Zonguldak’tan haber var…

Ankara’dan Zonguldak’a giden ve orda yaşayan bir arkadaşım var. Yetenekli ve üstelik cin gibidir. Girişkendir ve kalemi de güçlüdür. Ama gazeteciliği değil bilim adamlığını tercih etmiştir.
Bence iyi de etmiştir.
Bana  Karaelmas Üniversite’sinde yaşanan bir etkinlik konusunda yazmış. Yazı hoşuma gitti. Üstelik Türkiye’de iyi şeyler de oluyor. Oluyor ve biz sık sık patlak veren hır-gür arasında çok şeyi ıskalıyoruz.
Tabii en çok gençleri ıskalıyoruz ki bu içine düştüğümüz inanılmaz ihmal. Üstelik yaptığımız yanlışın daniskası.
Oysa gençler ülkenin geleceğini temsil ediyorlar.
Onları hem kollamalıyız, hem teşvik etmeli, hem de yol gösterici rolümüzü yerine getirmeliyiz.
Lafı fazla uzattım.
Arkadaşımın mektubunu köşeme alıyorum.
Sözü ona bırakıyorum.
Diyecesiniz ki “arkadaşının adı yok mu?”
Tabii ki var.
Ama bende saklı kalsın.
Öyle istedi.
Kendisi çok mütevazi biridir.
Reklamı sevmez.
Ama ülkesini çok sever.
O da bize yeter.
Fazlasıyla yeter.
İşte size Zonguldak’tan bir demet haber. Gençlere yönelik üstelik.

“Zonguldak’ı bilirsin. Türkiye’nin ilk sanayi kentlerinden biridir; hatta ilkidir… Öyle ki; bir zamanlar İran Kraliçesi’nin Türkiye ziyaretinde gezi programına Zonguldak da dahil edilmiş, deniz kıyısında, ormanla kaplı bir sanayi kenti “ulusal gururumuz” olarak “uluslar arası protokole” takdim edilmiştir.

Zonguldak yıllarca hiçbir karşılık beklemeden Türkiye’nin her köşesini ısıttı. “Milli servet”, “milli bir vahamet”e dönüşürken, kömürün alevi, bilimin alevi oluverdi. Zonguldak Karaelmas Üniversitesi kuruldu.

Çok kısa bir süre önce kaybetmeye başladığı “kent” kültürüne, “üniversite kenti” olarak yeniden kavuştu Zonguldak.

Halk sahip çıktı Üniversitesine, Üniversite yüzünü dönmekle kalmadı, kucağını açtı halkına… Sağlık, kültür, sanat neyi varda serdi Zonguldaklıların hizmetine.

Prof. Dr. Bektaş AÇIKGÖZ’ü tüm Türkiye tanıyor. ZKÜ’nün yenilikçi, atılımcı, korkusuz, laik sistemine inanan, Atatürkçü Rektörüdür kendisi.

Bektaş Hoca, ZKÜ’yü sadece bilim ve bilgi değil, kültür ve sanatla da dolu bir eğitim yuvası haline getirmeyi başardı.

Zonguldak’ta iyi şeyler oluyor; Kültür sanat demişken… Türkiye binlerce anlamsız sorunun içinde debelen(d)ir(ilir)ken…

ZKÜ, 1-4 Nisan Geleneksel Sanat Etkinliklerinin 5.’sinde düzenlediği I. Ulusal Piyano Yarışmasını, Cumhuriyet’in 85. kuruluş yıldönümüne armağan ediyor.

Türkiye’nin pırıl pırıl 10 genci birbirleri ile değil, kendileri ile yarıştılar.

Türkiye’de iyi şeyler oluyor. Bizim gençlerimizin tümü gece klüplerinde içkinin ve eğlencenin dibine vurmuyor, onlar sadece bir avuçluk kesim. Televizyonlar onları gösteriyor, biz onları biliyoruz. Oysa burada yarışan 10 genç, aslında bu ülkenin asıl geleceği olan 10 binlerin temsilcisi… Ve onlar sanatla yoğruluyor.

Tıpkı hastanelerde gördüğümüz beyaz önlüklü asistan doktorlar, adliye koridorlarında koşuşturan cüppeli stajyer avukatlar, gözleri eğitim ışığı saçan gencecik öğretmenler ve daha niceleri gibi…

Türk Gençliği, önsözü Çanakkale Cephesinde yazılan destanın içinde, geleceğe hazır. İhtiyaç duyduğu gücün, damarlarında dolaştığını biliyor. Ve geleceğe yürüyor…

1919’dan bu yana zaten aydınlık olan geleceğe…”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.