Torosların meyve cennetini dolu vurdu

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Elma ve kirazda büyük ürün kaybına yol açması beklenen şiddetli dolu yağışı, Torosların meyve üreticilerinin umudunu da kırdı. Üreticiler doludan zarar göre yerleşimlerin afet bölgesi ilan edilmesini talep ediyor…

Türkiye’nin önemli meyve üretim merkezlerinden biri olan Karaman’ın Ermenek ve Sarıvelilier ilçelerine bağlı köylerde tarım arazileri ve meyve bahçelerinde büyük zarara neden oldu. Elma ve kiraz bahçelerinin yanı sıra çilek ve sebze ekili alanlara da zarar veren misket büyüklüğündeki dolu bölgede kar manzaralarına neden oldu. 15 Mayıs’ta öğle saatlerine doğru başlayan ve saatlerce etkili olan şiddetli dolu yağışının vurduğu üreticiler, kimi ürünlerde yüzde seksenlere ulaşması beklenen zararların karşılanması için yardım talep ediyor.

Karaman’ın Ermenek ve Sarıveliler ilçelerinde 15 Mayıs’ta etkili olan dolu yağışı meyve ve sebze bahçelerinde büyük zarara yol açtı. Ermenek’e bağlı Güneyyurt beldesiyle Aşağıçağlar, Yukarıçağlar ve Pamuklu köylerinde etkili olan dolu yağışının, Sarıvelilere’e bağlı Göktepe beldesinin yanı sıra Esentepe, Günder, Boyalık ve Çukurbağ köylerinde zarara yol açtığı belirtildi.

ŞİDDETLİ DOLU ELMA, KİRAZ, ÜZÜM VE ÇİLEKTE ZARARA YOL AÇTI

Elma ve kiraz üretimiyle bilinen bölgede çilek tarımı da yapılıyor. Sarıveliler ilçesine bağlı Esentepe köyünde elma üretimi yapan çiftçilerden Mehmet Demirel, dolu yağışının ürünlerde yüzde seksene varan oranlarda zarara neden olduğunu söyledi. Şiddetli dolunun elma ve kiraz bahçelerinin yanında üzüm bağlarında ve sebze ekili alanlarda büyük hasara yol açtığını anlatan Demirel, “Dolu taneleri domates, biber, patlıcan fidelerini kırdı. Ne kadar zarar olduğunu şu an için hesaplamamız zor ancak köylüler bu yıl için umutlu değil” dedi.

ÜRETİCİLER ZARARIN KARŞILANMASI İÇİN DESTEK BEKLİYOR

Tarım sigortasının dolu nedeniyle oluşan zararları karşılamadığını dile getiren Demirel, hasar tespit çalışmasının ardından üreticilerin zararlarının karşılanması için yetkililerden destek beklediklerini de sözlerine ekledi. Üretici köylüler, dolu afetinin yaşandığı bölgenin afet bölgesi kapsamına alınarak kayıplarının telafi edilmesini talep ediyor.

DOLU, ANAMUR’UN DAĞ KÖYLERİNİ DE VURDU

Öte yandan dolu yağışının Mersin’in Anamur ilçesine bağlı dağ köylerinde de etkili olduğu öğrenildi. Erkenci kiraz üretimi yapılan yöre köylerinde üreticinin kaybının büyük olduğu belirtiliyor.

AŞIRI İKLİM OLAYLARI GIDA GÜVENCESİNİ TEHDİT EDİYOR

Dünyanın önde gelen tarım üreticilerinden biri olan Türkiye’nin son yıllarda sıklıkla karşı karşıya kaldığı aşırı iklim olaylarıyla ilgili aldığı önlemler yetersiz bulunuyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından 1988’de kurulan Hükümetlerarası İklim Paneli (IPCC) II. Çalışma Grubu’nun geçtiğimiz Şubat ayında yayımladığı Altıncı Değerlendirme Dönemi Raporu, Türkiye’nin aşırı iklim olaylarına karşı Avrupa’nın en kırılgan ülkesi olduğuna işaret ediyor. “İklim Değişikliği 2022: Etkiler, Uyum ve Kırılganlık” başlığını taşıyan ve 270 yazarın imzasını taşıyan rapor, 195 ülke tarafından onaylandı. 34 binden fazla bilimsel makaleye atıf yapılan raporun ana bulguları arasında, insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının neden olduğu iklim değişikliği, toplumları ve dünyanın doğasını öldürmek, gıda üretimine zarar vermek, doğayı yok etmek ve ekonomik büyümeyi yavaşlatmak gibi başlıklar bulunuyor. Geri döndürülemez risklere maruz bırakan aşırı iklim olaylarının doğaya ve insanlara yönelik yaygın kayıplara neden olduğuna işaret edilen raporda, iklim değişikliğinin insan refahı ve gezegenin sağlığı için bir tehdit oluşturduğu vurgulanıyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM SAĞLANAMAZSA RİSK BÜYÜYECEK

İklim değişikliğine uyumun, riskleri azaltmak için çok önemli olduğuna işaret edilen IPCC raporunda, aynı zamanda insanların refahını da iyileştirebilir, ancak buna yeterli kaynak ayrılmıyor. Uyum ayrıca emisyon kesintilerine bir alternatif değil: Isınma devam ederse, dünya giderek uyum sağlanamayan değişikliklerle karşı karşıya kalacak” ifadelerine yer veriliyor. Rapora göre, iklim değişikliği özellikle dünya genelindeki yoksul nüfus için gıda üretimi ve erişimine darbe vuruyor. Milyonlarca insanı akut gıda güvensizliğine maruz bırakan aşırı hava olayları, tarımsal verimdeki artışı yavaşlatırken su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılıkta da ürün kayıplarına yol açıyor. Sağlıklı suya erişim güçlüğü ve yetersiz beslenme de iklim aşırı iklim olaylarının yarattığı sorunlar arasında. Bu sorunların çözümü için hükümetlerin iddialı planlar ortaya koyması ve hızla hayata geçirmesi bekleniyor.

‘İNSANLAR ÖLÜYOR, DOĞA YOK OLUYOR. ARTIK YEŞİL BADANA OLAMAZ’

IPCC raporunu değerlendiren Avrupa İklim Vakfı CEO’su Laurence Tubiana, “Bu rapor, iklim değişikliğinin zaten insanları öldürdüğünü, doğayı yok ettiğini ve dünyayı daha fakir hale getirdiğini acımasızca hatırlatıyor. Üç ay önce Glasgow’da COP26’da tüm büyük ekonomiler iklim hedeflerini güçlendirme konusunda anlaştılar – ve iklim ile ilgili tehlike bölgesine girerken, 2022’de yeni iddialı hedefler içerin planlar sunmaları hayati önem taşıyor. Artık mazeret ve yeşil badana olamaz” görüşünü dile getirmişti.

 

2607450cookie-checkTorosların meyve cennetini dolu vurdu
Önceki haberİngiltere’de yıllık enflasyon yüzde 9 ile 40 yılın zirvesinde
Sonraki haberYolsuzlukla suçlanan kaçak eski kral İspanya’ya dönüyor
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 − five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.