İşbirlikçilerin sinsi planları

Dünyayı yöneten süper güçler, KKTC gibi denetimleri altına almaya çalıştıkları ülkelerde ülke içindeki maşaları ve işbirlikçileri eliyle basını, Hükümeti, devleti yöneten bütün kurum ve kuruluşlar ile seçimler öncesinde vatandaşları etkilemek için çeşitli araçlar ve yöntemler kullanırlar. Bu konuda sayısız örnek yaşadık. KKTC’de de özellikle seçimler öncesinde dolarlar ve eurolar havaya saçılmakta, işbirlikçilik yapmaya gönüllü kurum ve kuruluşlar para yağmuruna tutulmaktadır. Üyeleri olan Yunansitan’ın ekonomik krizden kurtulması için para vermek istemeyenler, bizdeki işbirlikçilerine niye para yağdırırlar. Bunun derin endenini anlamak egrekir. Devleti yönetenlerin bu girişimleri seyretmesi bir yana, bu planlar içindeki bazılarının devleti yönetenlerin yanı başlarında köşelerde yer alması ise diğer traji-komik bir durumdur.

Emperyalist küresel sermaye ve onların yerli işbirlikçileri, seçimler öncesinde bir adayı ya da partiyi destekleyip seçimler sonrasında yenildiklerinde köşeye çekilecek değillerdir. Her türlü oyunu oynayarak hükümeti teslim almayı, alamıyorsa da yıpratıp gözden düşürmeyi deneyeceklerdir. Bu açıdan, kürsel sermaye odaklarının hedefinde olmak, bir anlamda doğru yolda olduğunuzun da göstergesidir.

Ülkemizde genel seçimler yaşandı, ardından Cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleştirildi ve son olarak da yerel seçimleri yaşadık. Her seçimde küresel seramyenin desteklediği aday ve partiler büyük ölçüde seçimi kaybetti. Halkın bilinçlenmesi ve küresel güçlerin sözcülerinin verdikleri sözlerin yalan ve palavra olduğunun anlaşılması karşısında Kıbrıs Türkü, emperyalist güçlere bir Osmanlı tokadı indirmeyi becerdi. Peki, bu şamarı yiyen küresel güçler ve yerli işbirlikçileri, şimdi ne durumda?

İşin aslı, küresel güçlere karşı Cumhrubaşkanı Eroğlu’nu destekleyenler ve sonrasındaki seçimlerde de UBP’ye destek olanların ne durumda olduğuna bakmak lazımdır. Küresel güçlerin yerli işbirlikçileri, devlet ve yönetim kademesi içinde bulundukları konumları büyük ölçüde korudukları gibi, ufak tefek kozmetik yer değiştirmeler hariç, yeni mevziler elde etmek konusunda da başarılı olmuşlardır.

Bugün küresel güçlerin işbirlikçisi Çözümcü Medya, Hükümete ve özellikle bazı Bakanlara karşı acımasız bir saldırı içindedir. Hükümeti ve küresel güçlerin yerli işbirlikçilerinin saldırısıyla karşı karşıya olan Bakanları savunmak da bizim sorumluluğumuz ve gönül borcumuzdur.

Son günlerde özellikle Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Zorlu Töre ve Maliye Bakansı Ersin Tatar’a karşı işbirlikçilerin yoğun saldırısı yaşanıyor. Yakın zamanda Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı da bu saldırılardan artarak payını alacaktır. Bu saldırılar, bu isimlerin doğru yolda olduğunu ortaya koyuyor. İşbirlikçilere kucak açan kabine üyeleri olmadığını ise keşke söyleyebilsek. İşte işbirlikçilerin güdümündeki bir isim, en önemli devlet makamlarını çözümcülere ve işbirlikçilere açmaya devam ediyor. Bunları isim vererek yazmaktan da çekinmeyeceğim.

Hükümet de işbirlikçilere karşı uyanık olmak durumundadır. Kendi ülkesine ihanet edenlerin kimseye karşı bir vefaları olamaz. Cumhurbaşkanlığıı’nı bu konuda defalarca uyarmaya çalıştım. Sonuçlarına katlanacaklar. Hükümet ise bu konuda çok daha şanslıdır. İşbirlikçilerin oyunlarını boşa çıkarmak konusunda hükümete güvenimiz, Kurultay sonrasında daha da güçlenecektir. Umutluyuz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.