YILDIZ YARATANLAR

SEDAT YILDIRIM SARICI – Geçtiğimiz hafta deliliğin ne olup olmadığını tanımlamaya çalışmıştık. Deli bir öğretmenin çöplükten bulunan tenekelerle yapılan çalgılarla çocuklardan kurduğu orkestrayla Megadeth ve Metallica gibi topluluklarla konser ve turne başarılarını aktarmıştık.

Bu hafta deliliğin ustalık evresine göz atacağız. Şimdi deliliğin ustalığı da olur muymuş, diyenler olacaktır. Hastası olunulan her işin ustası da olunur. Zaten bir işin hastası olmadan ustası olunmaz. İnsan, yaradılış arızasından rahata düşkündür. Aslında rahat, rahatsız edici bir şeydir. Yerinde sayar, geriye atarsınız. Bizim işimiz rahat durmaktan rahatsız olanlarla. Yani rahatsızlarla, hastalarla, ustalarla.

Dönelim müziğe. Kimileri tek bir çocuğu bile doğru dürüst yetiştiremez, kimileri milyonlarca çocuğu gökyüzündeki yıldızlar gibi ışık saçan cevherlere dönüştürür. İşte Venezuellalı orkestra şefi, eğitimci, piyanist, ekonomist, aktivist ve siyasetçi José Antonio Abreu bunlardan biri.

EL SİSTEMA

José Antonio Abreu (1939–2018) 1975’de 11 öğrenciyle bir yeraltı otoparkında yoksul çocuklar için ücretsiz müzik eğitimine başlar. Kamu kuruluşlarından bu kursların devamı için destek arar. Tek başına yola koyulduğu bu proje bugün sadece Venezuella’da 2.000.000’dan fazla çocuğa ulaşır. Yoksulluğun, uyuşturucu ticareti ve kullanımının sebep olduğu suç oranlarının yaygınlığıyla tanınan ülkenin çocukları müzikle erdemli bir yaşama çağrılır.

José Antonio Abreu

Kurulan orkestraya İspanyol İmparatorluğu’na karşı başlatılan bağımsızlık hareketinin lideri Simon Bolivar’ın (1783 -1830) adını verirler. Bolivar 1821’de Kolombiya, Venezuela, Ekvador, Peru ve Bolivya‘ya bağımsızlıklarını kazandırmıştı.

El Sistema’nın “Toplumsal Değişim İçin Müzik” sloganından Amerika Birleşik Devletleri de ilham alır. Öğrencilere haftada yedi saati aşan müzik eğitiminin yanı sıra bir enstrümanın ücretsiz kullanımını sağlar.

Abreu “müzik, insanlığın en erdemli değerlerinden dayanışma, uyum, karşılıklı şefkati kucakladığından toplumsal gelişimin bir aracı olarak kabul edilmelidir” der. Ve “müziği bütün bir toplumu birleştirme ve yüce duyguları ifade etme” yeteneğiyle ilişkilendirir.

Abreu, yoksul çocuklara müzik eğitimini devam ettirebilmek için sağcı solcu ayırmaksızın her türlü hükümetle diyaloğu sürdürerek kırk yıl boyunca El Sistema’yı yönetir. 1979’da Ulusal Müzik Ödülü‘ne, 1983’te ise Kültür Bakanlığı’na layık görülür. 1995 yılında UNESCO tarafından 102 gençlik ve 55 çocuk orkestrasından oluşan (yaklaşık 100.000 gencin dahil olduğu) Küresel Gençlik ve Çocuk Orkestraları ve Koroları Ağının Geliştirilmesi Özel Elçisi olarak atanır.

21. yüzyıl sosyalizmi programlarıyla Venezuela’yı kalkındıran Hugo Chavez yönetimi (2007-2013) bu projenin şimdiye kadar ki en cömert destekçisidir. Proje hapishanelerdeki tutukluların müzik yoluyla suçlardan uzaklaştırma çabalarına kadar uzanır.

YILDIZ DOĞURAN GAYRET

Çağımızın en genç, en ünlü ve en saygın orkestra şeflerinden Gustavo Dudamel, 10 yaşında El Sistema’ya katılanlardandır. Güleryüzü, içtenliği ve enerjisine hayran olmamak elde değil. Şu anda Los Angeles Filarmoni Orkestrası’nın müzik direktörlüğünü yürüten Dudamel, “müzik benim gibi Venezuela’da risk altındaki binlerce çocuğun hayatını kurtardı… yemek gibi, sağlık gibi, eğitim gibi müzik her vatandaş için bir hak olmalı.” diyor.

