Zorunlu din dersi…

AKP iktidarını “dinci” olarak suçlayanlar, bu iktidarın ortaöğretimde zorunlu olarak okutulan din derslerini neden kaldırmadığına fazlaca kafa yormuyorlar.

Ben bu konuya 28 yıl geriye giderek yanıt vermek istiyorum.
Bizzat yaşadığım olaylardan başlayarak kafa yormaya çalışacağım.

Devrin ihtilal lideri Ahmet Kenan Evren ve dört general (Bunlara o zaman beşi bir yerde adı takılmıştı) referandum gezisindeyiz.
Yurdun 12 vilayeti seçilmiş.
Bu illerde 1982 faşist anayasasını anlatmak üzere Evren konuşmalar yapacak.
Hani o ünlü, güneş yüzü görmemiş konuşmalarını…

Geziye Trabzon’dan başlandı ve İstanbul’da sona erdirildi.
Hürriyet adına üç kişi izliyoruz bu geziyi.
Ben gezi notları yazacağım. Muhabir arkadaşın haberleri toparlayacak. Foto muhabiri arkadaşımız da çekeceği fotoları günü gününe merkeze geçecek.

Ben konuşmalara dikkat ediyorum ama daha çok gözlemlerime dayanarak not yazmak istiyorum.
İhtilalin liderine tahsis edilmiş özel askeri uçak önde.
Dört orgenerale ayrılmış özel uçak arkada.
En arkada ise bizlere yani gazeteci takımına tahsis edilen askeri uçak.
Bu uçak özel-mözel değil. Sanırım savaşta cephe gerisine malzeme götüren uçaklardan biri…
Kendimizi çok riskli gördüğümüz için bol bol da fotoğrafta çektirdik.
Hani “ne şehittir ne gazi, olmayalım niyazi” türünden başımıza bir şey gelirse, eşimiz çocuklarımız bizlerin hangi uçakta, ne şartlar altında görev yaptığımızı görsünler ve anlasınlar diye.

Neyse…
Lafı uzatmaya kalksam kitap olur, onun için özetleyeyim..
İki ayrı ilde konuşan Evren nedense sık sık din konusu üzerinde durmuştu.
Din derslerini zorunlu hale neden getirdiklerini anlatıyordu ama çok da gerekmiyordu bana göre.
Çünkü ihtilalciler ne istedilerse anayasaya konmuştu.
Kimse onlara neden din derslerini zorunlu yaptınız diyemezdi.

Ama ben dedim.
Üzerine basa basa, Evren’in iki defa din konusuna ağırlık verdiğini yazdım notlarımda.
Nedenini anlamada zorluk çektiğimi de ifade ettim.

Gezinin Erzurum ayağında Orduevindeyiz ve hep birlikte yemek yenilecek.
Yemekten önce darbe liderimiz rakı, “dördü bir yerde” generaller ise viski içiyorlar.
Ben dikkatle izliyorum.
Evren biraz Atatürk’ü oynuyor gibi.
Mesela rakı ile beyaz leblebi yiyor.
Leblebi tabağı bir erimizin elinde ve hemen arkasında.

Ben kimseyi taklit niyetinde filan değilim, doğrudan ve damardan rakı yudumluyorum, Çankaya Köşkünde görevli bir albayımızla…
O sırada Evren’in “Hürriyet’ten gezimizi takip eden arkadaşlar nerede?” diye bir sorusu duyulunca, albay beni uyardı “Paşam sizi emrediyor”
Önden buyurduk tabii ki.

Huzurundayım Evren’in.
Gezideki tüm gazeteciler hemen halka oluşturdular her zaman olduğu gibi.
“Buyurun Paşam beni çağırmışsınız” dedim.
Dikkat edin “Beni emretmişsiniz” demedim, diyemezdim.
“Siz Hürriyet’çiler olarak olaylara nedense hep tersten bakıyorsunuz “diye söze başlayan Evren, iç ve dış olaylardan bazı örnekler vermeye çalışıyordu. Sonra esas diyeceği noktaya sözü getiriyordu:
“Ben Hürriyet’in anayasa görüşmeleri sırasında yazdıklarını biliyorum. Hepsini hatırlıyorum. Senin de Danışma Meclisindeki anayasa görüşmelerini izlerken din konusunda eleştiriler yaptığını eskiden beri biliyorum. Yine yazmışsın bugünkü notlarında.
Evren din konusuna devamlı temas ediyor demişsin. Fena mı yaptım? Din derslerini mecburi hale getirmekle yanlış mı yaptım yani?”

Soluk aldığı anda Hava Kuvvetleri Komutanı Şahinkaya Paşa araya girmez mi?
“Gazeteciler dinden ne anlarlar paşam?”

Hoppala buradan yak.
Tabii o tarihte yayın hayatında olan Güneş Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi ve yazarı Cüneyt Arcayürek lafa girme ihtiyacı duymuştu.
Hem duayen gazeteci ağabeyimiz, hem de o sıralarda Türkiye’de iyi isim yapmış yazar ne de olsa.
“Biz dini kitaplardan değil, ailemizden öğrendik paşam. Üstelik iyi de öğrendik”

Bu söz meğerse Evren’in “kırılma noktası” değil miymiş.
Evren tekrar sazı aldı eline ve:
“Ben siviller açısından Cüneyt beye katılabilirim ama askerler için aynı şey geçerli değil. Biz askerler yurdun birçok yerine gitmek zorundayız. Bu nedenle mesela ben ve eşim kızlarıma yeteri ve gereği kadar zaman ayırıp dinimizi öğretemedik. Hala din konusunda bilgileri az. Bu yüzden din dersleri artık zorunlu olacak ve herkes ortaöğretimde bunu öğrenecek”

Donduk kaldık.
Kafasını sallayıp bu sözleri onaylayan meslektaşlarımı fahş ( ifşa) etmeyeceğim.
Ben Evren’in sadece ve sadece kızları için anayasaya madde olarak koyduğu bu din dersi konusunda son sözü söyledim.
“ Gazetem benimle aynı fikirde olmasaydı yazdıklarımı koymazdı paşam.”
Nokta.

Geriye bakınca aradan 28 yıl geçtiğini fark ediyorum.
Hiçbir iktidar bu maddeyi kaldırmadı. Kaldırmaya teşebbüs dahi edemedi.
CHP’si, DSP’si, ANAP’ı ve DYP’si..
Ne Demirel, ne Ecevit, ne Özal..
Ne Türkeş, ne Devlet Bahçeli.

Peki, dini referanslı AKP neden bu maddeyi değiştirsin ki?
Sekiz yıldır onlar da ellerini sürmediler.
Bana kalırsa, azınlıklar ve Aleviler bahane.
Bu madde gelecek seçimlerden sonra Anayasadan kesinlikle çıkarılır.
Sadece ve sadece Avrupa Birliği istediği için…

Bu çok önemli soruna neden kimsenin yeteri kadar kafa yormadığını anlatabildim mi acaba?
Ne dersiniz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.