Yörüklerden ‘protokol yağlığı’ tepkisi!

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin organize ettiği ve 8-9 Mayıs 2022 tarihleri arasında yapılması planlanan Yörük-Türkmen Festivali’de dağıtılmak üzere protokol ve halk için iki ayrı ebatta yağlık temin edilmek istenmesi tepkiyle karşılandı…

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 6-8 Mayıs tarihlerinde organize edilmesi planlanan ‘Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali’nin hazırlıkları sürerken, etkinlikle ilgili ayrıntılar da netleşmeye başladı. Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale yoluyla özel bir organizasyon şirketine verilmesi planlanan etkinlikle ilgili ihalenin 11 Nisan 2022 tarihinde yapılacağı öğrenildi. Festivalle ilgili hazırlanan ihale teknik şartnamesinde yer verilen detaylar, organizasyonun milyonlarca lira maliyeti olacağına işaret ederken bazı Yörük derneği başkanları yüksek bütçeli olacağı beklenen etkinliği eleştirdi. Yurt içi ve yurt dışından toplam 360 uçak bileti, bir kısmı 5 yıldızlı otellerde olmak üzere 2700 konaklama ve festival boyunca toplam 13 bin kişilik yemek alımı yapılması planlanan festivalin ihale şartnamesinde yüklenici firmadan protokol ve halka ayrı tribün ve farklı ebatlarda Yörük yağlığı temin edilmesinin istenmesi dikkat çekiyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 6-8 Mayıs tarihleri arasında Aksu ilçesinde yapılması planlanan Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali için hazırlanan ihale şartnamesindeki detaylar Yörük-Türkmen camiasının tepkisini çekti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in festivalle ilgili hazırlıklar sürerken bölgedeki dernek temsilcilerinin katılımıyla geçtiğimiz Ocak ayında yapılan toplantıda ayrıştırma yapılmayacağı mesajını vermişti.

 

FESTİVALİN HAZIRLIKLARI KAMUOYUNA DUYURULDU

Festivalle ilgili yapılan hazırlıklara ilişkin ayrıntılar, 22 Mart’ta Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki yayın kuruluşu Antalya-BBTV’nin sosyal medya kanalından kamuoyuna duyuruldu: ( https://www.youtube.com/watch?v=mnLaioOLdQA )

YÖRÜK FESTİVALİ İHALEYLE ÖZEL ŞİRKETE VERİLECEK

Elektronik Kamu İhale Platformu (EKAP) üzerinden isteklilerin ilgisine sunulan ihale şartnamesinde, “İhaleye konu festivalin organizasyonu yurt içi ve Antalya ilinde birbiriyle eşgüdümlü gerçekleşecek genel faaliyetler ve festival faaliyetlerinden oluşacak bir dizi mal ve hizmet alımını gerektirmektedir” ifadelerine yer veriliyor.

 

YURT İÇİ VE YURT DIŞINDAN TOPLAM 360 UÇAK BİLETİ SATIN ALINACAK

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı’nın organize ettiği festival için 30’u business, 100’ü de ekonomi olmak üzere toplam 130 yurt dışı uçak bileti, 30’u business 200’ü ekonomi sınıfı olmak üzere 230 yurt içi uçak bileti satın alınacak. Festival boyunca ulaşım amaçlı kullanılmak üzere 4 adet VİP midibüs, anonslar için kullanılmak üzere özel olarak giydirilmiş 3 adet de minibüs sağlanacak.

 

5 YILDIZLI OTEL DÂHİL TOPLAM 2700 KONAKLAMA ALIMI

Festival için yurt içi ve yurt dışından gelecek olan konukların konaklaması amacıyla toplam 2 bin 700 kişilik konaklama hizmeti satın alınması gerektiği bilgisine yer verilen ihale şartnamesinde, “Yüklenici, konukların talepleri doğrultusunda en az 4 yıldızlı otelde oda kahvaltı olarak konaklama yaptıracaktır. Sanatçı ve konukların oda, konsept vb. talepleri doğrultusunda idarenin bildirimi ile geceleme sayısının yüzde 20’si kadar ultra her şey dahil konaklama yaptıracaktır. İdaremiz tarafından ekstra ücretler kabul edilmeyecektir” denildi.

