Cevizin anavatanında dünyanın en fazla ithalat yapan ülkesi olduk!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Bir zamanlar dağlarda yetişen devasa ceviz ağaçlarını kereste niyetine satan Türkiye bugün dünyanın en fazla ceviz ithal eden ülkesi haline dönüştü…

Türkiye cevizin anavatanı olan ülkelerden biri olarak biliniyor. Anadolu cevizi, tıpkı İran cevizi ya da İngiliz cevizi gibi ticari olarak karşılığı olan türlerin başında geliyor. Bir zamanlar ceviz üretimi ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini karşılayan Türkiye son yıllarda dünyanın en fazla ceviz ithal eden ülkesi haline geldi. Dünya ceviz üretiminde Çin, ABD ve İran’ın ardından dördüncü sırada yer alan Türkiye’nin 2019’da ithal ettiği ceviz miktarı 60 bin ton. Dünya ceviz ithalatının toplam 401 bin ton olduğu düşünüldüğünde Türkiye’nin yaptığı ithalat oldukça büyük bir oranı oluştururken aynı zamanda dünyanın en fazla ceviz ithali yapan ülkesi konumuna getiriyor.

Anadolu coğrafyası cevizin anavatanı olan bölgeler arasında yer alıyor. Geçmişte doğal olarak yetişen yerel ceviz türlerinin büyük kısmı kerestesi oldukça değerli olduğu için yok edildi.  Son yıllarda kapama ceviz bahçesi kurma girişimlerinde önemli bir artış gözlenirken ağaç başına verimde azalma yaşanması en önemli sorunların başında geliyor. Resmi verilere göre Türkiye’de kişi başına ceviz tüketimi son 5 yılda yüzde 36 oranında arttı. Yılda kişi başına 3,4 kg ceviz tüketimine sahip olan Türkiye’de 2018 yılında 215 bin ton ceviz üretimi gerçekleştirildi. Aynı yıl yurt içinde tüketilen ceviz miktarı ise 283 bin ton. Hal böyle olunca baklavadan ezmeye, mezelerden çöreklere Türk mutfağının vazgeçilmezleri arasında olan cevizdeki üretim artan tüketimi karşılamaya yetmiyor.

ÜRETİM ALANLARI ARTTI, AĞAÇ BAŞINA VERİM DÜŞTÜ

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü (TEPGE)’nin Ocak 2021’de yayımladığı ceviz raporuna göre Türkiye’deki ceviz üretim alanları 2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,4, 2014 yılına kıyaslandığında ise oranında arttı. Ancak üretim alanlarından bu artışa karşın ağaç başına verimde önemli ölçüde düşüş yaşanması önemli sorunların başında geliyor.

ÜRETİMDE HAKKÂRİ VE KAHRAMANMARAŞ İLK SIRADA

Cevizde hasat zamanı yaklaşıyor. İklime ve bölgeye göre değişen hasat, Eylül’de başlayıp, kimi yerde Ekim sonuna kadar sürüyor. Ceviz ağaçlarında meyvelerin olgunlaşmaya başladığı şu günlerde üreticilerin en büyük sorunu diğer yarım ürünlerinde olduğu gibi yüksek girdiler. Türkiye’de üretim alanı büyüklüğü bakımından 81 bin dekar ile Denizli ilk sırada yer alırken, Manisa ve Bursa bu ili izliyor. Çorum ise 605 bin ceviz ağacı ile cevizden en fazla meyve veren ağaca sahip il olarak kayıtlara geçti. Ceviz üretiminde ilk sırada yer alan iller ise Hakkâri ve Kahramanmaraş. Antalya, İzmir ve Sakarya ceviz üretiminde öne çıkan diğer iller.

CEVİZ ÜRETİMİNDE ÇİN, İTHALATTA TÜRKİYE İLK SIRADA

Türkiye dünyanın en önemli ceviz üreticileri arasında yer alıyor. Dünya ceviz üretiminin yaklaşık yarısını Çin, geri kalanını ise ABD, İran, Ukrayna, Meksika ve Şili gibi ülkeler karşılıyor. Dünya üretiminin yüzde 5’lik kısmını karşılayan Türkiye 4. Sırada yer alıyor. Ancak üretimi tüketimini karşılamayan Türkiye dünyada ceviz ithalatı yapan ülkeler arasında da ilk sırada yer alıyor. ABD, Ukrayna, Şili, Çin, Özbekistan ve Meksika gibi ülkeler Türkiye’nin en fazla ceviz ithalatı yaptığı ülkeler arasında.