Gustavo Dudamel

Aşağıda Gustavo Dudamel’in yönettiği Simon Bolivar Senfoni Orkestrası’nın – Bernstein, Batı Yakası Hikayesi’nden – Mambo adlı eserinin eşsiz yorumunu izleyeceksiniz. Ardından beş dakikalık İngilizce röportaj da gelecek. Zamanınız darsa, ilk iki dakikadaki eseri dinlemeniz bile bu yoksul çocukların nereye evrildiğine dair olağanüstü bir umut ve moral kaynağı olacaktır.

https://www.youtube.com/watch?v=-8wS-1Eqonk

Dudamel gibi bugün dünya çapında bir çok usta müzisyen, besteci, orkestra şefi El Sistema mezunudur. Rafael Payare, San Diego Senfoni Orkestrası’nın, Joshua Dos, Santos Orkestrası’nın müzik direktörleridirler. Christian Vasquez, Stavanger Senfoni Orkestrası’nın şefidir. Filipinli genç Alexis Cardenas, Paris’teki L’Orchestre Ulusal d’Île-de-France’da keman virtüözüdür. Giovanni Guzzo, Londra’daki Kraliyet Müzik Akademisi’nde keman hocasıdır. Saymakla bitiremeyeceğim. Sanırım bu kadarı bile sefaletten zirveye bayrak dikebilmeye yeterli örnek oldu.

Bir de şunu eklemeden geçemeyeceğim; bugün Venezuela bir çok otorite tarafından müzik eğitiminde dünyanın başını çeken ülke kabul ediliyor. Halkın %60’dan fazlasının açlıkla cebelleştiği bir ülkede deli bir eğitmenin başımıza açtığı işe bakın!

El Sistema – Simon Bolivar Senfoni Orkestrası

İZMİR’DE BİR KADIN ELİ

Venezuela’daki El Sistema deneyimi opera sanatçımız Selmin Günöz‘e model olur. Barış Çocuk Orkestrası İzmir’in Kadifekale, Eşrefpaşa, Agora ve İkiçeşmelik gibi bölgelerinde özellikle dar gelirli ailelerin yetenekli çocuklarını müzikle buluşturmak için 20 minik kemancıyla yola koyulur. Çok değil, dört yıl önce.

Selmin Günöz, müzisyenlerin verdiği gönüllü destekler ve sanatseverlerin yardımlarıyla orkestranın bugün bir senfoni orkestrasında bulunan tüm müzik aletlerine sahip büyük bir çocuk senfoni orkestrası olarak yola devam ettiğini belirtiyor. Orkestra bu yıl 120 çocuk, 4 eğitmeni bünyesinde bulunduruyor.

“Topluma müzik ile kazandırılan çocukların iletişimlerinin güçlendiğini ve öz güvenlerinin arttığını” söyleyen Günöz, “Çalışmalarımıza kendi imkânlarıyla ulaşamayan tüm çocuklara kapımız açık. Hedefimiz, çocuklarımızın sayısını binlere ulaştırmak” diyor.

Barış Çocuk Senfoni Orkestrası, Gürer Aykal ile

Yorglass’ın önemli destekleri sonrası adı Yorglass Barış Çocuk Orkestrası olarak değişen topluluk, projeye destek sunan Gülsin Onay, İdil Biret, Gürer Aykal, Ayla Caymaz, Borusan Kuartet ve Can Çakmur gibi çoğu uluslararası üne sahip değerli müzisyenlerle de aynı sahneyi paylaşmış.

https://www.youtube.com/watch?v=b1kn1k4muQQ

Sadece seçkinlere ait bir kültürel değer zannedilen senfonik müzik artık bütün dünyada dar gelirli ailelerin çocuklarının da kendilerini ifade biçimine dönüşüyor. Sesimiz kısık ve cılız değil, Dadaloğlu’nun torunlarına yaraşırcasına yankılanıyor.

Eminim, çok değil bir kaç yıl sonra bu orkestradan da doğan yıldızları radyo/televizyon haberlerinden duyacağız, dinleyeceğiz, izleyeceğiz. Bizeyse, memleketimizin gerçek sahibi olan bu gayretlerin öncülerinin yanlarında olmaktan gurur duyacağımızı beyan etmek, hürmet ve selamlarımızı iletmek kalıyor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − thirteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.