 

FESTİVAL BOYUNCA 13 BİN KİŞİLİK YEMEK TEMİN EDİLECEK

Festival süresinde 4 gün boyunca toplam 13 bin kişilik yemek teminini de içeren ihale şartnamesinde, farklı günlerde et ve tavuk yemeği ile döner, tatlı, salata ve ayrandan oluşan yemek hizmetinin de yüklenici tarafından gerçekleştirileceği belirtiliyor.

 

PROTOKOLE AYRI HALKA AYRI YAĞLIK TEMİN EDİLECEK

Festival için Antray’a ait 3 ayrı tramvayın reklam amaçlı giydirilmesi de planlanan şartnamede, etkinliğin tanıtımı için ayrıca 3 bin afiş, 30 megalight (reklam panosu), 50 hoş geldiniz brandası, 5 bin davetiye, 2 bin eli ilanı ve 100 hediyelik eşya temini yer alıyor.

Etkinlik için 2 bin akreditasyon kartı bastırılması da istenen şartnameye göre festivalde dağıtılmak üzere üzerinde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin logosu bulunan 115×115 cm ebatlarında 500 ‘protokol Yörük yağlığı’, (Puşi) 110×110 ebatlarında 5 bin Yörük yağlığı, 7 bin adet Yörük kefiyesi, logolu 30 bin şapka ile 1000 tişört satın alınacak.

 

FESTİVAL ALANINDA İKİ AYRI ÇADIR MESCİT KURULACAK

Festival alanında kullanılmak üzere toplam 76 mobil tuvalet temin edilmesini de içeren ihale şartnamesinde, etkinlik alanında kadınlar ve erkekler için iki ayrı çadır mescit kurulması da isteniyor.

 

ŞARTNAMEDE SANATÇI VE HALK OZANLARI ‘ADET’ OLARAK SAYILDI

Festivale katılması istenen sanatçı ve topluluklara ilişkin ayrıntıların da yer aldığı şartnamede, 5 adet ulusal sanatçı, 10 adet halk ozanı, 4 adet halk müziği sanatçısı, 1 adet ulusal senfonik müziği topluluğu ve ulusal gazete yazarlarının katılımının sağlanması talep ediliyor. Yörük kültürüne ilişkin sergi, söyleşi ve konferansların yanı sıra iki ayrı defile ile günlük 3 bin kişilik ikram sunulması isteniyor.

 

EN AZ 15 AT, ATLI OKÇULUK VE AKROBASİ GÖSTERİSİ

Yurt içinden 25, yurtdışından ise 10 halk oyunu ekibinin getirtilmesi planlanan festival ihalesi şartnamesinde, “Yüklenici en az 15 at ve 15 sporcu ile okçuluk, atlı okçuluk ve atlı akrobasi gibi 4 ayrı senaryolu gösteri gerçekleşmesini sağlayacaktır” denildi.

 

60 BİN FOTOĞRAF ÇEKİMİ, 60 BİN ÇERÇEVE TALEBİ

Kılıç-kalkan, okçuluk, âşık atışmaları, kına gecesi ve gelin alma gibi gösterilerin de sunulması planlanan etkinlikte, 60 bin adet fotoğraf çekimi ve aynı sayıda fotoğraf çerçevesi temin edilmesi isteniyor.

 

ÇADIR ÖRNEKLERİNİN SENTETİK ÜRÜNLERDEN OLMASI DİKKAT ÇEKTİ

Festival kapsamında kullanılmak üzere 3 otağ çadırı, 11 topak kara çadır, 7 topak keçe çadır, 15 bölmeli kara çadır, 13 adet organizasyon çadırı gibi seçeneklerden oluşan çadır temin edilmesi istenen ihale şartnamesinde örnek olarak yer verilen çadırların sentetik ürünlerden oluşması dikkat çekiyor.

 

FESTİVAL İÇİN 24 M2’LİK DEV EKRANLAR, 12 KANALDA CANLI YAYIN

İki ayrı sahne kurulması planlanan festival için 24 metrekare ebatında 3 ayrı led ekran kurulacak. Ses ve ışık sistemleriyle iki ayrı sis makinesinin temin edilmesi detayına da yer verilen şartnamede, etkinlikleri en az 12 televizyon kanalında 1,5 saat canlı yayınlanması isteniyor.

