Zam yağmuru ne zaman başlar?

Ülke gündemi yoğun olarak bir şeye odaklandığında, zam yağmuru başlar ve bu zamlardan canları yananlar homurdanmaya başlandı mı, başka bir gündeme odaklanırız ve o zamların acısını çabuk unuturuz! Unutkan toplumda iktidar olmak büyük şanstır, o şansıda hükümetler çok iyi kullanmaktadırlar!

Birlik, beraberlik, kardeşlik söylemleri altında zamlar başlar. Zamlardan en çok yararlanan kesim kimdir acaba? Memurlar ve işçiler olmadığı toplu görüşmeler ile ortaya çıkar! Hükümet onlar ile dalga geçer gibi ‘enflasyon altında ezdirmeyeceğiz kadar zam yapacağız!’ derler ve emekçinin eline örneğin yaklaşık 10TL geçer! Zamlar sonucunda toplama bakınca; 10TL yanına bir sıfır eklenir! 10 alan 90 verir! Kaşıkla verilen kepçe ile alınması sözü bir kere daha kanıtlanır!

Zam yağmurları bir bakmışsınız ‘dalga’ ile başlar, bir bakmışsınız ‘açılım’ söylemi altında olmuştur. Eğer hükümet yetkilileri ağzına bu iki kelime düştün mü, biliyoruz ki zam yağmuru başlayacak! Zam yağmuru sonucu halk biraz daha fakirleşir, fakirleşen halk daha çok muhtaç olur ve Ramazan ayının bir an önce gelmesini bekler!

Hükümet, memur, işçi ile görüşür ve gülünç bir rakamı zam olarak onlara söyler. Karşı tarafta yer alan sendikalar ise o söylemin en az üç ya da dört misli bir rakamı masaya koyar ama sonuç hiç değişmez, hükümetin dediği olur! Bir iki eylem olur ve sonuçta daha çok fakirleşmiş bir emekçi kitlesi ile karşılaşırız. İşinden olmamak için riski göze alamaz! Sessizleşir!

Sessizleşen emekçiler değildir yalnız, emeklilerde seslerini çıkaracakları bir yaptırımı ortamı yoktur. Ne veriliyorsa sessizce kabule zorlanılır. Onlar bu dünyada fazlalık, hükümet bütçesi için yük olarak görülür. Çünkü adaletsizlik, emeklilik zamanı içinde tüm çıplaklığı ile sergilenir. Adalet diye söze başlayanlar, genelde adaleti ayaklar altına alır.

Özel sektöre verilen destek ve hısım sermaye birikimine verilen önem, çalışanlara verilmez. Zam yağmuru da işte bu anlayış ile ortaya çıkar, çünkü özel ve hısım sermayeden alınması gereken para, emekçilerin üzerine yıkılır ve onlardan tahsil edilir. Bir de küçük sermeye grubundan alınır. Küçük sermaye karşı koyacak durumu yoktur ama köylü kurnazlığı ile küçük vergi kaçaklıkları yapar. Yaptığı bilinir ama fazla üzerine gidilmez, çünkü toplumun can suyu onlardır. Fakat gerek görüldün mü, o küçük sermeye hemen buhar olur! Yeter ki büyük sermeye ayağına dolanmasınlar!

Zam yağmuru, ülkenin gündemi başka bir noktaya odaklandığında ortaya çıkar ve toplumsal tepki olmadan her şey yoluna gider, çünkü bizim insanımız hemen var olan duruma alışır ve kabullenir! Kanıksamayacağız diyenler, en çabuk uyum sağlayanlardır!

Zam yağmuru benzine verilen ayarlamalar ile başlar, çünkü bizde her ürün karayolunda benzin üzerinden olur! Dünyanın en pahalı benzini kullanırız, çünkü o sayede bütçe açığını kapatacak vergiler oradan alınır! IMF; ‘kaynak yarat’ dediğinde yeni vergiler konur! Çünkü borç ödenmesi onlar için önemlidir, bizim yaşam kalitemiz onların umurlarında dahi değildir. Yaşam kalitemiz zam yağmuru ile düşer, fakat bu düşük yaşam kalitesi altında hemen uyum gösterilir, göreceli olarak yaşam standardı bize göre artar ama diğer ülkelerde yaşamın hangi boyutta sıçradığını göremeyiz!

Zam yağmuru, gündem bir olaya odaklandığında gelir, eğer homurdanma başladın mı başka bir olay yaratılır ve homurdanma sesleri o gündemin ağırlığı altında yok edilir! Bazı duyarlılıklarımız vardır ve o duyarlılıkları kaşıyan gündemler olur, her homurdanma sonunda. İkilemde kalanlar zamı unutur, oraya adaklanır! Çünkü hassasiyetler daha önemlidir! Hiç kimse düşünmez sermaye birliklerinde hiç ırk, dil vb ayrımı duydunuz mu? Ama emekçilerin / halkın içinde ayrılıkları tetikleyen o kadar şey var ki, say say bitmez!

Alıştık her şeye…


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.