Haringey Belediye lideri Peray Ahmet’e açık mektup

Sayın Peray Ahmet,

Sizin ikinci kez Haringey Belediye lideri seçilmeniz toplum olarak hepimizi sevindirmişti. Çünkü Türkçe ve Kürtçe toplum nüfusu oranında İngiltere’de merkezi ve yerel yönetiminde söz sahibi değil. Ayrıca sizin Türkçe konuşabilmeniz, Türkiye ve Kıbrıslı toplumun sorunlarını bilmeniz ve size kolayca ulaşabilmemiz bizim için büyük şanstı. Sizin bütün Haringey sakinlerine hizmet edeceğinizi biliyorum ve herhangi bir topluma ayrıcalık ve ayrımcılık yapmayacağınızın da bilincindeyim. Haringey Belediyesi’nin sizin döneminizde başarılı projelere imza atması ve gelecekte sizin adınızın sevgiyle anılması toplum olarak bizi çok mutlu eder. Sizin başarınız ırkçı ve göçmen karşıtlarına verilecek en iyi yanıt da olacaktır.

Sayın Ahmet, ben de tam 35 yıldır Haringey’de oturuyorum. Bizim ailede herkes ciddi çevrecidir. Gelen misafirlerin bile hizmetine sunduğumuz bisikletlerimiz var. Oturduğumuz sitedeki geri dönüşüm “konteynır”larını belediyedeki ilgili birimle kavga ederek bizzat ben koydurdum. Ailecek “en az atık” ve “toplu taşım kullanımı” önceliğimiz.

Ne yazık ki Haringey’de de bazı bağlantı yollarını kapatarak meskenlerin yoğun olduğu sokaklarda trafiği azaltmak için “Low Traffic Neighbourhood- LTN” uygulaması amacından çok uzak. “Egzoz dumanını yerleşim yerlerinde azaltmak istiyoruz” diye yola çıkıp araç sayısını yerinde saydırmak ve bu araçları trafikte yüzde 20 daha fazla tutmak mantıksızlık. Kapatılan yollar, araç park sorunu ve ana yollarda trafik sıkışıklığı yarattı. Örneğin West Green Road’tan St. Ann’s Road’a gidiş artık bir zulüm. Green Lanes ise tarihinin en egzos dumanlı günlerini yaşıyor. Bir anne çocuklarından birisine oksijen sağlarken, diğerini egzos gazına boğar mı? LNT ile yapılan bu…

Röportaj yaptığım toplum üyeleri “Yolu kapatıp, araçları 50 metre öteye yönlendirince egzos dumanından kurtulmuş mu oluyoruz yani?” diye soruyorlar. Haklılar. Röportajlarda bir kaç toplum üyesi de girişi belli saatlerde yasaklanan (üstelik tek yön) bazı yollarda yemek menüsü gibi araç sürerken okunması mümkün olmayan tabelalardan şikayet ettiler. Haringey’deki bazı esnafın canı LTN’den dolayı çok yanmış durumda. Philip Lane’deki Expa marketin meneceri Serkan Yaman ile bir sohbet edin lütfen. Okurlarım LTN’ye karşı yeterince yazı yazmadığım için bana sitem ediyorlar. Haringey sakinleri arasında, belediyenin asıl amacının, hükümetin kestiği ödeneklerin yerine gelir sağlayıcı trafik cezalarını çoğaltmak olduğunu belirtip işin içinde “kötü niyet” olduğunu öne sürenler var. Ayrıca bol “yasak” ve “ceza”lı uygulamalar ancak otoriter ve totaliter rejimlere yakışır. Çoğunluğa göre; LTN, halk adına halka karşı bir proje.

Sayın Ahmet, Enfiel eski belediye başkanı ve meclis üyesi Sabri Özaydın bir sohbetimizde Enfield sınırları içinde LTN’i bir kaç pilot bölgede uyguladıklarını fakat amaçtan uzak olduğunu saptanınca vaz geçtiklerini anlatmıştı. Haringey Belediyesi için de geç değil. Zararın neresinden dönülse kârdır. Lütfen belediyenin girişine bir defter koyun ve belediyeye işi düşen bölge sakinlerine “LTN’ye evet mi, hayır mı?” diye kısaca sorun. İsterseniz bölgede minik bir anket yaptırın, esnafı dinleyin, bölgedeki gazetecileri sohbet toplantısına çağırın, dernek temsilcilerinin mutlaka görüşlerini alın. Toplumun nabzını tutan gazeteci olarak diyorum ki: Haringeylilerin ezici çoğunluğu bu LTN projesinin yanlış olduğunu söyleyecektir.

Egzos dumanını azaltmak büyük oranda hükümetin işi. Hükümet bu konuda ciddi bir bütçe ayırmışsa bunun için belediyenin yol kapatmasına gerek yok. Bu bütçeyle Londra’da artık çok pahalı olan toplu ulaşımda ciddi indirimler yapılabilir. Otobüs ağı ve sayısı genişletilir. Olmadı otomobil (eğer tekelleri ikna edebilirseniz) fiyatlarına ciddi vergi getirilir. Her adrese tek araç kampanyası başlatılır. İkinci araçtan iki, üçüncüden üç katı fazla yol vergisi istenir. Çevre dostu olmayan büyük motorlu özel otomobillerin bölgeye girişi sınırlanır.

Elektrikli “scooter”lardaki saçma sapan yasak kalkar, teşvik gelir (Garip ama Angel’de scooter kiralayabiliyorsunuz ama kendi özel scooter’ınızı kullanamıyorsunuz.) Trafik lambası az olan uzun caddelere havalimanlarında olduğu gibi elektrikli yürüme bandları konulabilir. Örneğin Seven Sisters ile Tottenham Hotspur sahası arasında yol ortasına böyle bir yürüme bandı neden konmasın ki? Üstelik her hafta polisin bariyer koymasına da gerek kalmaz. Bölgede bazı restoranlarda odun yakan fırın, özel şömine ve mangal yakımına karşı kampanya başlatılır.

Sayın Ahmet, çevre adına yapılan ve çevre dostu olmayan uygulamalar en çok benim gibi çevrecileri üzdüğünü belirtmeliyim. Hayat pahalılığı zaten canımızı burnumuza getirdi. Bir de bu tür yasakçı ve bol cezalı garip projelerle bizi mutsuz etmeyin lütfen. Haringey’deki LTN tepkisi İşçi Partisi’ne ciddi oy kaybettirecek boyutta. Umarım bu mektubu okuma şansınız olur. Sizin döneminizde daha yaşanabilir ve daha yeşil Haringey adına akılcı ve kalıcı projeler gerçekleşsin dileğiyle ailecek yeni yılınızı kutluyoruz. Saygılarımızla…

***

Sevgili okur yeni bir yıla girdik. Yıl boyu sizin avukatınız olarak sorunlarınızı kaleme almakla kalmadım ilgililerin de dikkatini çekmeye çalıştım. Bazen anılarımı da sizinle paylaştığım oldu hani. Yeni yılda da beni okuduğunuz sürece de “yola devam” diyorum. Yeni yıl umduğunuzdan daha iyi geçsin. Bilimden ayrılmadığımız sürece doğru yolu bulacağız.

2658250cookie-checkHaringey Belediye lideri Peray Ahmet’e açık mektup
Önceki haberYeni yıl ve umut
Sonraki haberEYT’liler maaşınızın %40’ı gitti…
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor. Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir. Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı. 1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı. Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi. Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.