Lâf, lâfı açar

Bu yazımda lâforizma yapacağım. Araştırma sonucu bu lâfı Türkçeye kazandıran kişinin Türkiye’li karikatürist, mizah yazarı, gazeteci Cihan Demirci olduğunu öğrendim. Demirci “Lâforizmalar” başlığı ile 3 de kitap yayınlamış.

Yanılmıyorsam KKTC gazetelerinden birinde bir köşe yazarı da bu başlık altında zevkle okuduğum haftalık yazılar yazıyordu.

Lâforizmalar kelimeciğini havadan, sudan olarak tanımlayıp bu haftaki yazımı o şekilde yazıyorum.

***

Perihan hanım sosyal medyadan arkadaşımdır. İkimiz de Lefkeliyiz. Çok da güzel yazılar yazar şirin kentimiz üzerine.

Geçenlerde yaşadığı sokağı ile ilgili bir yazı gönderdi . Yazıda komşuları arasında merhum hocamız Ahmet Köroğlu ve popüler ailesi Köroğlulardan da bahsediyor.

Aklıma efsane halk ozanı Köroğlu’nun ünlü sözleri geldi. “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu”.

Kafamda hemen sıralamaya başladım yenilik, ilerleme olarak sunulan şeylerin neler neler bozduğunu. Örneğin ilk aklıma gelen “İnternet icat oldu, yaratıcılık bozuldu” düşüncesi oldu.

“Bilgisayar icat oldu, kalem bozuldu”. Bu da aklıma gelen birçok şeylerdendi. Sahi ne çok severdim gözüm gibi sakladığım Tropen marka dolma kalemimi, doldururken etrafa yayılan mürekkep kokusunu.

Ahmet bey çok sevip saydığım bir hocamdı. Lefkoşa Türk Lisesinde bir yıl Felsefe dersi verdi bize.

Saygı deyince şunu düşündüm. Nerde yaşarsak yaşayalım, biz Kıbrıslı Türkler kimi sayıp kimi saymamamız gerektiğini unuttuk. Hiç saygıya laik olmayanlara tapan, sayılması gerekenleri ise gözardı eden bir toplum olduk. Çıkar ilişkilerinden olsa gerek. Mevkisi ne olursa olsun, herkes saygıyı kazanmak zorundadır.

Neyse, yakında sevgili dostum sosyal psikolog Hüseyin Çakal hocam ile bir seminerimiz olacak. Ondan durumu analiz etmesini isteyeceğim.

Saygı gerektiren temel unsurlardan birinin prensip sahibi olmak olduğuna yürekten inanırım.

“Bireyin kendi yaşam tarzına uygun belirlediği ilkeler ve uyulması gereken kurallar”. Türk Dil Kurumunun prensip tanımlaması böyle.

Prensip ve siyasetçi kelimeleri aynı cümlede kullanılabilir mi? Sorunun cevabının “çok ender” olduğunu düşünüyorum. Prensipli siyasetçiler yok mu? Elbette var. Dünya temelinde düşünülürse çok. Kendi küçük coğrafyamızda? İki elin parmakları kadar ancak. Hem de gelmiş, geçmiş.

TDK tanımındaki “ilkeler” kelimeciğine takıldım şimdi de. Aklıma ilk gelen ilke eşitlik ilkesi oldu. Sonuçta bu alanda yıllarca çalışmış birisiyim.

Birkaç hafta önce bir gazetecinin yazdığı yazı için yargılanma süreci başlatılmıştı. Bir arkadaşım “bu konu üzerinde yazı yazmanı bekliyorum” dedi. Yazmayacağımı söyledim ona. Sebebi mi? Çünkü eşitlik ilkesine bütün olarak inanmak gerekir. Kimse bir kesimin eşitliğini, özgürlüğünü başka bir kesimin eşitliğini gasbederek, küçümseyerek, gözardı ederek savunamaz.

Lâf lâfı açar dedik ya başlıkta. Şimdi de gasbetmek kelimeciğine takıldım, ama hade ona da başka bir yazımda değinmeyim.

2592810cookie-checkLâf, lâfı açar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

6 − 1 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.