Yağdır mevlam bir lider

Biz kalender meşrebiz üstelik, güzel çirkin aramayız…Zaten hem güzel hem sarışın bir liderimiz vardı hatırlarsınız, yangın yerine dönmüştü ağzımız!!!
He tat ne tuz, acıydı damağımız…

Aslında bize nasip olan, falımızda çıkan, alnımıza kara yazılarla yazılan  liderler zaten kaybetmeye hüküm giymiş bir ülke için kaderin bir oyunu, büyük büyük devletlerin piyonuydular…Oysa biz öyle bir lider istiyoruz ki…  Sanki o bir özlemin arayışa dönüşmüş biçimi… Onun özellikleri hem çok uzakta hem çok yakın birisini anlatır gibi…

Bizim istediğimiz lider mümkünse Açık tenli olsun…Gözleri mavi saçları sarı…
Bakışıyla dağıtsın bulutları, gökyüzünde belirsin geleceğin en aydınlık ufukları…

Öyle parada pulda da gözü olmasın…Asıl zenginliğin bilim sanat kültür olduğunda ısrar etsin…Sanatçının değerini bilsin…bugünün sanatçı geçinenleri de geldikleri çöplüge geri gitsin…

Parayı ekonominin en gerekli çarkı gibi görsün, ama bu çarkın dişlileri arasında insanlar ezilmesin, çark şark ekonomilerinin gıcırtılarıyla insan emeğini övütmesin…

Liderimiz önce durum tespiti yapsın…Ülke koşullarının  İstiklal savaşı koşullarının aynı yumurta ikizi olduğunu görsün öncelikle…

”Hattı müdafaa yoktur sathı müdafa vardır…O satıh bütün vatandır” diyebilsin…Ve bu kez üniformalı düşmana karşı değil, emperyalist güçlerin sivil elbiseli sırtlanlarına karşı tehlikede sırtımız…Sırtımızı sıvazlayanlarla dolu akbaba otoparklarımız…Bankalar, limanlar, telefonlar…işte bu acımasız pazardaki satılık mallarımız…

Liderimiz hepimizi toplasın…Vatanın doğusu, batısı, güneyi, kuzey i bütünleşmeli desin adeta bizleri azarlayarak…Mahkum olduğumuz ve hala bilincinde olmadığımız bir kaderi zorlayarak…

”Bağımsızlık için bütünlüğün tek çare olduğunu herkes beş yüz kere bütün duvarlara yazacak “ desin, alalım tebeşirleri, boyaları, yazalım ve kıralım duvarları…

Lider in gözleri mavi olsun demiştik…Ama o gözler yozlaşmaya karşı, gericilige karşı, ülkeyi babasının çiftliği gibi görenlere karşı şimşeklensin, o masmavi duruluktan yıldırım beklemeyenler şaşırsın, kendi inlerine dönüp, bize yaşatmaya çalıştıkları kışların ölümcül uykusuna dalsın…

Gençliği daima bir tehdit bir tehlike gibi gören uyuşuk bir anlayışın yerine gençliğe sorumluluk alma cesareti verecek  bilgi ve kültür altyapısı için sıvasın kolları…Sıvatsın bize de kollarımızı…

Nice genç nesillerin mezarı var bu ülkede…
Bu ülke gençliğini yok ederken kendisini yok ettiğini artık anlasın…gidip o mezar taşlarına başını vurup, her biri o mezar taşları kadar ağır ve umutsuz gözyaşlarıyla ağlasın…

Bu umudu yitik, ekonomisi pek çok alanda bitik, batan geminin malları pazarında her daim tezgah kuracak kadar iflasa yenik ülke aslında şahlanmayı da bilen ülke…

Lider bunu kendi karakterine kendi bellek mazisine bakarak anlasın…Lider bunu anladığı anda evrenin en uzak köşesinde bile yaralı uluslar, yazık uluslar, sömürgenlerin elindeki başı eğik uluslar bir ışığın varlığını sezer gibi başını kaldırıp güneşe baksın…

Bu ülkeye kaskatı dindar çöl rejimlerini getirmek isteyenler, bu halkın kanındaki  sevgileri tutkuya eşleştiren, asi ruhunun isyanlarını bağımsızlığın lokomotifine bağlayan ve umudu yitirdiği anda  yüreğini bir yara gibi dağlayan  Akdenizli karakterini ve genetiğini bilmeyenlerdir…

Bizim aradığımız, özlediğimiz lider bunu bilir…İşin en ilginç yanı kendine güvenini kaybetmiş bir topluma bu lider sonuna kadar güvenir…

Bir topluma güvendiğiniz vakit o toplumun hayat damarları kendi tarihinin ve kendi
varoluşunun özsuyuyla dolar, o toplum, üzerine serpilen ölü toprağını yırtar ve ayağa kalkar…

Bize güvenen lider  şarkıdaki gibi  kör kuyularda merdivensiz bırakmaz bizi…Sırf seçilmek için omuzlarımızı basamak yapmaz ve sonra da unutmaz…

Bizim liderimiz için her birey bir sayı bir rakam bir kelle değildir…Her birey bir insan, bir varoluş, ve kendi kaderinde bir liderdir…

Lider bir toplumun bütünlüğündeki en gerekli yapıyı kurumlar olarak değil bireyler olarak görür…

Yemen de ölüp giden bir neferin arkasından yıllar sonra bir sofrada gözyaşı döker, onu yadeder, savaşı lanetler…

Yurtta sulh cihanda sulh derken o şehit nefer sadece onun görebileceği bir bulut aralığından ona gülümser…

Biz kalender meşrebiz güzel çirkin aramayız…Çünkü sevgi, barış, dayanışmadır bizim güzellikten anladığımız…

Çirkini de aramayız…Yaşadığımız şu günlerde çirkinliklerle o kadar iç içeyiz ki bizim için bir zafer olacaktır çirkinden yana her kaybımız…

Yağdır mevlam bir lider…Bak tarifini de yaptık, özelliklerini anlatırken özlemlerle dolduk taştık…

Bize onu korkunç kuraklıklardan sonra hayatı müjdeleyen bir yağmur gibi yağdır…

Bizi onun azmini, cesaretini, kararlılığını yağdır…Bize onun barışa inancını, birbirini sevmenin gücünü, geleceğe giden yol haritasını çizen sezgilerini yağdır…

O yağarsa üstümüze damla damla, söz söz, düşünce düşünce…işte o zaman adımızı yazacağımız sayfadaki tarih tam da bu çağdır…

1089780cookie-checkYağdır mevlam bir lider

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.