Lağım çukuruna bile yapı kayıt belgesi aldılar!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’nın gözde turizm merkezlerinden biri olan Kaş ilçesindeki kaçak yapılaşma ve imar rantının geldiği boyut akıllara durgunluk veriyor. Kaş’ın eski Belediye Başkan Vekili olan Av. Salim Cengiz’den kaçak yapılaşma konusunda önemli uyarılar geldi…

Kaş Belediyesi’nin eski meclis üyelerinden biri olan aynı zamanda bir süre belediye avukatlığı yapan Avukat Salim Cengiz, ilçedeki kaçak yapılaşmanın akıl almaz boyutlara ulaştığını belirterek yetkilileri ve ilçe halkına yönelik uyarılarda bulundu. “Kaş’ı sorumsuz siyasetçiler ve küçük hesap yapan hemşerilerimiz yüzünden çok kötü bir küçük kent haline getirdik” diye konuşan Cengiz, “Herkes bu serbest ortamdan yararlanıp bir oda fazla inşaat yapma peşindedir. Hemşerilerimin birçoğu çatılara, teraslara, bahçedeki boşluklara bir oda inşa etme yolu aramaktadır. ‘Bir oda neden bu kadar önemli?’ diye soranlar olabilir. İki yatak koyulan 12 metrekarelik bir odanın günlük ücreti yaz mevsiminden ortalama 300-400 liradır, 100 gün kiralama yapılsa 1 odanın mevsimlik kazancı 30-40 bin liradır. Merkezi kanalizasyon sistemine geçilmesi nedeniyle işlevsiz hale gelen fosseptik çukurlarının üzerine kaçak yapı diye fotoğraf koyularak kayıt belgesi alıp bina yapan hemşerilerimi biliyorum. Yıllarca memleketime gönül vermiş, kendi çapında hizmet etmiş bir kişi olarak gidişattan üzüntü duymaktayım” ifadelerini kullandı.

KAŞ’IN ESKİ BELEDİYE YÖNETİCİSİNDEN KAÇAK YAPI İSYANI

Bozulmamış doğal yapısı ve zengin kültürel mirasıyla Antalya’nın gözde tatil merkezlerinden biri olan Kaş’ta son yıllarda hızla artan kaçak yapılaşmaya ilçenin eski Belediye Meclis Üyesi ve Başkan Vekili Avukat Salim Cengiz’den tepki geldi. 1973’ten 2010’lu yıllara kadar 30 yıldan fazla Kaş Belediyesi’nde belediye meclis üyeliği, başkan vekilliği ve belediye avukatlığı gibi görevler üstlenen Cengiz, ilçede yaşanan sosyal ve ekonomik dönüşümün en yakın tanıklarından biri.

EMLAK FİYATLARI UÇTU, DAR GELİRLİLER KÖYLERE GİTMEK ZORUNDA

Plansız ve kaçak yapılaşmanın son yıllarda iyice hız kazanmasının Kaş’ın geleceğini tehdit ettiğini dile getiren Av. Salim Cengiz, Covid-19 nedeniyle insanların büyük kentlerden kırsala kaçmasının Kaş’a olan ilgiyi de artırdığını belirterek şunları kaydetti: “İlçe merkezi ve tüm yakın köyler, arazi ve arsa ile eski konut, villa satın almak isteyenlerin hücumuna uğradı. Arazi ve bina fiyatları on misli, kiralar da en az iki-üç misli arttı. Köylerde hiç bir özelliği olmayan tarlaların metrekaresine 50 ila 100 TL isteniyor. İlçenin coğrafi yapısı itibariyle pazar yeri, otopark, kültür parkı, hükümet konağı ve adliye binası yapacak yer yok. İlçede ve etrafında kiralık ev bulmak neredeyse imkânsız hale geldi. Bazı memurlar Demre ilçesinde veya Kalkan’da ev kiralayıp oradan işlerine gelip gidiyor. Kaş ‘orta direk’ denilen kesimin ve sakin bir hayat yaşamak isteyen sonradan ilçeye yerleşen emeklilerin yaşayacağı bir yer olmaktan çıkmıştır. Dar gelirliler, az maaşlı emekliler, asgari ücretliler, sakinlik ve huzur arayanlar Kaş merkezinden yakın yerlerdeki köylere doğru gitmek zorunda.”

