ALMANYA’DAN… Almanya’da KKTC’ye artan ilgi

Geçenlerde aldığım bir e-maili sizlerle paylaşmak arzusundayım. Almanya’da bir dostum bana sanırım sizin için de ilginç olduğuna inandığım aşağıdaki satırları kaleme almış:

“Sevgili Ozan,

Ada ile Almanya arasında oluşan bu bağ bence en sağlam olanıdır. AABK (Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu) ve Kıbrıs arasında oluşacak bir dostluk Kıbrıs’ın Avrupa’da daha etkin bir şekilde tanınmasına yardımcı olacaktır. Senin bu konuda yazdıklarını okuyan turizmci kızım, “Baba artık Alman turistleri gönül rahatlışıyla Kıbrıs’a gönderebilirim.” diyor. Yani herkesin bu işin bir ucundan tutması gerekiyorsa ve elinden ne geliyorsa yapmanin tam da zamanı.Senin çabaların umarım amacına ulaşır. Geçen gün ben AABF’nin (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu) 20nci yıl kokteyline davetliydim. Orada bir çok insandan bir zat dinledigime göre artık Kıbrıs bizim bir numaralı tatil yerimiz olacak, çünkü Alevilerin ve senin çabalarının sonucunda başta Cumhurbaşkanı Sayın Talat olmak üzere diğer yöneticilerden gördükleri ilgi hafızalara kazınıyor ve unutulmuyor.”

Bu hafta sonu Girne’de bir zirve yapan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve aldığı “Kuzey Kıbrıs’a yönelik haksız yere uygulanan ambargoya karşı kampanya” kararı doğru yolda olduğumuzun kanıtı. Avrupa’da ve de örneğin Almanya’da KKTC’nin gerçeklerini kamuoyuna anlatabilmenin  en önemli köprülerinden biri orada yaşamakta olan Türkiye kökenli insanlar. AB genelinde ve Almanya’da çok iyi örgütlü konumda olan Alevi dostlarımız bize gönüllü olarak yardımcı olanlar olarak diğer dostlarımız için de çok güzel bir örnek teşkil etmekteler.  Onların çabaları KKTC’ye destek olacak ve bunu sadece lafta bırakmayacak yeni dostlar kazanmamıza da yardımcı oluyor.

Haftasonu buraya gelen AABK yöneticileri adadan çok güzel anılarla ve Kıbrıs konusunda oldukça iyi bilgilenmiş bir şekilde ve de en önemlisi motive olmuş olarak ülkelerine döndüler. Çantalarında sadece “haksız ambargo”, “bloke edilen paralar” ya da “direk uçuşlar” gibi konulara yönelik planlar yok. Aynı zamanda Almanya’da yaşamakta olan Türkiyeli’lerin üniversite çağındaki çocuklarının KKTC’de üniversite eğitimi görme olanağını değerlendirmesini sağlamak ve yukarıda bir dosttan aktardığım gibi KKTC’ye “bir turizm cenneti” olarak bakmaya başlayanların sayısının artmasını fırsat bilerek Almanya ağırlıklı olarak adaya turist gelmesini teşvik edici faaliyetleri organize etmek de planları arasında.
Her iki konu da çok önemli. Almanya’da Türkiye kökenli gençler lise sonrası ebeveynlerin arzuladığı gibi üniversiteye gitme olanağına çeşitli nedenlerden dolayı bulamamaktalar.  KKTC’deki olanaklar ise pek bilinmiyor. Oysa çocuklarının eğitimi konusunda bilinçli alevi anne ve babaların iyi bilgilendikleri takdirde hiç bir fedakarlıktan çekinmeyerek onları Kuzey Kıbrıs’taki özel üniversiteler yollayacaklarından en ufak bir şüphem yok. Çocuklarının hem doğuştan ana dil gibi öğrendikleri Almanca’larının yanı sıra mükemmel İngilizce öğrenmesi ve de bunun yanı sıra anne ve babaların hep üzülmesine neden olan ana dilleri Türkçe konusundaki eksikliklerini giderebilme şansına sahip olabilmeleri KKTC’de çok sayıda Almanya vatandaşı Türkiye kökenli öğrencinin olmasını da beraberinde getirecektir.

Turizm alanında da en az Türkiye’den gelmesi arzulanan turistler kadar değerli Almanya’dan gelebilecek Türkiye kökenli turistler. AABK gibi onbinlerce insana ulaşabilen bir yapının üniversiteler konusunda olduğu gibi bu alanda da bizzat kendisinin gündeme getireceği ve KKTC ile işbirliği halindeki bir organizasyon adanın otellerinin yatak kapasitesinin değerlendirilmesi için çok değerli bir şans olabilir.

Görüyorsunuz elbirliği ile verdiğimiz çabalar boşa gitmiyor. Durmayıp devam etmek en önemlisi!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.