Londra’da Bizim’Kiler: Toplumlar ve bellekleri

Aydın Çubukçu, Faruk Eskioğlu’nun kitap dizisini yazdı: Bu üçleme, bireylerin toplum olma sürecinin ve toplumun kendisini var etme hikayesinin olağanüstü bir belgesi olma özelliğini hak ediyor.

Aydın ÇUBUKÇU / EVRENSEL – Çok eski bir tartışmadır, bireyler mi toplumları belirler, yoksa her birey toplumsal koşullar içinde mi belirlenir? Aslında tek yönlü determinist bakışla bu tezleri savunanlardan her biri kendisini haklı çıkaracak sayısız kanıt bulabilir, ama en başta kendileri olmak üzere, kesinlikle inandırıcı bir sonuca ulaşmazlar. Böyle ikilemler, bir zamanlar liseli öğrenciler arasında düzenlenen “münazara” kapışmaları için elverişliydi, ama şimdi çok yönlü bakmak ve karşılıklı etkileşmeler içinde sonuca ulaşmak için daha gelişmiş mantık yolları kullanılıyor, tartışmalar istatistiklerle, alan araştırmalarıyla, anketlerle destekleniyor.

Faruk Eskioğlu’nun yıllar süren araştırmalarının, iz sürmelerinin, soruşturmalarının sonucunda elimize ulaşan bu kitaplar dizisi, İngiltere’ye göçmüş Türkiyeli bireylerin, ailelerin, hatta kimi zaman köylerin, zamanla nasıl bir başka toplumun şekillenmesinde rol oynadıklarını anlatıyor. Her biri, Türkçe konuşulan topraklardan kopup gelmiş insanların, bir “toplum” yaratmalarının tarihini bireylerin kendilerine özgü serüvenleri üzerinden okuyoruz.

Kuşkusuz bu özelliğiyle elinizdeki kitap dizisi, basit bir biyografiler ve olaylar derlemesi olmanın ötesinde bir anlam ve değer taşıyor.

İlk kitap, “Göç ve Toplumun Oluşması” adını taşıyor ve son derece titiz bir araştırmayla, Türkiye’den göçmüş Türkçe ve Kürtçe konuşan tek tek bireyler, kurumlar ve ilişkiler üzerinden tarihin bir kesitine adeta mikroskopla bakıyor. Toplumun mayasını, yalnızca nüfus olarak değil, etki güçleri bakımından da göçmen işçiler oluşturuyor. Örgütlenmeleri, mücadeleleri ve zaman içinde sınıfsal dönüşümleriyle bireylerin toplum haline gelmesinin başlangıç vuruşunu onlar yapıyor. Kuşkusuz, esnafın, diplomatların, şairlerin, yazarların, gazetecilerin bu oluşumdaki büyük katkısı da kitapta hakkıyla işleniyor.

İkinci kitabın başlığı, “Toplumda Kültür ve Sanat”. Hiç kuşku yok, bir araya gelmiş insanların bir “toplum” olduklarını gösterebilmelerinin biricik yolu orada yapıp ettikleridir. Bir kimlik ifade edebilmenin, “Ben de varım” diyebilmek için, yalnızca ekonomik, siyasi varlık göstermekle olamayacağını halklar deneyerek öğrenmişlerdir. Ekonomi ve siyaset, içinde yaşanılan toplumun bir parçası, eklentisi olmayı sağlar. Ama özel ve kendine özgü bir kimlik olmayı mümkün kılmaz.

Dünyanın her köşesinde göçmen topluluklar, kendi köklerini zamanla unutur ve kuşaktan kuşağa aktarılacak bir kimlik mirası bırakmadan erirler. Bu aslında doğal, bir bakıma zorunlu bir süreçtir. Birkaç kuşak sonra göç ve göçmen ataların maceraları birer efsane biçimini alır. Kulaktan dolma kırık dökük anılar, evlerde kalmış birkaç parça eşya, fotoğraflar ve gitgide kaybolan dede-nene silüetleri, bir şeyleri hatırlatmaya çalışır ama artık ömürleri tükenmeye başlamıştır. Ne var ki, toplumsal-kültürel miras bunlardan daha kalıcıdır ve yalnızca silikleşmiş geçmişi berrak hale getirmekle kalmaz, doğru aktarılmasına da hizmet eder. Bu bakımdan Faruk Eskioğlu’nun kitap dizisinin bu parçası var olma ve kendini ifade etme içgüdüsünün kanıtlarını sunması bakımından çok önemli bir yer tutuyor.

Reklam
Üçüncü kitap, yetmişin üzerinde portreden oluşan bir tarih galerisi. Kimlerin hangi koşullarda Londralı olduğunu okumak, yalnızca bireylerin serüvenlerini değil, Britanya tarihinin, dünya politik ilişkilerinin insanlar üzerinden anlaşılmasını da sağlıyor.

Dolayısıyla, bu üçleme, bireylerin toplum olma sürecinin ve toplumun kendisini var etme hikayesinin olağanüstü bir belgesi olma özelliğini bu etkili içeriğiyle hak ediyor.

Eklemeden geçemeyeceğim, Faruk Eskioğlu’nun kendi hikayesi, bu sürecin basit ve küçük bir parçası değildir. Eğer tarih, yalnızca geçmişteki olayların deposu değil de, insan hayatının tüm yönleriyle dile getirilmesi ise, Faruk Eskioğlu, burada bir tanık ve anlatıcı olmanın ötesinde, o tarihi yapanlardan biri olarak anılacaktır.

2535110cookie-checkLondra’da Bizim’Kiler: Toplumlar ve bellekleri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.