 

TEMSİLİ YÖRÜK GÖÇÜ: BANDO, AT, DEVE, KAĞNI, TRAKTÖR VE MEHTER

Festival organizasyonunu üstlenecek olan yüklenici firmadan 4 bin kişilik protokol, 4 bin kişilik de halk için olmak üzere en az 8 bin kişilik tribün oluşturması istenen şartnamede, etkinliğin ilk günü gerçekleştirilmesi planlanan geleneksel Yörük Göçüne ilişkin de şu ayrıntılara yer veriliyor: “Yörük Göçü kapsamında oluşturulacak kortejde yer almak üzere kılıç kalkan ekipleri, mehteran ekibi, göç mizansenini canlandıracak yöresel kıyafetli kişiler eşliğinde at, deve, kağnı, traktör vb. görsel niteliği artıracak gereklilikler yüklenici tarafından temin edilerek kortej unsurları ve sıralaması idaremiz onayı alınarak gerçekleştirilecektir. Tüm yöresel halk oyunları ekipleri, protokol üyeleri ve halkın katılımı ile gerçekleşecek göç yürüyüşü sonrası Cumhuriyet Meydanında göç seremonisi yapılacaktır. Bu kapsamda Cumhuriyet Meydanında en az 10 bin kişilik ses sistemi yüklenici tarafından kurulacaktır. İdare, kortej boyunca kılıç kalkan ekipleri, mehteran ekibi, yöresel halk oyunları ekipleri, bando, at, deve, kağnı, traktör, bayrak takımı, afiş, pankart, döviz vb. tüm kortej unsurlarını yükleniciye bildirecek ve görsel niteliği yüksek bir kortej oluşturulacaktır.”

 

İHALE ŞARTNAMESİNDE YÜKLENİCİYE ‘GİZLİLİK’ ŞARTI

Festivalle ilgili yapılması öngörülen harcamalara ilişkin bilgiye yer verilmeyen 18 sayfalık ihale şartnamesinde, “Hizmet sağlayıcı bu şartname kapsamında gerçekleştirilecek her çeşit iş ve hizmeti, çalışmaları kamuya ifşa edilinceye kadar gizli tutar” ifadelerine yer verilmesi dikkat çekiyor.

 

YÜKSEK MALİYET BEKLENTİSİ ELEŞTİRİ KONUSU OLDU

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu denli büyük maliyeti olacak bir festival organize etmesini eleştiren kimi Yörük-Türkmen derneklerinin yöneticileri, yaklaşık 15-20 milyon TL civarında maliyeti olacağı öne sürülen organizasyonun düzenlendiği tarihlerde Adana, İzmir gibi kentlerde de benzer etkinliklerin yapılmasının plansızlık olduğu görüşünde.

 

RAMAZAN KIVRAK: ‘BU MASRAFLA YÖRÜK ÇOCUKLARI OKUTULSUN’

Anadolu Yörük Türkmen Federasyonu Genel Başkanı Ramazan Kıvrak, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin organize ettiği festivalin büyük bir maliyeti olacağına işaret ederek, “Şölenler, toylar, festivaller bir araya gelmek için güzel bir nedendir ancak amaç değildir. Bizim doğayı, çevreyi, tohumu, toprağı, suyu, keçiyi ve kültürümüzü korumak gibi büyük davalarımız var. Yörük-Türkmen hareketi bir gönül hareketidir. Para hareketi değil. Bu kadar büyük masraflarla festivaller yapmak yerine daha küçük bütçelerle etkinlikler yapılabilir, kalan parayla da çocuklarımızı okutabiliriz. Yörük çocukları fakirlikten okuyamıyor. Binlerce çocuğa burs verilebilir. Üstelik aynı günlerde Adana, İzmir ve başka kentlerde de benzeri Yörük şenlikleri yapılacak, katılımlar bölünmüş olacak” diye konuştu.

‘BİR OT GİDERSE ÜÇ TANE DE KELİME GİDİYOR’

Yörük davası doğayı, yaşamı, çevreyi koruma davasıdır. Para hareketi değil, gönül hareketidir” diyen Kıvrak, “Doğayı kaybettikçe dilimizi de kaybediyoruz. Bir ot giderse üç tane de kelime gidiyor. Bir at, eşek gitti mi 10 tane kelime de gidiyor. Bir deve gitti mi 50 tane kelime gidiyor. Dolayısıyla ancak doğayı korursak Türkçemizi koruyabiliriz. Bu kadar parayla şölenler yapmak yerine kültürümüze, doğamıza, çocuklarımıza sahip çıkacak işler yapabiliriz. Ülkemizi kalkındıracak olan da budur” ifadelerini kullandı.

