İNGİLTERE… Londra’da benim de elektriğim kesildi

Türkiye gündeminde elektriğe zam ve alt yapı eksikliğinden doğan kesintiler var. Gazeteci dostum Yusuf Yavuz’un şu satırları sorunu özetliyor:

“Antalya, Isparta ve Burdur gibi üç ilde yaklaşık 2 milyon 200 bin elektrik abonesi bulunan bir dağıtım şirketi, doğası gereği daha çok kâr elde etmek mantığıyla çalışan özel sektöre devredildi. Böylece yeterli altyapı yatırımları yapılmadan, tüketicinin en temel insani ihtiyaçlarını düşünmeden beklenen “kâr”, Isparta’da kara yenik düştü. Enerji nakil hatlarının yenilenip yeraltına alınmadığı kentte kara kışın ortasında yaklaşık yarım milyon insan günlerce elektriksiz kaldı. Su ve doğalgaz sistemleri iptal oldu. Yılbaşından itibaren fahiş elektrik faturalarıyla karşı karşıya kalan halk, eksi 7-8 dereceyi bulan soğuk gecelerde çareyi birbirine sarılarak ısınmakta buldu. Enerjideki özelleştirmenin geldiği nokta, dağıtım şirketlerinin denetiminin de özelleştirilmesini talep eder durumda. Elektrik Mühendisleri Odası uyarıyor: Bu sürece müdahale edilmezse, Isparta’da yaşanan sorun, tüm ülkenin gerçeği haline dönüşebilir…”

Pazartesi İstanbul’dan Londra’ya döndüm. Onyedisindeki ikiz kızlarımla hasret giderirken elektrikler kesildi. Bir saat geçince baktık elektrikler gelmiyor kızlar “arıza”yı aradı. Hemen ekip gönderildi. Yeraltındaki kablolardan kaynaklandığı ve komşularda da elektrik olmadığı bilgisi verildi. Bir süre sonra şirketin halkla ilişkiler görevlisi arayarak 12 saat içinde elektrik sağlanmazsa bize özür çeki gönderileceğini ve bu süreçte herhangi bir ihtiyacımız varsa karşılanacağını söyledi. Biz teşekkür ettik ve o geceyi mum ışığında battaniyelere sarılı geçirdik. Ertesi sabah elektriğin bağlanamadığını gördük. Kızlar okul yolunu tutarken ben de beklemeye koyuldum. Elektriksizlik hayatı durdurdu sanki. İnternet gitti. Telefonların şarjı “eyvah” derecesinde azaldı. Yemek şöyle dursun çay bile yapma şansımız kalmadı. Görevli tekrar arayarak binbir özür sonrasında sıcak içecek ve kahvaltı gönderileceğini söyledi. Artık her saat başı hal hatır soran telefondaki sesle kanka olduk. Öğleyin de tercihimiz üzerine piza gönderildi. Ve 24 saat sonra elektrikler geldi. Bize yapılan açıklamaya göre bahçedeki bir ağacın kökü yakınındaki elektrik kablolarını koparmış. Bu olayda beni en çok sevindiren kızlarımın elektrik şirketine karşı haklarımızı savunarak mağduriyetimizin derhal karşılanmasını istemeleriydi. Darısı Türkiye’deki elektrik mağdurlarına…

Bir başka konu da uçuş öncesi İngiltere’nin salgından dolayı istediği İngilizce “Passenger Locator Form”ları. Diğer ülkelerin tersine İngiltere’ninkine form değil, kitapcık denilir. Bu kitapcığın ortasında İngiltere adresine gönderilmek üzere korona testi siparişi referans numarası soruluyor ve başka bir forma yönlendiriliyorsunuz. Kitapcıktaki gereksiz zaman alan sorulardan biri yine hangi ırk ve renkten olduğunuza yönelikti. Ne soru bulmuşlarsa forma tıkmış zaarlar. Bu kadar aptalca hazırlanan formu Ayşe Teyze ve Mehmet Amcanın doldurması neredeyse imkansız. Havalimanındaki görevliler bu nedenle pek çok yolcunun uçağı kaçırdığını söyledi.

***

Göçmen işçilerin de artık bir sendikası var… Yaklaşık bir yıl önce çalışmalarına başlayan ve Aralık ayında resmileşen UNITE sendikasına bağlı Göçmen İşçiler, Gıda, Perakende ve Servis İşçileri Şubesi kuruldu. Başta göçmen işçiler olmak üzere, gıda, restoran, perakende ve servis alanında çalışan işçilerin örgütlenmesi için kurulan şube, düşük ücret, kötü iş koşulları, güvencesiz işçi çalıştırmalara karşı mücadele edecek.

Şubat ayında resmi kuruluşunun açılışı ile başta Kuzey Londra’da çalışan Türkiyeli işçiler de, hizmet sektöründeki işçilerin haklarını korumak ve yeni kazanımlar elde etmek için faaliyetini tüm alanlara taşıyacak şubenin kurucu başkanı Mehtap Gül’e DAY MER’den ulaşabilecek… Gül, Türkiyeli işçilere yaptığı çağrıda “İster Ankara Anlaşmalı, ister yasadışı çalışma ya da part time çalışma yapsınlar, tüm işçilerin üye olabileceği bir sendika. Şubemizin pazarlık gücü ve genel merkezden destek günü her zaman üye sayımızın da artmasına bağlı. Tüm işçilerin sendikamıza üye olmaları çağrısında bulunuyoruz. Birlikte omuz omuza vererek, artık kimsenin işçileri istediği gibi çalıştıramayacağını bölgemizde yaygınlaştıracağız. Artık işçilerin bir sendikası var ve başvuracakları, kendilerini savunacakları bir mevzileri var. Bizimle iletişime geçmek isteyen tüm işçiler şube sekreterimizi 07939 084 264 numaradan 24 saat arayabilir” diyor.

2585230cookie-checkİNGİLTERE… Londra’da benim de elektriğim kesildi
Önceki haberOxfam: AB Afrika’ya bağışladığından fazla aşıyı çöpe atıyor
Sonraki haberAvrupa’da “Zeynep” alarmı
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor.Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir.Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı.1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı.Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi.Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

16 + four =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.