Ipiihkoohkanipiaohtsi

MAHMUT ŞENOL / KANADA – ¨Kanada Fransa’sı¨ Quebec Eyaletinin kuzeyindeki kırsal yerleşim alanlarına kadar yaklaştığı haberi alınan bir kutup ayısı ¨orman memurlarınca¨, tam da 1 Mayıs işçinin emekçinin bayram gününde, saat 08:30’da vuruldu. 

450 kg.ağırlığındaki kutup ayısını vurmak zorunda kaldıklarını açıklayan görevlilere hemen tepki yağdı, ama onların da haklı olduğu taraf yok değil. 

¨Bir kere bu kutup ayısının orada ne işi var, haddini bilsin, terbiyesini takınsın¨ diye cevap verdi orman korumacılar. 

Fakir aç kalınca bahanesi çok olur; belli ki zavallı ayı yaşam alanı olan daha kuzeydeki bölgelerde yiyecek sıkıntısı duyup yerleşim yerlerinde çöpleri karıştırmak istemişti. 

Fakat bunun daha hallice bir yolu yok muydu, bu kısmı cevapsız kaldı.

Kebekli (Quebec’li) memurlar, St.Lawrence nehri kenarına kadar gelip köylerde yaşayanlara tehdit oluşturabilecek bu güzel yüzlü, sevimli ayıyı vurmanın üzüntüsü ve pişmanlığıyla, yine de şöyle dediler: 

¨300 kilo ağırlığa kadar bir hayvanı uyutup geldiği bölgeye geri götürecek ekipmanlarımız var, ama bu ayı maalesef istiap haddini aşmış birisidir, vurmaktan başka çare bulamadık.¨

Kanada’da hayvan hakları savunucuları ve memurların sorumluluğu arasında bir tartışma böylece alevlendi. 

Sonucu ne olursa olsun, öldürülmeden az evvel fotoğrafı çekilmiş kutup ayısının o masum bakışları etkileyiciydi, lakin gelgelelim orman koruma memurları ayının kardaki ayak izlerini kendi pabuçlarıyla kara basarak kıyaslayıp bunu da fotoğrafladıktan sonra gazetelere servis edince, eh haliyle biraz da korkmamız gerekiyordu. 

Ayının ayak ölçüsü, herhalde, 80-90 numara bir pabuç kadar görünüyordu.

Böyle bir ayıyla vaziyet şakaya gelmez!

Ayıların kutuplardan aşağıya kadar uzandıklarından bahsedilince hemen iklim değişikliği ve küresel ısınma mevzuları dile geliyor. 

Fakat bu eskiden hiç olmaz da değildi. Türkçemizde Eskimo diye adlandırılan yerli halk yüzyıllardır böyle ayılarla karşılaşmış olmalı. Sonra sömürgeci Avrupalı Beyazlarla karşılaştılar. Bir de beyazların nüfus kayıt-kuyut zahmetleriyle. 

Önceden yaptığı kahramanlığa göre bir ön isim alıp kendilerine, mesela ¨Buzlu Gölde Tombul Ayıyı Kuyruğundan Vuran¨ gibi seslenilirken, sonra, Kanada devletinin kurulmasıyla isimlerini tescil ettirmesi de zorlaştı. 

Devlet böyle komik seslenişler sevmez, yerine ciddi isimleri yazmak ister.

İnuit ve Metis yerlileri olarak bilinen birçok kabile-boyların isimlerini İngiliz-Fransız alfabe kodlamasına göre yazması imkânsızdı ve nüfus memurları yeni doğan çocukların adını farklı yazıyordu. 

Buysa, sonradan devletle işi olan, Tundra ve Kutup bölgesi insanlarını zora sokuyordu. 

Aziz Nesin’in ¨Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz¨ hikâyesine benzer biçimde, örneğin pek yaygın bir isim olarak kullanılan ¨Ipiihkoohkanipiaohtsi¨, aslında ¨Ipi’hko-oh’kani’piaôht-si¨ yazılmalıydı; bulmaca gibi bir şey Beyaz adam için. 

Avrupalı Beyazlar faydacıdır, işin kolayını ve yararlı tarafını tercih eder. Tabii böyle olunca zaten toprakları işgal edilmiş ve bu nedenle şimdi devlet tarafından gönlü alınmaya çalışılan ¨Eskimoların¨ isimlerinin doğru dürüst yazılması da gündeme geldi. 

Fakat nasıl olacak!

Ne yapsanız yaranamazsınız; dert gider yeri hemen dolar.  

Anlaşılan o ki, Kanada’nın ayı meselesi kadar yerli halkın isimlerini doğru yazıp okuma meselesi de var.

 

2608540cookie-checkIpiihkoohkanipiaohtsi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.