Av. Salim Cengiz

‘KAŞ VİLLA YAPMAK İSTEYENLERİN HÜCÜMUNA UĞRADI’

Kaş’ın 1970’lerin başında Antalyalıların bile yerini bilmediği küçük bir balıkçı kasabası olduğu dile getiren Av. Salim Cengiz, “Bu küçük balıkçı kasabası, popüler turizmin saldırısı altında doğal güzelliğini, kendine has turistik karakterini kaybetmek üzere. Kaş coğrafyası, jeolojik yapısı itibariyle çok özel bir yer iken, coğrafyası inşaat-villa yapmak isteyenlerin hücumuna uğradı. Kimsenin villa veya başka turistik tesis yapmasına karşı değilim. Herkes yasalara uymak kaydıyla villa yapabilir. Bunun için Kaş Belediyesi’nin en kısa zamanda imar planlarını yapılmalıdır.”

‘FOSSEPTİK ÇUKURLARINA BİLE YAPI KAYIT BELGESİ ALDILAR’

Kaş’ı sorumsuz siyasetçiler ve küçük hesap yapan hemşerilerimiz yüzünden çok kötü bir küçük kent haline getirdik” görüşünü savunan Cengiz, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Herkes bu serbest ortamdan yararlanıp bir oda fazla inşaat yapma peşindedir. Hemşerilerimin birçoğu çatılara, teraslara, bahçedeki boşluklara bir oda inşa etme yolu aramaktadır. ‘Bir oda neden bu kadar önemli?’ diye soranlar olabilir. İki yatak koyulan 12 metrekarelik bir odanın günlük ücreti yaz mevsiminden ortalama 300-400 liradır, 100 gün kiralama yapılsa 1 odanın mevsimlik kazancı 30-40 bin liradır. Merkezi kanalizasyon sistemine geçilmesi nedeniyle işlevsiz hale gelen fosseptik çukurlarının üzerine kaçak yapı diye fotoğraf koyularak kayıt belgesi alıp bina yapan hemşerilerimi biliyorum. Yıllarca memleketime gönül vermiş, kendi çapında hizmet etmiş bir kişi olarak gidişattan üzüntü duymaktayım. Bunları yıllarca emek vererek biriktirdiği serveti har vurup harman savuran ‘torununa’ sitem eden bir dedenin davranışı olarak kabul edebilirsiniz.

‘KAŞ’I TANITMAK İÇİN KENDİMİZİ PARALADIK’

1970’li yıllarda Kaş’ı ülkeye ve dünyaya tanıtmak için kendimizi paraladık. Ankara Gazeteciler Cemiyeti’ni ‘kurtarıcı’ gibi gördük ve onlara kucak açtık. Sonunda ‘Çukurbağ Yarımadasına ‘dünya basın sitesi yapacağız’ dediler, özel imar aldılar. Bu gün oranın gazeteciler ve basın mensuplarıyla bir ilgisi kalmadığını hepimiz biliyoruz. Artık Kalkan’ı, Patara’yı, Kaş’ı, Üçağız-Kekova’yı tanıtmaya gerek yok. Bu gibi yerleri popüler turizmin ve ikinci konutçuların yazlık villa yapma arzularının doğurduğu olumsuz sonuçlardan korumak gerekiyor. Yoğun arazi satışının yapıldığı ve izinsiz inşaat yapılan yerlerin öncelikle bölgeye özgü, yoğunluğu düşük imar planlamaları yapılmalı ve bunun dışında izinsiz, kaçak yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemeli.”

‘ÜÇ YIL SONRA KAÇAK YAPI SAYISI 15 BİN OLABİLİR’ UYARISI

On yıl önce Kaş’ta kaçak yapılaşmaların yükselmeye başladığı dönemde yetkilileri uyardığını dile getiren Avukat Salim Cengiz, aradan geçen süre içinde kaçak yapılaşmaya göz yumulduğunu savundu. İlçe genelinde bugün yaklaşık 8 bin kaçak inşaatın olduğu yönündeki iddialara değinen Cengiz, bu konuda yerel yönetimlere önemli sorumluluk düştüğünü anımsatarak, “Ben kaçak inşaata zabıt tutarım, yasal işlem yaparım, sonra da bir yıkım ihalesi açarım, ne olsa ihaleye kimse katılmaz, bakanlığa da ihale açtık ama kimse katılmadı diye yazarım. Böylece kaçak inşaatları yıkmamaktan dolayı görevi ihmal suçlamasından da kurtulurum’ diye düşünürse; 3 yıl sonra ilçe genelinde kaçak inşaat sayısı 15 bin olabilir” görüşünü dile getirdi.

Önceki haberTENEKE ORKESTRA: DELİLİK NEDİR?
Sonraki haberİran’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerini Reisi kazandı
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

18 − seven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.