Tutuklu gazeteciler Avusturya basınında

Oğlum Denizcan’a teşekkürlerimle

Avusturya medyası Türkiye’de gazeteci tutuklamaları yıllardır görmediler, ya da bilinçli olarak görmezden geldiler. Avusturya gazetelerinin Türkiye temsilcileri tutuklu gazetecileri görmek ve yazmak yerine hükümeti parlatan ve etkin kökenli sorunları gündeme taşımakla meşgul oldular.
Avusturya’nın ciddi liberal gazetelerinden Der Standard, 16 Ocak 2012 tarihli sayısının İngilizce yayımlanan Der Standard The New York Times ekinde “Basına uygulanan baskı Türk Demokrasisi’nin parlaklığını gölgelemektedir” manşetini attı.
Gözaltına alındığı sırada polislerin arasında görünen gazeteci Nedim Şener’in bir fotoğrafının da yer aldığı İstanbul kaynaklı haber, Dan Bilefsky ve Şebnem Arsu (Arzu olsa gerek, Arsu yazılmış kü) tarafından kaleme alınmış.
Haberde, basına uygulanan baskı konusunda sadece Ahmet Şık ve Nedim Şener, bir de “Kürt ve Ermenileri katlettik” ifadesinden dolayı para cezasına çarptırıldığı belirtilen Orhan Pamuk da bulunmakta. Basına yapılan baskı konusunda başka gazetecinin adı belirtilmemektedir.
Yazılarının başlığını tekzip edercesine “Nedim Şener, bir yıl önce, çalışmalarında Erdoğan’ın islamcı hükümetine karşı darbe planlayan bir örgütü ortaya çıkarmış, şimdi ise o da diğerleri gibi bir komploya dâhil edilerek, hapse atıldığı ve kendisine bir yıldan fazla bir süredir savunma hakkı bile verilmemiştir” denildi haberde. Ayrıca, “Nedim Şener’in son yirmi yıldır Türk hükümetinin karanlık ve rüşvet ilişkilerini gün ışığına çıkartan gazeteci” olduğu da haberde belirtildiği görüldü.
Hükümeti eleştiren gazeteciler arasında Ahmet Şık’ın da bulunduğu yazılırken, Şık’ın “Pensilvanya’da ikamet eden Fetullah Gülen” hareketini ve onların devlet içindeki örgütlenmesini yazan gazeteci olduğu da ayrıca haberde ifade edildi.
“Batı ve Waşington tarafından İslam ülkeleri arasında demokrasisi örnek gösterilen Türkiye’de”, Türk insan hakları savunucularının Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki hükümet tarafından, düşünce ve basın özgürlüğünün baskı altında tutulduğu ifade edildiği de haberde dile getirildi.
“Eleştirenlere gözdağı vermelerin, korkutmaların ve tutuklamaların yaşandığı, bir televizyon ve gazetenin ise Erdoğan’ın damadına satıldığı” da basına uygulanan baskıyı konu alan haberde dile getirilen bilgiler arasında yer aldı.
Yıllarda Avusturya basınının da parlatmaya çalıştığı “Erdoğan’ın imajının zayıfladığı” belirtilirken, 97 gazete çalışanının cezaevlerinde bulunduğu yazıldı. Gazeteci tutuklamaları konusunda hükümetin “Tutuklanan gazetecilerin gazetecilik faaliyetlerinden dolayı olmadığı” biçiminde sözleriyle kendisini savundukları da haberde belirtildiği görülmekteydi.
“Türk hükümeti 15.000 internet sitesine sansür ve yasak koyduğunu” da belirtirken, bu yasaklanan internet sitelerinden birisinin de youtube olduğu da yazıldı.
Nedim Şener’in tutuklanma sebebinin “kendisinden öç almak” olduğunu belirtmiş olduğunu haber yazarları dile getirdiler. Ayrıca, Türkiye aleyhinde basın ve düşünce özgürlüğü çiğnenmesi hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yansımış 9.000 dosyanın bulunduğuna da dikkat çekilen konular arasında yer aldı.
“Arap Baharı’ndaki rolünden ve kendilerinin önemli bir ortağı olmasından dolayı Avrupa ve ABD’nin Türkiye ile ilgili herhangi bir şey yapmayacakları” da gazetenin haberinde dile getirildi.
Ahmet Şık’ın “İmamın Askerleri” kitabının Mart ayında yayımlanmadan toplatıldığı da dile getirilirken, Nedim Şener’in almış olduğu uluslararası gazetecilik ödülleri de haberde ayrıca belirtildi.
Haberi yazan gazeteciler savunmasında Nedim Şener’in “Hrant Dink’in öldürülmesine engel olmayan devletin ihmal tutumunu konu alan kitabını yazmanın, kendisinin aleyhinde açılan davanın esası” olduğunu da dile getirdiği haberde kaydedildi.
Nedim Şener’in avukatı Yücel Döşemeci’nin “Nedim Şener hakkında açılmış olan davanın temelinin hayal ürünlerine ve duyumlara dayandığı, bunun ise korkutma kültürü planının yerleştirmesidir ” sözleriyle haber noktalanmaktadır.
Uzun yıllardan sonra AKP hükümetleri süresinde düşünce özgürlüğü ve basına baskı Avusturya’da Almanca değil de İngilizce yayımlanmış da olsa bir başlangıçtır. Kim bilir, devamı gelir belki.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 − two =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.