı çekinceleri sıraladı, iki gün önce Sürmene dokumasının üzerine elleriyle işlediği o cümleleri tekrarladı: “Çamburnu’na kimse kafes saplayamaz!”

‘EVİMİ TEKRAR AYAĞA KALDIRABİLİRİM AMA DENİZ GERİ DÖNMEZ’

Gözyaşları içinde konuşmasını sürdüren Gökçe Erhan’ın evinin yanmasının ardından dile getirdikleri oldukça çarpıcıydı: “Biz atalarımızdan kalan aile evimizi kaybetmiş olsak da bu geri getirilebilir bir şey. Ben bir ressam olarak oradaki her ayrıntıyı aynı şekilde resmedebilirim. Yanan evimi tekrar ayağa kaldırabilirim ama denizi kaybettiğimizde bu geri döndürülemez.”

GÖKÇE ERHAN’IN YÜREĞİYLE YIKIMA KARŞI DİRENMEK

Karadeniz’in hoyrat dalgalarına, sert rüzgârlarına karşı direnip ayakta kalmayı başaran ve 37 yaşında dirençli bir gürgen ağacına dönüşen Gökçe Erhan’ın sözleri, coğrafyası yağmalanan, dağları oyulan, kıyıları, koyları kirletilen bir ülkenin insanları için umut veriyor. Somut çıkarlar uğruna kendi bahçesinin dışındaki her türlü yıkıma ya onay üreten ya da sessiz kalarak görmezden gelmeyi seçen insan türünün giderek yaygınlaştığı bir dönemde Gökçe Erhan’ın bu yürekli tavrı, dünyanın en güzel coğrafyalarından birine ev sahipliği yapan bu güzel ülkeyi yeniden ayağa kaldırmak için ihtiyaç duyduğumuz en değerli ruh. Çünkü bu ülke ancak bu ruhta birleştiğinde içinde debelenip durduğumuz yıkıcılıktan kendini kurtarabilir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.