İNGİLTERE’DEN… Hackney’in ‘yerel Zapatista’ları

İki yıl kadar önce Hackney’de Dalston Lane üzerinde bulunan tarihi Dalston Tiyatrosu ve yanındaki iki bina işgal edilmişti. Binayı işgal eden squatçıları ziyaret ettiğimde soğuk bir Mart akşamıydı ve binada ne elektrik ne de gaz vardı. Mum ışıklarının aydınlattığı loş odada squatçı gençlerle sohbetimiz sırasında bana belediyenin bölge halkının izni olmadan kamuya ait olan 185 yıllık tiyatroyu ve binaları yıkarak, burayı lüks evler yapan büyük bir şirkete nasıl “peşkeş” çekeceğini anlatmışlardı. Kendilerini “yerel Zapatistalar” olarak tanıtan 30 kadar aktivist, harabe olarak işgal ettikleri binayı temizleyerek, elektrik ve su hattı çekip yaşanılır hale getirmişlerdi ve bir ay boyunca orada kalmışlardı. Asıl amaçları belediyeyi bu 185 yıllık tarihi binayı yıkma kararından vazgeçirmek olan işgalciler, binanın bir kısmını ise sosyal merkeze dönüştürüp, sosyal ve kültürel aktiviteler için bölge halkının kullanımına açmışlardı. 

Hackney Belediyesi 6 Şubat 2006 tarihinde yapılan protestolu meclis toplantısı sonunda, 4-14 Dalston Lane üzerinde bulunan binaların toptan yıkılmasına ve bölgenin yeniden yapılandırılmasına karar vermişti. İşgalciler, “geleceğimizle ilgili alınan kararlarda, yerel halkın görüşlerinin de alınması gerektiğine inanıyoruz. Tüm bölge halkını ilgilendiren böylesi önemli bir kararı belediye yerel halka danışmadan alamaz. Bölgenin yeniden yapılandırılmasının yerel halka yarar değil, zarar getireceğine inanıyoruz. Bizler de geçmişin izlerini taşıyan bu tarihi binaların yerel halkın yararına kullanılması gerektiğini savunuyoruz. Bu tiyatro binası, bölgemizin çok kültürlülüğünü, tarihini, ruhunu ve kalbini temsil ediyor. Torunlarımıza bu binayı göstererek, Dalston’un geçmişten bu güne nasıl geldiğini anlatacağız. Bu nedenle de binayı işgal etmiş durumdayız” diyorlardı.

İşgalciler İngiltere’de son yıllarda yoğunlaşan özelleştirme politikalarına karşı direniyorlardı. Gerçekten de Londra’da son dönemlerde özellikle yoksul halkın yaşadığı bölgelerde belediyeler kaynak olmadığı gerekçesiyle, ellerindeki kamu malı olan  kreşleri, kütüphaneleri, yüzme havuzlarını, sosyal merkezleri ve benzeri binaları birer birer satıyor. Özel şirketlere satılan belediye binalarının yerlerini ise bir süre sonra pahalı lüks ve çok katlı apartmanlar alıyor.  Doğu Londra’da göçmen nüfusun yoğun olduğu Hackney’de özelleştirme politikalarından payını alan bölgeler arasında. Bölgede son yıllarda bu şekilde birçok belediye binası satıldı. Belediye  “yeniden yapılandırma” (Regeneration) adını verdiği bu politikalarla aslında, Londra’da yaşayan yoksul ve düşük gelirli kesimleri Londra’nın merkezinden uzaklaştırıp, kenar bölgelere atarak, buraları ‘zengin ve seçkinler bölgesi’ yapmayı amaçlıyor. Çünkü yeniden yapılandırma aslında bölgede ev fiyatlarının artması, kiraların yükselmesi anlamıyla eş değer. ‘yerel Zapatistalar’ işte bu nedenlerden dolayı 185 yıllık tiyatroyu yıktırmamak için sonuna kadar direneceklerini söylüyorlardı. “Mahkeme bizim aleyhimize karar verecek bunu biliyoruz. Bir süre sonra gelip bizi buradan çıkaracaklar. Ama bizim mücadelemiz uzun soluklu bir mücadele. Her geçen gün hayatı bize zindan eden bu elitlere karşı bizlerde kendi yöntemlerimizle direnmeye devam edeceğiz” diye konuşmuştu o gün yerel aktivistlerden biri olan Miya. Binadan ayrılırken Miya’nın son olarak bana söylediği “bizi burada çıkardıklarında, başka yer bulacağız ve bu kez gidip orayı işgal edeceğiz. Oraya gelip bizi attıklarında ise yine bir boş mekan bulup, oraya yerleşeceğiz. Her şeyin herkes için olduğu gün gelene kadar bizler de burada olacağız” sözleri hala kulaklarımda.
Bir kaç hafta sonra yerel Zapatistalar bir gece yarısı ellerinde mahkeme kararı bulunan polis tarafından apar topar sokağa atılmıştı…

Ve aradan iki yıl geçti. Dalston Lane üzerinde işgal edilen tarihi tiyatro binasının yerinde şu anda dev bir inşaat çalışması var. Barrats isimli şirket tarafından hızla devam eden inşaatta, daireler temelden 350 bin İngiliz sterlininden satılmaya başlanmış bile. Böylece işgalcilerin dediği doğru çıkmıştı…

İşgalciler mi ne yaptı? Onlarda sözlerinde durmuştu. Yerel Zapatistalar’ın bu kez Upper Clapton’da bulunan boş ve kullanılmayan başka bir binayı işgal ettikleri haberini aldım geçenlerde. İşgal edilen bina yine boş ve harabe bir binaydı. Kısa sürede  burayı da kısa sürede temizleyerek, sistemin verili gündelik yaşam kodlarına karşı özgürlükçü alternatif, otonom, anti otoriter bir sosyal merkez haline dönüştürmüşler. Merkezde bedava yiyecek içecek servisinin yanında amatör grupların müzik dinletileri ve kısa film gösterimleri yapılıyor. Yerel Zapatistalar işgal ettikleri binada 15 Mart gecesi Meksika’daki Zapatistalar yararına bir gece düzenlediler. Hem de kendi olanaklarıyla ürettikleri birayı ikram ediyorlardı. Geceyi bitirirken son sözleri ise “biz her yerdeyiz” oldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.