ABD DÜNYA CEVİZ İHRACATININ LİDEDİ

Dünya ceviz ihracatının lideri ise ABD. Büyük ölçekli arazilerde ceviz üretimi yapılan ülkeden 2019 yılında yapılan kabuklu ceviz ihracatı, dünya ihracatının (495 bin ton) toplamının yaklaşık üçte birini (158 bin ton) oluşturuyor. Aynı yıl toplam 347 bin ton olan dünya kabuksuz ceviz ihracatının 122 bin tonluk kısmı da yine ABD’den yapıldı.

BAKANLIK DEKAR BAŞINA 15 TL MAZOT, 4 TL GÜBRE DESTEĞİ VERİYOR

Türkiye’nin tüketimini karşılayabilmesi için ceviz üretimi yapan üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Tarım Bakanlığı 2020 yılında ceviz üreticilerine dekar başına 15 TL mazot, 4 TL’de gübre desteği verdi. 2020 yılı için bahçe kurulumuna verilen destek ise dekarda 100 TL standart fidan, 400 TL ise sertifikalı fidanlar için veriliyor. Organik ceviz üreticilerine ise dekar başına 40 TL destek verilmiş. Ceviz üretimine verilen desteklerde geçmiş yıllara göre artış gözlense de yüksek enflasyon karşısında hızla eriyor.

FİYATLAR UÇTU, ‘BOŞ BAKLAVA’ ÜRETİLMEYE BAŞLANDI

Kabuklu ve iç cevizde son iki yılda katlanan fiyat artışları tüketiciyi de olumsuz etkiliyor. Kabuklu cevizde 80 ila 130, iç cevizde ise 100 ila 250 TL arasında seyreden fiyatlar son aylarda “boş baklava” üretilmesine neden olan etkenlerden biri olarak görülüyor.

BAKANLIĞIN RESMİ RAPORU UÇURUMU GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR

Tarım Bakanlığı’nın Ocak 2021’de yayımladığı resmi raporunda üreticinin 1 kilo ceviz ile alabildiği ürünlerin kıyaslanması, tarımda son yıllardaki tabloyu gözler önüne seriyor: “Ceviz üretici fiyatları 2020 yılında 2016 yılına göre %34, gübre fiyatı %109, mazot fiyatı ise %58 oranında artmıştır. 2016 yılında 1 kg ceviz ile 12,81 kg gübre, 4,17 lt mazot alınabiliyor iken, 2020 yılında girdi fiyatlarındaki artışa bağlı olarak 1 kg ceviz ile 8,19 kg gübre, 3,54 lt mazot alınabilmektedir. Son 5 yıl içerisinde 1 kg ceviz ile alınabilecek gübre miktarında %36,1, mazot miktarında %15,1 oranında azalma görülmektedir. Üretici fiyatına desteklerin de ilave edilmesiyle beraber 2020 yılında 1 kg ceviz ile 8,56 kg gübre, 3,70 lt mazot alınabilmektedir.”

ÜRETİMİ DEĞİL, İTHALATI DESTEKLEYEN POLİTİKA SONA ERMELİ

Türkiye ceviz için önemli bir üretim potansiyeline sahip. Ancak tarımsal üretimin giderek daha pahalı bir iş haline gelmesi, üretim yerine ithalatın desteklenmesi bu avantajın heba olmasına yol açıyor. Tarım ürünlerinde “daha ucuzu var” denilerek ithalata yönelen Türkiye’de, eski Bakan Bekir Pakdemirli’nin “Paramız var ki ithal ediyoruz” sözlerinde karşılığını bulan hatalı politikalardan kökten vazgeçilmesi gerekiyor. Bir zamanlar Anadolu dağlarında yetişen devasa ceviz ağaçlarını İtalya’ya, Almanya’ya ve İngiltere’ye “kereste” niyetine satan Türkiye’nin bugün dünyanın en fazla ceviz ithal eden ülkesi haline gelmesi elbette tesadüf değil. Bu kısır döngüden çıkmanın yolu ülke için stratejik öneme sahip tarım ürünlerinin üretimini her türlü zorluğa karşın sürdüren üreticilere dört elle sahip çıkmaktan geçiyor…

2627460cookie-checkCevizin anavatanında dünyanın en fazla ithalat yapan ülkesi olduk!
Önceki haberTÜİK’in enflasyonu: “Batı cephesinde yeni bir şey yok!”
Sonraki haberFT: Türkiye’nin Rusya ile derinleşen bağları nedeniyle batıda endişe artıyor
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four − two =