Ihlara’da korunan alan sınırı iki kat genişletildi

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Kapadokya bölgesinin önemli doğal ve kültürel mirasına ev sahipliği yapan korunan alanlardan biri olan Aksaray’ın Güzelyurt ilçesindeki Ihlara Vadisi’nin ÖÇK Bölgesi sınırları iki kat genişletildi…

Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde bulunan Ihlara Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) sınırları genişletilerek 54 kilometre kareden 118 kilometrekareye çıkarıldı. Alanda yürütülen çalışmaların ardından benzer ekosistem özellikleri taşıyan 63 kilometrekarelik alanın ilave edildiği Ihlara ÖÇK Bölgesinin sınırları Güzelyurt ilçe merkezi ile Ilısu ve Kızılkaya yerleşimlerini de içine alacak şekilde genişletildi. Volkanik Hasan Dağının kuzeydoğusunda yer alan Ihlara Vadisi, ortasından geçen Melendiz Çayı ile yaşam buluyor. 1990’da Bakanlar Kurulu Kararı ile ÖÇK Bölgesi ilan edilen Ihlara Vadisi’nde zengin biyolojik çeşitliliğin yanı sıra jeolojik oluşumlar ile Hititlerden Selçuklulara uzanan dönemleri yansıtan tarihi ve kültürel miras yer alıyor.

Ihlara Vadisi, Orta Anadolu’daki volkanik Hasan Dağı ile Melendiz Dağı’nın eteklerinde kurulan Aksaray’a bağlı Güzelyurt ilçesinde yer alıyor. Kapadokya Bölgesinin zengin doğal ve kültürel mirasının önemli bir kısmına ev sahipliği yapan Ihlara Vadisi, ortasından geçen Melendiz Çayı’nın yarattığı mikrokilima sayesinde birçok bitki ve canlı türünü barındırıyor. Sahip olduğu doğal ve kültürel miras nedeniyle 1990 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile ÖÇK Bölgesi ilan edilen Ihlara Vadisi’ndeki 364 bitki türünün 43’ü endemik olarak kayıtlara geçti. Söz konusu endemik türler arasında, peri körmeni (Allium cappadocicum), alıç (Crataegus orientalis) ve athelvası (Onobrychis cappadocia) gibi bitkiler de yer alıyor. Vadi içindeki Melendiz Çayı’nda kunduzun (Lutra lutra) da kayıtlara geçen canlılar arasında olduğu belirtiliyor.

Fotoğraflar: (Yusuf Yavuz arşivi)

IHLARA VADİSİ’NDE 100’DEN FAZLA KAYA KİLİSESİ YER ALIYOR

Vadi boyunca volkanik kayalara oyularak yapılan kaya kiliseleri ise Ihlara’nın en karakteristik kültürel mirasını oluşturuyor. Erken Hıristiyanlık döneminde önemli bir dini merkez olan Ihlara Vadisi’nde çoğunluğu 9-12. yüzyıllara tarihlenen zengin duvar resimlerini barındıran 100’ün üzerindeki kaya kilisesi ve değişik dönemlere ait tarihi yapılar bulunuyor. Bilimsel çalışmaların sürdürüldüğü vadi içindeki kiliselerin yaklaşık yüzde 10’u ziyarete açık.

54 KM2’LİK ÖÇK BÖLGESİNE 63 KM2 BÜYÜKLÜĞÜNDE ALAN EKLENDİ

Ihlara, Belisırma, Yaprakhisar ve Selime yerleşimlerini içine alan ÖÇK Bölgesinin sınırları yapılan düzenleme ile iki katına çıkarıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgiye göre, “Ihlara Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde benzer ekosistem özellikleri ve doğal eşikler dikkate alınarak yapılan çalışma sonucu 24.06.2021 tarihli ve 4139 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 54,64 km² olan alana, 63,44 km² büyüklüğünde alan ilave edilerek toplam alan 118,08 km²’ye” çıkarıldı.

25 Haziran 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Cumhurbaşkanı Kararı ile Ihlara ÖÇK Bölgesi sınırları, Güzelyurt ilçe merkezi ile Ilısu ve Kızılkaya yerleşimlerini de içine alacak şekilde genişletildi.

GELVERİ’DEN GÜZELYURT’A KÜLTÜREL MİRAS ZENGİNLİĞİ

Hitit, Asur, Pers, Helen, Roma, Selçuklu, Danişmend, Karamanoğulları ve Osmanlı dönemlerinin izlerini yansıtan zengin kültürel mirasın her köşesine sindiği Güzelyurt ve çevresinde, bölgenin özgün taş işçiliğini yansıtan çok sayıda sivil mimari örneği konut da yer alıyor. Eski adı ‘Gelveri’ olan Güzelyurt, 1924 yılında gerçekleşen nüfus mübadelesine kadar Hıristiyan ve Müslüman halkın bir arada yaşamını sürdürdüğü köklü bir yerleşim.

IHLARA, OLİMPOS VE ASPENDOS’TAN DAHA ÇOK ZİYARETÇİ AĞIRLIYOR

Ihlara Vadisi barındırdığı doğal ve kültürel zenginliklerle Türkiye’nin en çok ziyaretçi çeken korunan alanlarından biri. Aynı zamanda ‘ören yeri’ statüsünde olan Ihlara Vadisi’nin 2018 yılındaki ziyaretçi sayısı Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 492.672 kişi olarak açıklandı. Bakanlık verilerine göre aynı yıl Antalya’daki Olimpos Ören Yeri 226 bin, Aspendos’un 328 bin, Patara’nın 164 bin, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin 378 bin, İzmir Bergama Akropol Ören Yeri 158 bin, Şanlıurfa Göbeklitepe Ören Yerinin ise 70 bin 420 ziyaretçiyi ağırladı. Ören yeri istatistikleri, ziyaretçilerin tercihlerinin doğal ve kültürel mirasın iç içe korunduğu alanlardan yana olduğuna işaret ediyor.

 

Önceki haberİsrail’de aşının etkisi azalıyor
Sonraki haberGiresun Hong-Kong olur mu?
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × 1 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.