EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz: Bolu Belediyesindeki ayrımcı kararlar geri alınsın

Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz Bolu’da halk toplantısına katıldı, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın mültecilere yönelik ayrımcı kararlarına tepki gösterdi.

Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz’in Batı Karadeniz bölge ziyaretleri kapsamında ikinci durağı Bolu oldu.

Bolu Halkevi’nde gerçekleştirilen halk toplantısında emekçilerle bir araya gelen Akdeniz, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın göçmen ve mültecilere yönelik ayrımcı söylem ve kararlarına tepki gösterdi. Bolu Belediyesi meclis üyelerine göçmen ve mültecilere yönelik ayrımcı kararları geri alma çağrısı yapan Akdeniz, çözüm önerilerini ise 5 maddede sıraladı.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın gündeme getirdiği ve belediye meclisinde millet ittifakı grubunun oyları ile kabul edilen göçmen ve mültecilere yönelik kararları ayrımcılık olarak değerlendiren Akdeniz “Bu kararlara göre göçmen ve mülteciler için nikah ücreti 100 bin liraya, suyun metreküpü ise 2,5 dolara çıkarıldı. Bu kararlar kabul edilemez bu ayrımcılıktır, bu ırkçılıktır. Bu sadece Bolu’nun sorunu değildir, ülkem adına şunu söylüyorum gelin göç sorunu nasıl çözülür bunu konuşalım. Doğru slogan ülkemde mülteci istemiyorum değildir. Doğru slogan AKP’nin mülteci politikasını istemiyorumdur. Bu yaşanılanlar AKP’nin mülteci politikasından dolayı yaşanmıyor mu? Belediye meclisi üyeleri bu kararı geri almalıdır, buradan onlara seslenmek, çağrı yapmak istiyorum. Bu Almanya’da yaşayan Türkiyelilere yapılsa ne yaparız, bunu yapanları neonazilikle suçlamaz mıyız” şeklinde konuştu.

“AB EGEMENLERİ TÜRKİYE’Yİ GÖÇMEN DEPOSU YAPAMAZLAR”
Göç ve mülteci sorununa dair çözüm önerilerini 5 madde de sıralayan Akdeniz, merkezi bütçeden yerel yönetimlere ayrılan payın sadece T.C. vatandaşlarının sayısı kadar olduğunu aktardı. Akdeniz “Bunun değişmesi lazım. Göçmen ve mülteciler belediyeden hizmet almıyor mu alıyor. Bir sosyal demokrat belediyenin yapması gereken yanına mültecileri alarak şehrimde bu kadar mülteci, göçmen yaşıyor bana buna uygun bütçe ver demek olmalı” dedi.

AB ile imzalanan geri kabul anlaşmasının iptal edilmesi gerektiğini ifade eden Akdeniz “AB egemenleri Türkiye’yi bir göçmen deposu yapamazlar. Eğer yüreğiniz yetiyorsa AB’nin, BM’nin, AKP’nin karşısına dikilin savaştan kaçıp bu ülkeye sığınmış mültecilerin değil. Doğu ve güneydoğu sınırımıza duvar örüldü. Bundan önce sınırlarda BM göç ve iltica ofisleri vardı. Orada mültecilere uluslararası koruma verilir, hangi ülkeye gitmek istediği sorulur ona göre de sırası gelirse gönderilirdi. Böylelikle tüm ülkelere kota getirilirdi. Ne oldu BM bırakıp kaçtı yetkiler göç idaresi genel müdürlüğüne bırakıldı tabi para da. Olması gereken BM’ye baskı yapıp o ofisleri yeniden açtırmak olmalı. Biz halk iktidarında bunu yapacağız” dedi.

Tüm mültecilere çalışma izni çıkarılması gerektiğini dile getiren Akdeniz “2 milyon kayıt dışı, yarı fiyatına, güvencesiz çalışıyor mülteci işçiler. Türkiye işçi sınıfının üzerinde baskı kurmak için patronlar mültecilerin çaresizliğini kullanıyor. Çalışma iznine başvuruyu neden patronlar yapıyor? Biz şunu getireceğiz başvuruyu işçi kendisi yapacak. Türkiye’de bu yıl doğan Suriyeli çocuk sayısı 800 bin, gelecek sene bu sayı 1 milyon olacak. Bu çocuklar burada doğdu, Suriye’yi bilmez. Aileleri gitse bile bu çocuklar burada kalacak. Bu kayıp bir kuşak. Bu çocuklar için karşılıklı uyum ve bir arada yaşamın koşulları sağlanarak eşit yurttaşlık süreci hedeflenmelidir. Bizim çözümümüz budur. Sosyalistler bunu yapar, gerçekçi, kalıcı çözümler sunar. Yeniden çağrı yapıyorum belediye meclisi bu kararı ivedilikle gözden geçirmelidir” şeklinde konuştu.

“EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ ORTAK TUTUM ALMALI”
Akdeniz’in ardından soru cevap bölümüne geçildiğinde Tanju Özcan’ın mülteci ve göçmenlere yönelik ayrımcı söylemlerinin yeni olmadığını aktaran bir KESK üyesi şu değerlendirmelerde bulundu:

“Özcan’ın seçim öncesi vaatleri arasında ‘Demokrasi Meydanı’na, Atatürk Orman Parkı’na mülteci ve göçmenleri sokmayacağım’ vardı. O dönem KESK’ten bir heyet Özcan’ı ziyaret ederek göçmenleri hedef haline getirmesinin kaygı verici olduğunu söylemiş, bu konuda kendisini uyarmıştı. O görüşmede yaklaşımı 10 Ekim sonrası Davutoğlu ile aynı oldu, nasıl ki Davutoğlu 103 kişinin yaşamını yitirdiği bir katliam sonrası oylarımız arttı dediyse Özcan da benzer ifadeler kullandı. Heyete ‘bu vaatler oylarımı arttırdı’ dedi. Şimdi gelinen nokta daha da kaygı verici ve bu ayrımcı tutum ve kararlara karşı emek ve demokrasi güçleri ortak tutum almalı” şeklinde konuştu. (Bolu/EVRENSEL)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.