ŞAKİR ALTINTAŞ: ‘BELEDİYENİN ŞÖLEN YAPMASI YANLIŞ’

Afyonkarahisar Oğuz Boyu Yörükler Türkmenler Derneği Başkanı Şakir Altıntaş ise Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Yörük Festivali organize etmesinin doğru olmadığını savunarak, “Belediyenin şölen yapması yanlış. Bırakın şöleni dernekler yapsın, sen belediye olarak katkını sun, onur konuğu olarak gel katıl. Bu konuda beni aradıklarında fikrimizi söyledik, önerilerimizi sunduk. Hiçbir karşılık beklemeden yardımcı olabileceğimiz konuları dile getirdik. Ancak festivali ihalesini duyar duymaz afakanlarım kalktı. Bu halkın parasını böyle çar-çur edemezsiniz. Bu iş ruhla olur, parayla değil. Biz bu iktidarla bunun için mücadele ediyoruz. Bu kadar bütçeyi köylüye, çiftçiye destek olarak dağıtın. Yörük kan ağlıyor, ağıt yakıyor” dedi.

‘BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE PROTOKOL YOKTUR’

Festival için 5 yıldızlı otellerin de içinde yer aldığı 2700 geceleme talebine de değinen Altıntaş, bunun için kentteki kamuya ait misafirhanelerin de kullanılabileceğini savundu. Festival için protokol ve halk türbini ile iki ayrı boyutta yağlık talep edilmesi uygulamasını da eleştiren Altıntaş, “Bunlar asla Yörüklüğe yakışmaz. Bizim kültürümüzde protokol yoktur. Yaylada köylü hasan ağaya hangi yağlığı takıyorsan, Genelkurmay Başkanına da aynı yağlığı takarsın. Çünkü yayla sınıf ayrımı yapılacak bir yer değil. Bunlar Yörük kültürüne zarar veren uygulamalar” diye konuştu.

‘SON GÖÇ’ ROMANINI YAZARI MUHAMMET GÜZEL’DE MEHTER TEPKİSİ

Honamlı Yörüğü olan ‘Son Göç’ romanının yazarı Muhammet Güzel de abartılı bütçelerle yapılan Yörük festivallerine tepkili. “Buraya harcanacak paranın üçte biriyle Antalya’da bulunan herhangi bir Yörük derneği dünyayı sarsacak festival düzenleyebilir” görüşünü dile getiren Güzel, “Ben 12 yaşında yerleşik hayata geçtim ama bu festival şartnamesindeki detaylar bizim yaşamımızda yoktu. Benim emmim Yörük beyi idi ama çadırı dört direkliydi, böyle 40 metrekarelik sentetik çadırı yoktu. Özbek pilavıyla Yörüklüğün ne ilgisi var? Mehter nedir mesela? Yörükler mehteri duyduğu yerde dağlara kaçarmış eskiden. Elbette müzik olmalı; senfoni olsun, boğaz olsun, barak olsun da Yörüğün ödünü patlatan mehterin ne işi var?” dedi.

‘BU BİR ŞOV KÜLTÜRÜ DEĞİL’

Yörük kültürünün iklime bağlı göçebe hayvancılığın oluşturduğu bir yaşam biçimi olduğunu vurgulayan şair-yazar Muhammet Güzel, “Bu her şeyden önce bir şov kültürü değil. Elbette kültürü anma, anımsatma olur ama bu şov ile olmaz. Yörük keyfinden göç etmiyordu. Hayvanı göçer, Yörük de ona yoldaşlık eder. Göçün ne zaman olacağına hayvanlar karar verir. Bunlar anlatılacak mı? İnsana duyulan saygının neredeyse ağaca, taşa duyulduğu, çobanın azığının yanında götürdüğü suyun kalan son damlasını neden bir ağacın dibine döktüğü; bunlar anlatılmayacaksa gerisi, Yörük şanlıdır, şöhretlidir hamaseti, gazıdır” görüşünü dile getirdi.

2594290cookie-checkYörüklerden ‘protokol yağlığı’ tepkisi!
Önceki haberİngiltere’de pandemide ek gelir için seks işçiliğine başlayanlar çalıntı görsellerin peşinde
Sonraki haberAKP’den yeni torba yasa teklifi: Gazetecilere hapis, kaçakçılara af!
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × 2 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.