Antalya’daki atıl oteller öğrencilere tahsis edilsin

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – ÇGD Akdeniz Şubesi Antalya’daki atıl durumda bekleyen oteller ile kamu kurumlarına ait misafirhanelerin geçici olarak kentte barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine tahsis edilmesi çağrısında bulundu…

Üniversitelerin yüz yüze eğitime geçmesi yönündeki kararın ardından yükselen ev kiraları ve yurt ücretleri nedeniyle ortaya çıkan barınma sorununa Antalya’dan çözüm önerisi geldi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şube Başkanı Erdem Güner, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, turizmcilere atıl durumdaki konaklama tesislerinin kapılarını barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine açma çağrısında bulundu. Güner, kentteki kamu kurum ve kuruluşlarının misafirhanelerini de geçici olarak öğrencilere açılmasını istedi. Öte yandan ülke genelinde yaşanan barınma sorununa karşı harekete geçen üniversite öğrencileri, müşteri değil öğrenci olduklarını anımsatarak sorunun çözülmesi için imza kampanyası başlattı.

Pandemi nedeniyle yüz yüze eğitime ara veren üniversiteler uzun aranın ardından yeniden kapılarını açıyor. Ancak ev kiraları ile yurt ücretlerindeki yüksek fiyat artışları zaten yüksek giderlerle boğuşan üniversite öğrencilerinin barınma sorununu gündeme getirdi. Birçok ilde benzer sorunu yaşayan öğrenciler “Barınamayanlar” adıyla kampüs önlerinde sabahlayarak seslerini duyurmaya çalışıyor.

ÇGD AKDENİZ ŞUBESİNDEN ‘OTELLER ÖĞRENCİLERE AÇILSIN’ ÇAĞRISI

Üniversite öğrencilerinin barınma sorununa yönelik çözüm arayışları devam ederken Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şubesi’nden kentteki turizmcilere ilginç bir çağrı geldi. ÇGD Akdeniz Şube Başkanı Erdem Güner, Antalyalı turizmcileri atıl konaklama tesislerinin kapılarını, barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine açmaya çağırdı.

ÇGD ŞB. BAŞKANI GÜNER:’ÖĞRENCİLER BARINMA SORUNUYLA KARŞI KARŞIYA’

Kentteki kamu kurum ve kuruluşlarının misafirhanelerinin de geçici olarak öğrencilere açılmasını talep eden Güner,  “Üniversitelerde yeni öğrenim dönemi başlarken, başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere hemen hemen bütün yurtta öğrenciler ciddi bir barınma sorunuyla karşı karşıya kaldı. Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtlar tamamen dolarken, binlerce öğrenci ancak yedek listelere yazılabildi. Online yapılan eğitimin ardından yüz yüze eğitime geçilmesiyle, kiralık konut talebinde de artış oldu. Talepteki bu artış gerek özel yurt ücretlerinde gerekse konut kiralarında üç dört katı bulan artışları beraberinde getirdi” diye konuştu.

ÜNİVERSİTE KENTİ ANTALYA’DA ÖĞRENCİLERİN BARINMA SORUNU

Antalya’nın turizm ve tarım kenti olmasının yanında aynı zamanda bir üniversite kenti olduğunun da altını çizen ÇGD Akdeniz Şube Başkanı Erdem Güner, “Bu nedenle, özellikle okula bu yıl kaydolan öğrenciler için barınma ihtiyacı Antalya’da da önemli ve mağduriyet yaratan bir sorun haline geldi. Bize gelen bilgilerden ve üniversite yetkililerinin yaptığı açıklamalardan anlıyoruz ki, bu sorunun bir an önce çözülmesine ihtiyaç var” dedi.

KAMUYA AİT MİSAFİRHANELER DE ÖĞRENCİLERE AÇILSIN

Antalya’da valilik birimlerini, belediyeleri, kaymakamlıkları ve merkezi yönetimin kentteki çeşitli birimlerini, barınma sorunu yaşayan öğrencilere el uzatmaya çağıran Güner,  “Yurtlardaki yatak sayısını arttırabilecek pratik çözümlerin yanında, kamu kurum ve kuruluşlarının misafirhane ve sosyal tesislerinin ev ve yurt bulamamış öğrencilere tahsis edilebileceğini düşünüyoruz” görüşünü dile getirdi.

‘UYGUN OLAN OTELLER ÖĞRENCİLERE TAHSİS EDİLEBİLİR’

Turizm kenti Antalya’da pandemi nedeniyle uzun süre atıl kalan konaklama tesislerinin geçmiş yıllardaki doluluk oranlarını yakalamadıklarının altını çizen Güner, “Antalya’daki turizm işletmeleri hazır yoğun sezon geride kalmışken, atıl durumdaki konaklama tesislerinden uygun olanlarını geçici olarak öğrencilere tahsis edebilirler. Turizmciler, bunu kente ve yöre halkına karşı yerine getirmeleri gereken bir sosyal sorumluluk olarak görmeliler. Yurt hizmeti sunulabilecek binaların tespitinde Yurt-Kur yetkililerinin devreye girmesi de bu konuda zaman kaybını önleyecek, süreci kolaylaştıracaktır” diye konuştu.

‘BARINAMAYANLAR’ İMZA KAMPANYASI BAŞLATTI

Öte yandan ülke genelinde barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencileri bir yandan kampüs önlerinde ve sosyal medyada seslerini duyurmaya çalışırken bir yandan da www.change.org. sitesinde imza kampanyası başlatarak sorunun çözülmesini istedi.

PANDEMİ DÖNEMİNDEKİ EKONOMİK KRİZ ÖĞRENCİLERİ DE VURDU

Öğrencilerin de pandemi süreciyle birlikte daha da derinleşen ekonomik krizden en çok payını alanlar arasında bulunduğuna dikkat çekilen imza kampanyasında, şu ifadelere yer verildi: Öğrenciler, henüz okurken aynı zamanda ucuz iş gücü olarak çalışmak zorunda kalıyor, insanca yaşanacak düzeyde olmayan KYK kredilerini alma mecburiyetinde olarak; mezun olmadan hayata borçlu başlıyor. Yani bugünden başlayarak yarının sömürülecek olan eğitimli işçileri olarak yetiştiriliyorlar. 

‘MÜŞTERİ’ DEĞİL, ‘ÖĞRENCİYİZ’ İSYANI

Son sürece gelindiğinde, üniversitelerin yüz yüze eğitime geçecek olmasıyla birlikte öğrencilerin barınacak yer bulma sorunu adeta kâbusa döndü. Öğrencilere her zamanki gibi ev, yurt, apart sahipleri tarafından müşteri muamelesi yapılmakta ve bu durum görmezden gelinmekte. Öğrenciler sistem tarafından müşteri olarak görülüyor ve adeta ‘parası olmayan barınamaz’ mantığı ile eğitim ve barınma hakkından yoksun kalıyor. Bizler, yarattıkları krizlerle bizleri açlığa, sefalete mahkûm bırakan ve krizlerinin bedelini bizlere ödetmeye çalışanlara karşı kampüslerden sokaklara sesimizi taşıyacak ve mücadelemizi büyüteceğiz. Öğrencileri müşteri olarak gören sisteme karşı imza kampanyası başlatıyor, bütün sıra arkadaşlarımızı mücadeleye çağırıyoruz.”

 

Önceki haberAf Örgütü: Covid-19 aşı şirketleri, insan hakları krizini körüklüyor
Sonraki haberKaramollaoğlu: İktidar değişirse, muhafazakârların kazanımlarını kaybedeceğine inanmıyorum
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

20 + eight =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.