Geçen hafta Londra’daki toplumumuzdaki iki önemli renk soldu. Dr. İffet Renda ve nam-ı diğer “Artiz”, Mehmet Şoföroğlu…
Londra’daki topluma önemli katkıları olan sevgili dostum Dr. İffet Renda’yı (83) 15 Ocak günü Fethiye’de tedavi gördüğü hastanede kaybettik.
Dr. İffet Renda, TBMM’nin ilk başkanı Abdülhak Hamit Renda’nın torunudur. Türkiye’nin ilk yüksek eğitimli hemşireler arasında yer alan İffet Renda doktora yapar. Renda üniversite yıllarında sosyalizm ile tanışır ve TKP’nin kadın kolları İlerici Kadınlar Birliği’nin ilk kurucuları arasında yer alır.
Halil İncealemdaroğlu ile 1969’da evlenir. Bu evlilikten Kerim (1971) ve Murat (1972) isimli iki oğlu olur. 1977’de eşinden ayrılarak oğullarıyla Londra’ya yerleşen Renda, Financial Times’ın muhabirlerinden David S. Tonge ile bir süre evli kalır. Daha sonra Hollanda’da yaşayan Renda 2014’ten bu yana Fethiye’de Yakabağ Köyünde yaşıyordu. Renda uzun zamandır alzeymer hastası ve 14 aydır da bitkisel yaşamdaydı.
Sevgili İffet Londra’da mesleğini yapmış ve toplumsal çalışmalarla da adını duyurmuştu. King Edward Hastanesi’nde “etnik toplumda sağlık” araştırmalarına katılmıştı. Ben kendisini 1986’da Türk Eğitim Birliği (TEB) çalışmalarında tanımıştım. Son derece bilgili, nazik, çalışkan, pratik, yardımsever ve ileri görüşlüydü. İngilizcesi mükemmeldi. Burjuva ve muhafazakar bir aileden gelmesine karşın (David S. Tonge’dan ayrıldığında kısa bir dindarlık dönemi olsa da) sosyalistti.
İffet dostum TEB’de Kadın Bölümü’nün kurucuları arasında yer almıştı. TEB’de pek çok kadın projesini hayata geçirdi, toplumda şiddete ve tacize uğrayan, ensest ilişkiye zorlanan binlerce kadına kol kanat gerdi, onların rehabilitasyonunda rol aldı.
İffet dostum ile daha sonraki yıllarda İngiltere’nin en büyük promosyon şirketlerinden Süpremia International’da yolumuz kesişti. Grafiker tasarımcı olarak çalıştığım şirkette İffet, “joker” konumunda genel sekreterdi.
Dostumun Londra’dan taşınırken bana hediye etmeye değer gördüğü (Aralarında Uğur Mumcu imzalı) değerli kitaplarına gözüm gibi bakıyorum. İffet Renda toplumumuzun sessiz kahramanlarındandı. Anılarıyla yaşasın sevgili dostum… Uğurlar olsun…
***
Zeki Müren’in taktığı lakap ile “Artiz Mehmet”, Mehmet Şoföroğlu (89) 12 Ocak gini yaşama gözlerini yumdu. Düğün ve çalgıda toplumda babası udcu Hasan ve abisi Halil Perry ile bir marka olan ve bu konuda toplumda pek çok ilkte imzası olan Mehmet Şoföroğlu’nun biyografisini yazmıştım. Londra’da Bizim’Kiler kitabını yazma aşamasında kendisini evinde bir kaç ziyaret ettiğim Şoföroğlu, merdiven altındaki deposundaki arşivinden çıkardığı eski siyah beyaz fotoğraflarının kopyasını da vermişti.
Londra’da ilk Türk çalgıcı “Udcu Hasan” ile oğulları Mehmet Şoföroğlu ve abisi ilk düğün organizatörü ve düğün salonu işletmecisi Halil Perry, üç kuşak toplumun belleğinde yer edinmiş isimler arasında sayılır…
Mehmet 1937’te Lefkoşa’da Halil ise 1934’te Akıncılar Luricina’da doğar. Anneleri ev kadını, babaları “Udcu Hasan” ise asıl mesleği şoförlüğün yanı sıra meyhanelerde ud çalarak ek gelir elde eder… Mehmet ilkokulu bitirdikten sonra ayakkabıcıda, Halil de terzi yanında çırak olur. Halil 1956’da Londra’ya gelir ve City Road’da sahibi Yahudi olan bir tekstil atölyesinde terzi olarak işe girer. Daha sonra baba mesleği şoförlük de yapar. 1958’de de Mehmet Londra’ya gelir, Highbury’de abisinin misafir olur, Piccadilly’de Lions Corners House’da da aşçı olarak işe başlar.
1961’de de Londra’ya gelen babası Udcu Hasan’ın toplumdaki ilk ud çalan çalgıcı olduğunu söyleyen Mehmet 1959’da da KTC’nin Islington Town Hall’da organize ettiği Türk Gecesi’nde solist olarak ilk kez sahneye çıktığını da belirtmişti. Toplumun kalabalıklaşmasıyla düğünler de salonlarda yapılmaya başlar. Bu kez abisi Halil düğün sahiplerine salon ayarlama işine girer. Stoke Newington, Hackney ve Shoreditch’de belediye salonlarını kiralar. Bir süre sonra baştan sona salonlarda düğün organizasyonu yapmaya başlar. Düğünde Udcu Hasan’ın yanı sıra Mehmet de darbuka çalar ve şarkı söyler. Kıbrıslı Rum toplumundan da kemancı bulurlar… 1960’ların sonuna doğru belediye salonları yerini “Piccadilly Hotel, Donchester Hotel, Regent Class Hotel, Bloomsburry Hotel, Lanchecter Hotel, Cafe Royal” gibi büyük hotellere bırakır.
Abisi Halil Perry, Musevilerin müzikhol olarak işlettiği Mozart House’u satın alır. II. Dünya Savaşı’nda Nazilerce arkadaki dans salonu bombalandığı için hasar gören binayı “Aksaray” adıyla 200 misafirlik düğün salonuna dönüştürür. Aksaray 2004’te kapanıncaya kadar topluma hizmet edecektir.
Mehmet, 1969’da toplumda ilk plak yapan müzisyenin kendisi olduğunu belirtiyor ve “O Gün Kader başlıklı plakta Mustafa Sayan’dan ‘Allah’a Ismarladık’ ve ‘Sevenler Acısın’ adlı iki şarkı okumuştum. Benden sonra da Osman Kelebek yaptı” diyor.
Mehmet ve Janet’in de Neriman (1962), Belgin (1964), Kader (1970) ve Mehmetçik (1976) isimli çocukları olur. Toplumda üç kuşağa düğün yaptıklarını söyleyen, toplumun eğlence dünyası, düğünler ve müzik grupları konusunda ayaklı tarihi Mehmet Şoföroğlu, eşi Janet ile birlikte Hackney’deki bahçeli evlerinde yaaşamını sürdürüyordu.


Bu yazıya emoji ile tepki ver












