Yoldaş ve yandaş

Kıbrıs Türk basınında iki farklı gazeteci ya da medya türü ortaya çıkmaya başladı. Bir yanda bütün hükümet icraatlarını gözü kapalı eleştiren Yoldaş Medya temsilcileri, diğer yanda ise bütün hükümet icraatlarını gözü kapalı destekleyen Yandaş medya temsilcileri.

Geçenlerde Lefkoşa’da market sahibi bir dostumu ziyaretimde çok ilginç bir soru sordu.

“CTP Hükümetleri döneminde hiç sevilmeyen bir yazardın, UBP hükümetinde de sevilen birisi değilsin. Aynı şeyleri yazdığın halde bu nasıl oluyor?”

Yukarıdaki sorunun yanıtı, Yoldaş medyaya ve Yandaş medyaya mensup olmadığım içindir.

Hükümetin doğru icraatlarını hararetle ve korkmadan savunuyor, yanlışlarını da cesurca ortaya koyuyoruz. Ne Yoldaşlar gibi her şeyi eleştiren, ne Yandaşlar gibi her şeyi kabullenen bir anlayışımız olmadı. Böyle olunca da ne İsa’ya, ne de Musa’ya hoş görünüyoruz. Bu halimizden de çok memnunuz.

Hükümetin ekonomik önlemler paketini yüreklice savunan az sayıdaki yazardan birisi olduğumu bilirsiniz. Halkın cebine el atan hükümet icraatlarını savunmamızın nedeni, gelecekte daha büyük sorunlarla karşılaşmak durumunda kalınmaması içindir. Popülist bir söylemle ve mangalda kül bırakmayacak biçimde her şeyi eleştiren ve Yoldaş basının en birinci sayfalarında köşe kapanların geçmiş hükümet döneminde Cumhurbaşkanı ve Bakanların peşinde çanta taşıdıklarını unutmadık. Yurt dışı ziyaretlerine gidebilmek için Bakanlara övgüler düzen yazılarını unutmadık. Üç beş kuruş kapmak için orada burada basın danışmanlığı adı altında avanta yaratanları unutmadık. Bu kerataların bugün mangalda kül bırakmayan söylemleri karşısında gülsek mi, ağlasak mı bilemiyorum.

Hükümetlerin en zor kararlarından birisi, tasarrufa dayalı ekonomik önlemler paketi ile ülke ekonomisini ayağa kaldırmaya çalışmaktır. Geçmiş CTP hükümetleri bu cesareti gösteremedi. Bu paketleri savunmak, hükümet ya da bir gazeteci için kolay değildir. Ancak, ülkemizde sağlam biçimde ayakta kalan kurum kalmamasının nedenini iyi sorgulamak gerekir. Birçok kurum batırıldı. KTHY, DAÜ, LAÜ, KIB-TEK gibi birkaç kurumun da geleceği konsunda çok iyimser olmak zor. Umarım bu kurumlar yaşatılır ve ülke ekonomisine katkılarını sürdürürler. Ülkemizde bir avuç kurum ayakta kalırken, bunun nedeninin sorgulanması gerekmiyor mu? Zamanında alınmayan önlemler, birçok kurumun yaşatılamamasını ve kötü durumlara düşürülmesini sağlamış olabilir mi?

Hükümetin doğru işlerini savunuyoruz, ancak kötü icraatlarını eleştirdiklerimiz de oluyor. Bunun arkasında da kötü niyet arayanlar çıkıyor. Bir hükümete yapılabilecek en iyi katkı, iyi niyetli biçimde eleştiriler yapmaktır. Eleştirilerin ardında kötü niyet arayıp bunların intikamını almaya çalışan hükümet üyeleri olursa, hem hükümete zarar verecektir, hem de iyi niyetle eleştiri yapanları kaybederek yalnızlaşacaktır. Bu konuda bazı kabine üyelerini uyarmak istiyorum.

Sözün Özü, ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranmak gibi derdimiz yoktur. Yoldaş medyadan da olmayacağız, Yandaş medyadan da. Yolumuzda yürümeye devam edeceğiz. Bu böyle biline …

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.